İYİ Kİ VARSIN ZÜBEYDE HANIM K.M…

İYİ Kİ VARSIN ZÜBEYDA HANIM K.M…

23 Ekim 2013 09:25
A
a
YAZIYORUM
İYİ Kİ VARSIN ZÜBEYDE HANIM K.M…
Sinema olduğu dönemleri ben bilmiyorum. Ondan da öncesini, yani kilise olduğu dönemleri belki rahmetlik babam da bilmiyordu. Üç yıl önce Eskişehir’e taşındığımda tadilat yapılmaktaydı ve adı da Tepebaşı Kültür Merkezi olarak anılmaktaydı. Daha sonra Atamızın annesinin adı kondu, yani Zübeyde Hanım Kültür Merkezi olarak yaşıyor. Yaşıyor kelimesini bilerek seçtim ki gerçekten yaşıyor. Hem de dolu dolu yaşıyor, sanatı yaşıyor ve yaşatıyor. Her hafta sonu yapılan etkinliklerle nefes alıyor, daha doğrusu nefes aldırıyor sanatseverlere… Eşimle kimi zaman akşam iş çıkışlarında uğrarız. Etkinliklerin olmadığı günlerde de sürekli açık olan kafesi vardır. Sevgili Kemal Tartıcı ve değerli eşi birlikte işletirler. Arada güzel kızları da katılır ve tam bir ideal aile modeli oluştururlar. Sayıları bu kadar değil ailenin. Bir de evde her gün yollarını gözleyen sevimli patileri(kediler) vardır aile bireylerinden sayılan. Vatan paydası dışında, hayvan korumacılık ya da hayvan sevgisi paydasında da yolumuzun kesiştiği güzel insanlardır. Kültür merkezinin dışında minik bir oturma alanı var. Saksılardaki yeşilliklerle bezemişler, akşam çayları eşliğinde dost sohbetleri için ortam yaratmışlar. Ailece kedi sevgisi kaplı yürekler doğal olarak sokak kedilerini de düşünür elbette! Saksıların diplerine su ve mama kaplarını koymayı unutmamışlar. Ellerinden geldiğince de kendi olanakları doğrultusunda hazır mamalar alarak besliyorlar bu mazlumları. Hepsine de isim koymayı ihmal etmemişler elbette. Hepsinin yemeğe geliş saatini ve özelliklerini ezbere biliyorlar. Adı söylenen her pati öylesine kanıksamış ki ismini zaten. Bu kısım insan olanlar ve sevgi üreten yürekler için güzel kısım. Lakin bir de hüzün kısmı var. Taş yürekli insancıkların bu sokak hayvanlarına yaptıkları zulümlere de tanıklık ediyorlarmış kimi zaman. Kuyruğunu kesmeye kalkan, bir tekmede o minicik varlığı ters getiren, “bunlara neden mama ve su veriyorsunuz” diye adeta zırlayan insan müsveddelerinin yaptıklarına bile sabırla ve insanca karşılık verdiklerini biliyorum. O mahlûkatları bir kenara bırakalım bence. İyi ki “yaratandan ötürü yaratılan her şeyi seven” samimi insanlar da var bu dünyada. Yoksa çekilir miydi bu kavanoz dipli dünya!
 
 
 
 
DIŞARDAN GAZEL
 
HAYDİ PEHLİVANNN!
Şaka maka yerel seçimlere beş ay kaldı. Geri sayım başladı dersem tanımlama yanlış olmaz. Partiler seçim meydanına yavaş yavaş aday adaylarını sürmeye başladı. Buna güreşte el ense çekmek diye adlandırıyor pehlivanlar malumunuz. Önce kendi içlerinde el ense, sonra da rakip parti adaylarına salvolar durumunu göreceğiz yakında. Benim de en hoşuma giden güreşler öncesi cazgırların manileridir. Maniler eşliğinde güreşçilere motivasyon çalışmalarıdır. Siyaset meydanında da buna benzerlik var. Çıkıp 15-0, 20-0 gibi maniler söyleniyor ya. Gülesim geliyor bu şirin manilere…
OZANCA
Be zalim dünya
 
Her gün ayrı bir dert, ayrı bir çile
Dayanılmaz oldun be zalim dünya
Ne kadar uğraştım ise nafile
Yaşanılmaz oldun be zalim dünya
 
Vefasız insanlar yanı başımda
Elem çizgileri saklı kaşımda
Bin bir çeşit sızı durur döşümde
Yaşanılmaz oldun be zalim dünya
 
Kaleliyem sana yetmedi gücüm
Ne intikam ne kin olmadı öcüm
Saklarım özümde bitmedi acım
Yaşanılmaz oldun be zalim dünya
Kaya Ünver
 
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi