Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı İlçe Başkanı Akın Sallarel, en büyük hedeflerinin Eskişehir’de yüzde 43 olan oy potansiyellerini yüzde 50’nin üzerine çıkarmak olduğunu söylemiş…
Yani Eskişehir’de iki kişiden birinin oyunu almak istiyor CHP…
Bu olmaz mı?
Daha doğrusu bu hedef gerçekleşmez mi?
Olmasına olur. Hem de bal gibi!
Ama bunun için tek yumruk olmak gerekir…
Bugün CHP’nin içine girip baktığınızda kaç parçaya ayrıldığını görmememiz için görme engelli olmanız lazım…
Daha yeni…
27 Aralık’ta yapılan il kongresine gidelim…
İki aday çıktı…
Kongrenin yapıldığı salona baktığımızda sanki düşman kardeşler…
Divan seçiminde bile nerede ise bir birlerine gireceklerdi…
Büyükşehir ile Odunpazarı Belediye Başkanı ile Milletvekili Cemal Okan Yüksel tek oyla seçim kazanan Sinan Özkar’ı desteklediler…
Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ise diğer aday İlker Özokucu’ya destek verdi…
Seçim sonucuna itiraz edildi…
Kurultay delegeleri seçim kuruluna yapılan itirazlar sonucu belirlendi…
Odunpazarı İlçe Başkanı Akın Sallarel, “Eskişehir’de hedefimiz yüzde 50” demiş…
Demişte acaba buna kendisi gerçekten inanıyor mu?
“HEDEFİMİZ CHP’NİN
İKTİDAR OLMASI”
“Eskişehir’deki hedefimiz net olarak hem yerel seçimlerde hem de genel seçimlerde yüzde 50’yi geçmek. Çünkü bizim burada potansiyelimiz çok yüksek. Her mahalleye kendi özelinde çalışmalarımızı yapacağız. Mahalleye özgü çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Partimle ilgili hedefimiz CHP’nin iktidar olması. İktidar bir partinin ilçe başkanı olmak benim için en büyük artı olacak. Ak Partini ülkeyi düşürdüğü bu kötü durumda baskıcı bir ortamda, kendim için bir hedefimin olması ya da bir beklenti içerisinde olmam söz konusu bile olamaz. Partimizin kazanması zaten bizim de kazancımızdır.”
Yukarıdaki sözlerde CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Akın Sallarel’e ait.
Hedeflerinin CHP’nin iktidar olmasını da söylemiş…
Tabii ki her partinin hedefidir iktidar olmak…
Bugün 3 Kasım 2015 seçimlerinde yüzde 1 alan partinin il başkanına da “seçimde hedefiniz ne?” diye sorsanız o da “iktidar olmak” diyecektir…
Ama bunun için önce parti içindeki bölünmüşlük ortadan kaldırılmalı…
3 Kasım 2015’de yapılan seçimlerde CHP Eskişehir’de üç milletvekili çıkardı…
3 Kasım seçimlerinin üzerinden 9 ay geçti.
3 milletvekilini yan yana kaç kez gördünüz?
Bu sayı iki elin parmak sayısını geçmez…
İl Başkanı ile milletvekillerini kaç kez yan yana gördünüz?
Parti içi birlik beraberlik sağlanmadığı sürece, gerek parti üyeleri gerekse seçmen belediye başkanlarını, milletvekillerini, il ve ilçe başkanlarını yan yana görmezse CHP’ye nasıl oy verecek?
Bakın AK Parti’ye…
Onların da içlerinde kavga var…
Ama batkımızda dışarıya yansıtılmıyor…
21 günden beri devam eden “Demokrasi Nöbeti”ne baktığında İl ve Odunpazarı, Tepebaşı İlçe Başkanları binlerce insanın arasında birlikte dolaşıyorlar..
Sahneye birlikte çıktılar, bir birlerinin ellerini tutuyorlar…
“Sadece Genel Başkanımız ile oyumuzu yükselteceğimiz bir olay değil. İl ve ilçe örgütlerinin de bu konuda destek vermesi, sahaya inmesi gerekiyor. Sıkılmadık el çalınmadık kapı bırakmayacağız demekle değil bunda samimi olmak ve insanlara göstermek gerekiyor. Bana göre siyasetin yüzde 80’i dinlemek yüzde 20’si konuşmaktır. Önce dinlemelisiniz, karşınızdakini anlamalısınız ve sonra kendinizi anlatmalısınız.”
Bu söz yine Akın Sallaer’e ait…
Doğru…
Aynen dediğiniz gibi olmalı…
Ancak 7 Haziran ve 3 Kasım seçimlerine dönüp bakın…
Bunu yapabildiniz mi?
Özellikle 3 Kasım seçim sonuçlarını iyi analiz edin…
Oradan çıkaracağınız çok dersler var…
*-*****
Hayırlı olsun Fesih başkan
Saadet Partisi İl Başkanı Fesih Bingöl, siyasi partilerin Eskişehir’deki il başkanlarının içerisinde belki de en çok sohbet ettiğim kişi…
Fikirlerimiz zaman zaman uyuşmasa da, karşı fikre her zaman saygı duyan, ancak tartışırken de partisinin propagandasını en iyi yapan il başkanı…
Geçtiğimiz hafta sonu oğlunu evlendirdi…
Düğünden 10 gün önce davetiyesini göndermişti…
Davete icabet etmek için davetiyeyi masamın üzerinde her zaman görebileceğim bir yere koydum…
Düğün cumartesi günü idi…
O gün çok önemli bir mazeretim de yoktu…
Düğünden iki gün önce Eskişehir Kırım Türkleri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Evren Olcay telefon etti.
“Sadi Bey Kırım Tatarlarının Milli Lideri ve Kırım Halk Meclisi eski Başkanı Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu Cumartesi günü Eskişehir’de olacak. Size, sizin teklifiniz üzerine Eskişehir’e geldiğinde ES TV’de programınıza konuk olması için söz vermiştim. Eğer Cumartesi günü akşamı uygunsanız Mustafa Aga’yı TV’ye getirebilirim. Kendisine konuyu açtığımda kabul etti. O yayınınızı Ukrayna’da ATR TV’si de sizin ligden canlı olarak yayınlayacak. Hem Ukrayna hem de Kırım’da da izlenecek”.
Kırım Tatarlarının Milli Lideri ve Kırım Halk Meclisi eski Başkanı Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu Eskişehir’e geldiğinde programa almak için sözüm vardı…
Bu sözümü de yerine getirmek için Saadet Partisi İl Başkanı Fesih Bingöl’ün hayatını Amila Knezeviç ile birleştirdiği oğlu Taha Emre Bingöl’ün düğüne gidemedim…
İnsanlar bazen hayatlarında böyle olaylarla karşılaşabiliyor…
Elimde olmayan bu mazeret için Fesih Bingöl Başkan’dan af diliyorum…
Bu vesile ile sevgili hayatlarını birleştiren Taha Emre Bingöl ile Amila Knezeviç kardeşlerimi canı gönülden kutluyor, bir ömür boyu saadet diliyorum…
*-******
FIKRA:
Ağlayan Hastalar
Temel hastaneye gitmektedir. Girişte birinin ağladığını görür.
Yaklaşır ve sorar:
- “Hayrola hemşerim! Neden ağlıyorsun?”
Adam: – “Kan tahlili yaptırmaya geldim. Parmağımı kestiler!” der.
Temel daha şiddetli bir şekilde ağlamaya başlar.
Bu sefer susan adam, Temel’e sorar:
– “Hemşerim, sen niye ağlamaya başladın?”
Temel:
– “Ben” der, “idrar tahlili yaptırmaya geldim…
Günün Sözü : ‘Haklısın!’ Haklıyım da ne oldu? Benim haklı olmam sana ne kattı? Yanlışı düzeltmediğin sürece benim haklı olmamın kime ne faydası var? Erdal Demirkıran
Dedem diyor ki : Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi durɑn zɑmɑn, beklemeye değecek olɑn gelecekse sonundɑ eğer.