Ne beklentiniz var ki; her yıl hüsranla biten seçim macerası sonunda hala zerre kadar ders çıkarmaksızın aynı zırvalıklarla orgazm olmayı sürdürmektesiniz? Her seçim ama mübalağasız her seçimde aldığınız sıfıra yakın oy için zerre kadar kızarmayıp evinizin yolunu tutarsınız. Birkaç gün hamam böcekleri misali evinizin karanlıklarında saklanıp, gündemin değişmesi ile birlikte kaldığınız yerden aynı kepazeliğe devam edersiniz…
Ne beklentiniz var? Sizi yüzyıllardır her seçim sonrası yaşadığınız hüsrana rağmen kapıkulu askeri olmanızı sağlayan beklenti nedir? Bu kadar mı bitmezdir-tükenmezdir tabela partisi de olsanız partinin size sağladığı katkı?
Sadece sosyal konumunuza bir etiket olması mıdır ucuz tatmin yolunuz ya da? Bir tabela partisinin bilmem nesi diye anılmanız mıdır sadece gözünüzü karartıp ülkeyi unutmanızı sağlayan ayrıcalık! Bastırdığınız kartviziti ona buna dağıtırken yaşadığınız mutluluk mudur ülkenin karanlığa doğru yol alması karşısında dahi duyarsızlığınızı gerektiren? Cumhuriyet değerleri ve Anadolu insanının genleri ile oynayarak bambaşka bir toplum yaratanların ekmeğine yağ sürmeye daha ne kadar devam edeceksin söylesene? Üç kuruşluk egon okşanacak diye, ya da yıllardır yüreğinde sinsi bir yılan gibi çöreklendirdiğin kinin (intikam duygun)soğuyacak diye mi tüm bu hezimet doyumsuzluğun? Ne geçecek elime diye hiç düşünmez misin sen? Çocuğunun yüzüne bakarken “yahu intikam duygusu ya da bireysel çıkarlarım uğruna ülkenin karanlığa gidişine ben de seyirci kaldım” dediğin an çok geç olacak biliyor musun? Çocuğun evet çocuğun ve gelecekte torunlarının gözünde bencil ve işe yaramaz bir sümüklü mendil niyetine bir köşeye itileceksin. Mezar taşına tükürecekler senin bu anlamsız hırsın, harisliğin ve doymak bilmeyen egondan ötürü.
92 yıllık Cumhuriyetle bir hesaplaşmanın sonuna geliniyormuş…
Ülkede yüzlerce insan bir anda katlediliyormuş…
Giderek Ortadoğu cehennemine dönüyormuşuz…
ABD-AB senaryolu kirli oyun acımasızca sahneleniyormuş…
Neredeyse üçüncü dünya savaşının tam ortasındaymışız…
Mülteci adı altında milyonlarca yurtsuz insanın istilasına uğramışız…
Başkanlık hayalleri ile gözler karartılmış…
Kürdistan dayatması burnumuzun dibindeymiş…
Senin bunlar umurunda değil biliyorum da, eşinin ya da çocuklarının da değil mi ey vicdansız zalim? Kötü bir son ile noktalandığında bu hikâye ne yüzle bakacaksın yanında zorunlu da olsa kalan birkaç insanın yüzüne? Desene ki “bende yüz yok ki hocam, olsa zaten bu noktaya kadar bu vurdumduymazlığı yapmam ki…”
Evet, sende yüz olsaydı; biraz vicdan olsaydı hani o eskinin delikli parası ile bile para etmeyen yüreğin merhamete gelirdi böylesi günlerde. Cumhuriyet değerlerini talan edip yıkmakla görevli taşeronların ağzı ile saldırmaz, onlarla işbirliğine soyunmazdın. Bugünlerin yegâne sorumlusu olanları körü körüne koruyan biat neferleri ile aynı nakarattan koro yapmazdın…
Gerçekten aynalara küs müsün sen?
Lütfen inan samimi bir soru soruyorum sana.
Eşin, çocuğun ya da yakın çevren nasıl tahammül ediyor senin gibi birisi ile aynı atmosferde nefes alıp vermeye?
Bu ülkeye, Cumhuriyete, Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarına, şehitlerimize şükran borcun olduğun hiç aklına gelmiyor mu?
Benimki de soru mu yahu!
Ürün ortada işte…
Ahmet Ataç’a teşekkürler…
Köşe yazıma ve o güne dair fotoğraf paylaşımlarıma onlarca yorum ve teşekkürler geldi. Bana değil, yanlış anlaşılmasın Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’a idi bu teşekkürler. Binlerce Cumhuriyet kadınına önderlik ederek Anıtkabir’e, Ata’mızın huzuruna çıkmalarına vesile oldu Başkan Ataç. Çok güzeldi, muhteşemdi ve bu güzelliği yaşamak gerekirdi sadece. Biz de yaşadık sayesinde. 43 yıllık gençlik arkadaşım Hıdır Yıldız ile “Kardeşlik Yürüyüşü” adı altında ortak olduk binlerce insanın erdiği hazza. Anladım ki Ahmet Ataç istese bu sayıyı(beş bine yakın katılımcıyı), yirmi bine çıkarıp destan yazacak güce sahip. Seçimler sonrası “Eskişehirli Atasına Şükran” yürüyüşü hoş olmaz mı mesela?
Not: Anıtkabir ziyaretlerinde beni ES TV ekranlarından tanıyarak yanıma gelen ve fotoğraf çektirmek isteyen Anadolu’nun yiğit kadınları ömrüme ömür kattılar. Sonsuz teşekkürler Cumhuriyet Kadınları, sonsuz teşekkürler Cumhuriyet delikanlısı Ahmet Ataç…
OZANCA
Şekerim acıdı bal bana ekşi
Terimi namerde eyledim içki
Nedir bu bendeki yaman çelişki
Bir demim bir demime uyum sağlamaz…
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Eskişehir’in 7 olan milletvekili sayısında ibre kimden yana?
Tarkan Demir
İl Emniyet müdürü hesap versin
Kerem Akyıl
Her şeye rağmen Eskişehirspor!
Kaan Özcan
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy