YAZIYORUM
HIRSIZLIK VE GASP OLAYLARI ARTIYOR MU?
Bir memlekette ekonomik düzenin notunu vermenin en kolay yöntemi nedir? Kişisel görüşüm her gün yaşanan sosyal olaylardır. Adam öldürmek, hırsızlık, çeteleşme ve ya da mafyalaşma gibi gelişmeler çok bariz göstergelerdir. Türkiye’de istikrar var demek, mevcut iktidarın ve ona oy verenlerin elbette ki hakkıdır. Çünkü bu söylemle büyük bir kitleden oy almışlardır. Kim ne söylerse söylesin, AKP’li olmayan niceleri bile(oy vermedim diyerek inkâr edenler) sırf “istikrar” devam etsin inancı içerisinde oylarını vermişlerdir. Peki, ülke gerçeği de böyle midir? Ben organize suçlardan, öldürmeler, intiharlardan bahsetmeyeceğim. Kıskançlık krizine girip, karısını sokak ortasında kurbanlık koyun gibi boğazlayanlardan söz etmeyeceğim. Şu son dönemde en yakın çevremden duyduğum hırsızlık olayları ve gasplardan söz ediyorum. Gündüz gözü ile evi soyulurken hırsızla burun buruna gelenlerden, evine gittiğinde eşyalarını tarumar vaziyetlerde bulanlardan söz ediyorum. Akşam saatlerinde mahalle arasında arabası durdurulup telefonu-kol saati-cüzdanına el konanlardan söz ediyorum. En son yaşanan olaydan söz edeyim bir de! Yirmi beş yirmi altı yaşlarında bir genç ve onun on yaşındaki erkek kardeşi babalarının aracı ile geziye çıkarlar. Mahallenin üç genci aracı durdurup bıçağı dayarlar ağabey ve kardeşine. Alabildiklerini alırlar üzerlerinden. Küçük çocuk günlerce olayın korkusunu üzerinden atamaz ve kaygı bozukluğu yaşamaktadır hala. İşin en zavallı yanı da nedir onu da anlatayım. Bu haltı yiyenlerin ebeveynleri, oğullarımızı mahkemeye vermeyin diyerek baskı yapmaya kalkmaları da en sinir bozucu bölümü… Evet, gepegenç insanlar hırsızlık ya da gasp suçundan damga yemesinler lakin affedildiklerinde bu terbiyesizliği bir daha yapmayacaklarının garantisi var mı? Kuşumun aydınları(!), “suç bu çocukların değil onlar sistemin kurbanı” diyorlardır eminim. İyi de sistemin her kurbanı böyle kısa yoldan kazanmak, ahlaksızlığı yaşam biçimi olarak tercih etmek zorunda mıdır kardeşim?
UZAKTAN GAZEL
Okurumuz Sayın H.T bir ileti yolladı dün. Saygın okurlarımızla paylaşıp takdiri kendilerine bırakıyorum… “İyi geceler Şinasi Bey, bu akşam… nin şeker mah.de iftar yemeği vardı. İftarın verildiği yer bizim sokaktaydı. Sunucu R.K yaptığı anonslarda yemek için sıraya girilmeyeceğini, yemeklerin kapalı kaplarda sıcak bir şekilde geleceğini, dört kap yemek pide içecek su olacağını, yemeklerin ezana 20 dakika kala masalara dağıtılacağını belki abartısız 20-30 kere anons etti… Ezana beş dakika kaldı hala ortada yemekler yoktu, baştaki masalardan başladı dağıtım ve sonunda olan oldu. Yemeklerin bittiği söylendi, dağıldı 300 kişi belki daha fazla yemek alamadı yuhalandılar… Tam bir fiyaskoydu! Tepebaşı Belediyesinin verdiği iftarda biz sokaktaki hayvanlara bile fazlasıyla yemek dağıtmıştık, herkes doymuştu…”
OZANCA
Bizim toprak toprak olduktan beri
Bunun gibi daha arsız gelmedi
Bu kadar sap yiyip saman bırakan
Ağzı çirkin yüzü nursuz gelmedi.
Zehir ile yaramızı elledi
Ateş ile terimizi yelledi
Bizim elin anasını belledi
Böyle dinsiz böyle hırsız gelmedi.
Der Mahzuni insanların zorbası
Terimizden pişti havyar çorbası
Dün boynunda gezer iken torbası
Yüzü kara gitti ama karsız gelmedi…