YAZIYORUM
Kaçının çocuğunun adı Cellât, kaçının adı Deniz?
CHP Eskişehir İl Gençlik Kolları Başkanı Atakan Can Narin, basın açıklamasında sormuş bu soruyu. Kaçının çocuğunun adı Cellât, kaçının adı Deniz diye soruyor haklı olarak. Bu genç kardeşimi tanımıyorum, görmedim yüzünü henüz. Ama her genç gibi ona da güveniyor, onu da seviyorum. Biliyorum ki Mustafa Kemal’in yarım kalan devrimlerinin devamını getirecek, tam bağımsız Türkiye hayalini gerçeğe dönüştürecek nesil onlardır. Yani kısacası “umuttur” onlar. Gençlerimin içtenlikle yaptığı bu açıklamaya saygı duyuyorum ama onlara açıklamam gereken birkaç konu var. Diliyorum ki onlar da bunun sorgulamasını yaparlar ve halkın gerçek anlamda umudu olurlar yarınlarda…
Cumhuriyet tarihimizin bizlere doğru öğretilmediği kanaatimi paylaşmak istiyorum önce. Mustafa Kemal’in hayata veda edeceği günlerde İsmet İnönü ile aralarının açık olduğunu biliyor muydunuz? Hatta İnönü’nün sürekli biçimde suikasta uğrayacağı endişesi taşıdığını biliyor muydunuz? Yani en yakın silah arkadaşının, Atatürk ölüm döşeğindeyken, onun yanı başında olmamasının nedenlerini araştırdınız mı? “Manda ve himaye kabul edilemez” diyen ulu önderimizin en yakın silah arkadaşı onun ölümünden sonra (İngilizler-Almanlar-Ruslar) arası tercihte bocalama durumu olmuş mudur? Bir statüko dönemi başlamış mıdır önderimizin ölümünden sonra? Solcu-sosyalist-komünist avına çıkılmış mıdır dönem dönem? Nazım Hikmet, Sabahattin Ali gibi aydın sanatçılara yapılanlardan tutun da, köy enstitülerin kapatılması adına verilen tavizlere kadar sorumlular kimlerdir? Deniz Gezmiş'in idamına, dönemin CHP milletvekillerinin büyük kısmı evet demiş, ya da çekimser kalarak gizliden gizliye bu idamları onaylamış mıdır? Mesela şu iddiayı araştırma olanağınız var mıdır sevgili gençlerim; Meclis'teki oylamada 144 CHP'liden idamlara hayır diyenlerin sayısı 47 idi. Senato'da 34 üyesi bulunan CHP'den idamlara hayır diyenlerin sayısı ise 18 idi…
Eskişehir Milletvekilleri içinde idama evet diyenlerin Mehmet İsmet Angı, (AP) Şevket Asbuzoğlu (CHP), Orhan Oğuz (AP), Seyfi Öztürk (AP), M. Şemsettin Sönmez (AP)olduğu söylentisi doğru mudur? Şu da bir gerçektir ki, İsmet İnönü ve Bülent Ecevit idam kararı için red oyu kullanmışlardır.
Günümüze gelirsek bir gerçeği de sormak isterim siz gençlerime. Bu yazıyı yazdığım şu sıralar, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam edilişinin 42. yıldönümüdür. Siz gençlerimin dışında kaç milletvekiliniz bu konuya duyarlılık gösterecektir bakıp göreceğiz!
Belki bu yazımdan ötürü beni ilk defa tanıma olanağınız oldu, belki tanıyorsunuz. Sizlerle ortak paydam Mustafa Kemal Atatürk, tam bağımsız Türkiye ve Cumhuriyet değerleridir. Bu kimlikte birisi olarak gerek CHP, gerek Eskişehir CHP ile ilgili sayısız eleştiri yazılarım oldu bakınız arşivlerime. Amacım her daim üzüm yemek oldu lakin bağcıların büyük bölümü rahatsız oldular benden yana. Bu rahatsız olanlar cenahına Atatürk’ümüzün adını kullanan demokratik kitle örgütü temsilcilerinden bazılarını da ekleyebilirsiniz. Demem şu canım gençlerim; eğer sizlerde benim gibi “Mustafa Kemal’in neferiyim” sözcüğünü onurla ve korkusuzca haykırıyorsanız, Cumhuriyet tarihimizin gerçeklerini çok iyi bilmelisiniz. CHP içerisinde klasik delege muhabbetlerinin, bireysel beklentilerin dışına çıkarak ideolojik anlamda donatmalısınız kendinizi. CHP il yönetiminde birçoklarınız etkin görevlere talip olmalısınız. Sizden korkan ve size olanak sağlamamak adına elinden geleni ardına koymayan dinozorları emekliye ayırmalısınız. Hem de cesurca, hem de Atatürk’ün Bursa nutkunda sizlere ithafen haykırdığı gibi…
*TBMM'de gerçekleşen idam görüşmeleri ve oylamalar, BDS yayınlarının 1988 Mayıs baskısında "Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, İdam Görüşmeleri" adlı kitapta yayınlandı.
OZANCA
En uzun koşuysa elbet
Türkiye’de de Devrim
O, onun en güzel yüz metresini koştu
En sekmez lüverin namlusundan fırlayarak…
En hızlısıydı hepimizin,
En önce göğüsledi ipi…
Acıyorsam sana anam avradım olsun
Ama aşk olsun sana çocuk, Aşk olsun… Can YÜCEL