Fıkra bu ya..
Temel’e sormuşlar:
“Ula. Hani sen bu yoksulluktan kurtulmak için güzel ve dul bir hanımla evlenecektin ne oldu?”
“Evet” demiş Temel:
“Vazgeçmedim. .Evleneceğim.. Ama evleneceğim kadının kocasının ölmesini bekliyorum.. Adam bir türlü ölmüyor”
--//--
---//---
Genel seçimlere adım adım yaklaşıyoruz..
,Arkasına Cumhurbaşkanlığı köşkünü de alan iktidar partisi oyunu açık oynamaya başladı
Ve restini çekti:
Ne edip edip bu seçimi almalıyız..
AKP’nin bu hesabına ”yanlış” diyen var mI?
Yok..
Öyleyse “hesaba, hesapla “ karşılık vermek gerekiyor..
--//--
Doğa yasasını bilirsiniz:
“Her zaman için ya en iyi..
Ya en güçlü..
Ya en iyi, uyum sağlayan..
Ya da en akıllı olan ”kazanırmış..
“Ne dersiniz?”
Seçmek mi gerekir seçilmek mi?
--//--
İktidar partisi var gücüyle seçime asılacaktır bu belli..
Peki, buna karşı CHP ne yapacaktır?
İşte önemli olan bu soruya yanıt vermektir..
Seçim sistemi belli değilse..
Adaylar ”adamına göre” belirlenecekse?
İktidarın hücumuna nasıl karşılık vereceksiniz?
Önceki gün CHP’nin yeni yönetiminin törenini izlerken gördüm..
Herkes:
“Ben diyordu”..
--//--
Genel seçimlere beş ay var..
İktidar partisinde seçim sistemi merak edilmiyor..
Üstelik tartışılmıyor da..
Anlaşılan o ki:
Tadına tuzuna bakılmadan:
“AKP’de sofraya ne konursa o yenecek?”
Oysa:
Zübeyde Hanım’da dikkatimi çekti..
“CHP’de herkes sofraya hoşuna giden yemek konmasını istiyordu..”
Milletvekili adaylığında adı geçenler:
“Ben diyordu..”
Dahası şimdiden birbirine rakip havası içinde bakanlar vardı.
Üstelik aday tespiti hakkında akla gelmedik yorum yapanlar dikkat çekiyordu..
--//--
Eskişehir’de altı milletvekili kadrosu var..
Dedim ya..
“AKP Eskişehir için büyük oynuyor..”
Üç olan vekil sayısını dörde çıkarmak istiyor..
Dün arkadaşın birine sordum:
“Olur mu?”
Aldığım yanıt ilginçti:
“Aynı yorumu CHP niçin yapmıyor? Niçin ikiyi dört yaparız demiyor?”
Olay bu galiba?
Politika da:
“Ben değil. Biz demeli”
Günlerin Getirdiği
Orhan Kesikoğlu aradı
Geçtiğimiz günlerde köşemizde yer alan Eskişehir’in sevilen işadamlarından Orhan Kesikoğlu için ”ortalıkta görünmüyor. Oysa kendisi politikaya meraklıdır. İstanbul’da politikaya devam ettiğini duyduk. Acaba doğru mu” diye sormuştuk.. Önceki gün sevgili Orhan Kesikoğlu yazdıklarımızı okumuş. Telefon ederek dedi ki ”Köşenizi okudum. Teşekkür ediyorum. Ben çoğunlukla İstanbul’dayım.. Size bir haber daha vereyim.. Bire süre önce evlendim.. Şimdi işim ve eşim diyenler kervanına katıldım.. Üstelik semtimizde ki CHP örgütüne de üye oldum.. CHP’li dostlarım var.. Onlara ”merkez sağdan geldiğimi” söyledim.. Beni olduğum gibi kabul ettiler.. Genel seçimlerde aday olup olmayacağım belli değil.. Ben ülkeme hizmet için politika yapacağım.. Size sağlıklı günler diliyor, tanıdıklara selam yolluyorum..”
Sevgili Kesikoğlu’na mutluluklar diliyor.. Zahmet edip aradığı içinde teşekkür ediyoruz...
--Hasan fazla Atak oldu—
Türk Harb-iş Eskişehir şubesi Başkanı Hasan Atak ile Mali Sekreter Abdullah Baş sendikadan ihraç edildiler.. İhraç süresi öğrendiğimize göre üç aymış.. Hasan Atak’ı kamuoyu tanır. Gerçekten adı gibi ataktır. Atılan her devrimci adımın yanında yer alan bir isimdir. İhraç kararına sendikalar, işçiler kadar Atak’ın destek verdiği tüm kurum ve kuruluşlar hayret etti. Hasan Atak diyor ki ”Sendikal alanda verdiğimiz mücadeleyi kamuoyu bilir.. Bunun içinde pek çok kurum ve kuruluştan olumlu destek alıyorum. Türk-İş’te devrimci bir çınar olan Türk Harp-İş’te bu olay kolay unutulmayacaktır.. Bu olay tüzel kimliğimize vurulmuş bir darbedir.. Bu olayı kongrelerin yapılacağı günlerde anti demokratik bir tehdit olarak yorumluyoruz..”
İlginç bir durum değil mi? Her türlü davadan berat eden Hasan Atak ve Abdullah Baş’ın eninde sonunda haklılıklarının kabul edileceğine inanıyor ve geçmiş olsun diyoruz.. Harb-İş’te verilen sendikal mücadeleyi görmeyipte bir şiire kafayı takanlara Harp-İş’in şanlı işçileri mutlaka gereken yanıtı vereceklerdir..