Her gün kanıyoruz oluk oluk.
Anadolu’ya sindi Ortadoğu’nun kan kokusu.
Canlı bombalar cirit atıyor ülkemde.
Suruç, Hatay, Ankara, İstanbul’da…
Diğer kentlerin garantisini kim verebilir?
Gün geçmiyor ki patlamalar, ölümler.
Bu acılar, bu kadar bedel yetmez mi peki?
Hiç ama hiç sanmıyorum!
Daha çok kan istiyor dünyanın Jandarması.
Kandan beslenen o güç doyumsuzdur.
Her akan kan dolardır onun için.
Her damla kan Euro’dur…
Diyor ki Tuncay Özkan;
“Pes dedirten vurdumduymazlık!
Canlı bombaların yeşil kartları hala aktif…
Kasım Dere, Kadir Gözükara, Mehmet Işık.”
Her gün ölüyoruz azar azar.
Yarınla ilgili hayal kuramıyor hiç kimse.
Planı programı beklentisi dahi yok.
Kimsenin kimsesi de yok gerçekten de.
Herkes yapayalnız, herkes bir başına…
Sormak, sorgulamak hak olmaktan çıkmış.
Sadece dinlemek, sadece seyretmek!
Kısacası susmak hakkına sahibiz sadece.
Umudun rengi hiç bu denli solmamıştı.
Hayaller böylesine yitmemişti kökünden.
Sevgisiz kalmamıştı yüreklerimiz.
Kin sarmaşığı büyümemişti böylesine.
Sağ el sol eli, bir göz diğerini horlamadı.
Yürek ikiye bölünmemişti asla…
Her gün ölüyoruz sessiz sessiz.
Acılarımız sadece bize ait.
Yani ateş düştüğü yeri yakıyor sadece.
“Kardeşin duymaz, eloğlu duyar” deseler de
Eloğlu da duymuyor artık…
Her geçen gün yapayalnızız artık…
SİZİN SESİNİZ
Kimler yönetmiş bizi!
Abdulkadir Yalınız çocukluğumun, gençlik yıllarımın tanığı dostumdur. Babalarımız Polatlı Devlet Üretme Çiftliği’nde emekçi ve kader arkadaşlarıydı. Oradaki unutulmaz ve anlamlı günleri yad ederiz bir araya geldiğimizde. O ramazan günlerini, teravihleri, bayramları. Kısacası İslam dininin duru ve samimice hayatın içerisinde uygulandığı masum yılları konuşuruz. Bayram sabahı küslüklerin sona erdirildiği, barışın hüküm sürdürdüğü inancın ve dinimizin yüceliğini özlemle anarız. Nereden nereye geldiğimizi anımsatmak için şu örneği verdi sevgili arkadaşım…
İsveç halkının yüzde sekseni ateistmiş. Ülkede yirmi dört bakanlı bir kabinenin on ikisi kadın on ikisi erkek. Refah seviyesi dünyanın en yüksek ülkeleri arasında ve yolsuzluk, hırsızlık sıfır, aynı zamanda çocuk tecavüzleri ve ensest ilişki gibi sapkın işler de neredeyse yok denecek kadar azmış…
Ortadoğu başta olmak üzere ülkemizdeki hırsız, tecavüzcü, hortumcu, vurguncu, terörist ruhlu güruhların giderek çoğalmasına dikkat çekti. Diyanet gibi bütçeden devasa pay ayrılan bir kurumun tüm bu vahim gelişmelere rağmen uğraştığı alanlara ve fetvalara dikkat çekti. Hele ki “bir babanın öz kızına şehvet duyması” ile ilgili soruya verdiği yanıtın korkunçluğuna dem vurdu. Tüm bunlara rağmen bu sözde din adamları ile ilgili olarak tek bir soruşturmanın yapılmadığını dillendirdi…
Kesinlikle haklıydı ama İslam dinini bu hallere dönüştürenlerin çok mu umurundaydı peki? Eskiden biz dinimizi yaşarken güveniyor ve gururlanıyorduk gerçekten de saygın okurlarımız. Peki ya şimdilerde?
***
Yurt Gazetesinde yazılar yazan arkadaşım Ali Rıza Özkan’ın “bizi kimler yönetiyor” başlıklı kısa bir paylaşımına bakalım sizler gülecek misiniz, hüzünlenecek misiniz?
Ali Porazoğlu bir gün sahnede seyirci ile şöyle bir diyaloga girdi.
Bu ülkede Başbakanlık yapmış Tansu Çiller, beş kez çıkmış Atatürk'ün huzuruna. Beş kez yazı yazmış deftere, dördü hiç okunmuyor, beşincisini de şimdi ben okuyacağım sizlere dedi ve Çiller'in metnini okudu.
“Yüce önder. Ulu ve büyük Atam! Doğru Yol Partisi'nin 14'üncü yılını idrak ediyoruz. (Sonra 14'ün üzerini karalamış, 15 yapmış) Laik Türkiye Cumhuriyeti'nin ve demokrasinin bekçileri olarak 16'ıncı yılımızda huzurundayız... Davamız yarım asırlık yani 65 yıllık bir davadır. Milliyetçilik ve çağdaşlık yolunda yarım asırdır yani tam kırk yıldır yürüyoruz. Bu ülkenin çimentosu olmanın sevinci içindeyiz. Biz bu ülkenin çimentosuyuz. Bizimle tuğlaları yapıştıracaklar, duvar örecekler, bina yapacaklar, içimize girecekler. İlkelerinin ışığı altında partimizin 17'nci yılını kutluyor saygılar sunuyorum. Görüşmek üzere...”
Vah ülkem vah, vah halkım vah…
Kendine layık olanları seçmekte üstüne yok gerçekten de!
Bir zamanlar Tansu Çiller’e oy verip başbakanlığa layık görenler, şimdilerde oyunu kime vermiştir ki sizce?
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Eskişehir’in 7 olan milletvekili sayısında ibre kimden yana?
Tarkan Demir
İl Emniyet müdürü hesap versin
Kerem Akyıl
Her şeye rağmen Eskişehirspor!
Kaan Özcan
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy