İKİ DUDAK…

İKİ DUDAK…

3 Aralık 2013 09:30
A
a
YAZIYORUM
İKİ DUDAK…
Eğer burası demokratik bir ülkeyse…
Eğer bu ülkede demokrasinin en temel kuralları işliyorsa…
Eğer bu ülkede hâlâ akıl ve izan varsa…
Eğer bu ülkenin insanları, çocuklarının, torunlarının geleceğini düşünüyorsa…
Bilmeliyiz ki…
Bu ülkenin kaderi, her Salı günü bu halkı “dost” ve “düşman” diye iki ye bölen, halkını “öz evlat” , “üvey evlat” diye gören, bir bölümüne “Habil” ötekine “kabil” muamelesi yapan bir siyasetin “iki dudağı” arasında olamaz. Yüzde 49 küsur oy alsa da olamaz, yüzde 90 oy alsa da…
Bu ülkenin gençliğinin geleceği, bir gece kalkıp 4 artı 4 artı 4 diye tutturan, ertesi sabah uyanıp, “sınavları kaldıracağım” diye direten, bir başka akşam, bir televizyon programında “dindar nesil yaratacağım” diye tornadan çıkmış bir gençlik vaat eden bir zihniyetin “iki dudağı” arasında olamaz. Yüzde 49 küsur oy alsa da olamaz, yüzde 90 oy alsa da…
***
Bu şekilde devam eden yukarıdaki tümceler
Bekir Coşkun’a ya da Yılmaz Özdil’e ait değil.
Emin Çölaşan, Uğur Dündar, Mustafa Mutlu’ya,
Mustafa Balbay’a diğer ulusalcı yazarlara da ait değil…
Bazı meslektaşları tarafından “liboş, rüzgârgülü, iş bitirici”
gibi sıfatlarla anılan, her daim iktidarların dümen suyuna
göre hareket eden, patronu ile iktidar arasında iş bağlayan
gazeteci olarak bilinen, şarap gurmesi “Ertuğrul Özkök”e ait…
Hani Başbakanın her fırsatta kullandığı bir deyim var ya
“Neredennn nereye”…
Sürekli iktidarların destekçisi olmayı yaşam biçimi haline getiren
Ertuğrul Özkök’ün bile “nereden nereye” geldiğini görünce
insan sormadan edemiyor…
Demokrasi, insan onuru ve özgürlük,
liderlerin ”iki dudağı” arasında
daha ne kadar tutsak kalacak?
Halk bunun farkına varıp, ne zaman doğru tercih yapacak?
Tavuk mu yumurtadan çıkacak, yumurta mı tavuktan çıkacak!
DIŞARDAN GAZEL
 
TANRI’DAN DİLERİM…
Ses sanatçısı arkadaşım sevgili Ünsal Kubat, sosyal paylaşım sitesinde bir fotoğraf paylaşmış. O fotoğrafın altına da şu yorumu yapmış…
“Henüz 10 yaşındayken babamın yakın bir arkadaşının hediye ettiği
Daphne du maurier'in, ''rebecca'' adlı kitabından sonra deliler gibi kitap alıp okumaya başladım. Günümüze kadar on yedi bin kitaplık bir kütüphaneye sahip oldum. Sizde bir çocuğa bir kitap hediye edin, hayatı değişsin…”
Bu güzel sözün üstüne daha ne söylenebilir ki?
Tanrım bana kitap dolu bir evle, çiçek dolu bir bahçe ver… (Konfüçyüs)
 
 
 
OZANCA
KİTAP!
Sayfaların bir pınar,
Bilgi sunar, nur sunar.
Bütün içenler kanar,
Benim güzel kitabım.
 
Her sıkılan başvurur,
Gerçekler saklı durur.
Sende kaynar ışık, nur,
Benim güzel kitabım.
 
Bilgi, görgü hep sende,
Medeniyet sayesinde,
İşte yetiştim ben de,
Benim güzel kitabım.
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi