İYİ Parti, ülke genelinde olduğu gibi Eskişehir’de de istifalarla boğuşuyor.
İYİ Parti, ülke genelinde olduğu gibi Eskişehir’de de istifalarla boğuşuyor.
İYİ Parti’den Milletvekili seçilip, AK Parti ve MHP ile yerel seçimlerde işbirliği yapılmasını savunmasıyla dikkatleri üzerine çeken Hatipoğlu’nun istifası ve hemen sonrasında AK Parti’ye geçmesi, pek çok olayı da beraberinde getirdi.
Şunu unutmamak gerekir…
TBMM kürsüsünden hakkındaki iddialara yanıt verirken ne demişti Hatipoğlu?
"Benim partinizden istifa etme nedenim teşvik değil, bugün ayyuka çıkan rezil dedikodulardır, iftira siyasetinizdir. Parti dediğiniz şeyin aslında bir sekreterin CEO olduğu bir aile şirketi olmasıdır. Bu iftirayı atanlar, sizin ağababanız, sizin feriştahınız, sizin patronunuz, sizin ejderhanız gelse bana bir milim geri adım attıramaz.”
Deyim yerindeyse Nebi Hatipoğlu’nun istifasıyla İYİ Parti’nin ayarı bozuldu.
Hatipoğlu’nun “Sekreterin CEO olduğu bir aile şirketi” sözlerinin ardından İstifalar ve kayıp para iddialarıyla sarsılan İYİ Parti, bu gelişmelerin öncesi va sonrasında önemli fireler verdi.
Eski vekil Aytun Çıray, Büyükelçi Aydın Adnan Sezgin, eski Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, İYİ Parti'nin kurucularından Taylan Yıldız, Genel İdare Kurulu (GİK) Üyesi Bahadır Erdem, ilk akla gelenler…
İYİ Parti’de Ankara Milletvekili Adnan Beker ve Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu ile bazı eski parti yöneticilerinin istifalarının ardından, gündeme gelen yolsuzluk iddiaları nedeniyle gerilim arttı.
Genel Başkan Meral Akşener, “kendisi, ailesi ve özel kalem müdürünün hesaplarını yasa dışı biçimde incelettiği” iddialarının hedefindeki Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır’ı ihraç istemiyle disipline gönderdi.
Dikbayır, istifa etmeyeceğini açıkladı.
Türkiye genelinde bunlar olurken, Eskişehir’de ise Nebi Hatipoğlu’nun AK Parti’deki hoş geldin programında söylediği, “İYİ Parti’den ben ayrıldıktan sonra 500’ün üzerinde kişi de ayrıldı. Benimle yol yürümek istiyorlar. Bunları önümüzdeki günlerde hem İYİ Parti’nin yönetici pozisyonunda olanlar, eski il başkanları, ilçe başkanları ve yönetici konumunda olanlar, göreceksiniz…” sözlerinin bir bir gerçekleşmesi dikkati çekiyor.
Eski il başkanı Eren Ekmen, eski Odunpazarı İlçe Başkanı Zafer Tuna ve Gençlik Kolları İl Başkanı Melih Can Kazangirler’in de arasında bulunduğu yaklaşık 150 kişiden sonra eski Tepebaşı İlçe Başkanı İsmail Türk de partisinden istifa etti.
Bu satırları kaleme alırken Tepebaşı İlçe Başkanlığına 2 Ekim’de atanan Görkem Yıldırım da yeni belirlenen yönetim kurulu üyeleriyle partilerinden istifa ettiğini duyurdu.
Hem de zehir zemberek sözlerle…
Yıldırım, istifa açıklamasında “Yerel yönetimler seçiminde belirlenen adaylar ve aday belirleme yöntemleri İİY Parti'nin halktan ne denli kopuk ve taleplere cevap veremez olduğunu kanıtlar boyuttadır. Aday belirleme süreci kapalı kapılar arkasında ve kirli pazarlıklar ile yapılmıştır. Bunun neticesinde güven ve inanç kaybolmuştur” ifadelerini kullandı.
Tüm bunlar gösteriyor ki…
CHP veya başka bir partiyle yerel seçimlerde işbirliği yapmak yerine tek başına seçime girme konusunda irade ortaya koyan Genel Başkan Meral Akşener ve A Takımı, süreci iyi yönetemedi.
Partide CHP ile işbirliği yapılması gerektiğini savunanlar ile bunu yanlış bulanların arasında kalan Akşener, başta Ankara ve İstanbul olmak üzere neredeyse hiçbir büyükşehir, il ve ilçede seçimi kazanma konusunda bir iddia ortaya koyamadığından genel başkanlığı da sorgulanır hale geldi.
Bunu engelleyecek, en azından işbirliğiyle bazı iller ve büyük ilçelerde kazanma şansını artıracak olan durum CHP’ye el uzatmasıdır.
Başka çaresi görünmüyor.
Kopuş sürecini durduracak olan CHP işbirliğiyle İYİ Parti’nin bazı yerlerde kazanma ihtimali umudunun ortaya çıkmasıdır.
Uzun sözün kısası İYİ Parti’deki bu olumsuz tabloyu değiştirebilecek tek durum CHP işbirliği gibi görünüyor.
Yoksa…
Seçim sonucunda hezimete uğramış bir İYİ Parti’de ne genel başkan koltuğunu koruyabilir ne de istifaları engelleyebilir.
Siyasete yeni germesine karşın, çok istediği AK Parti’den Büyükşehir Belediye Başkan adaylığının resmen açıklanması beklenen Hatipoğlu’nun, ülke ve Eskişehir siyasetinde yarattığı etki, beğenin ya da beğenmeyin gündemi belirledi.
Belirlemeye de devam edecek gibi görünüyor.
Benden söylemesi…