Hayvanlık ölmemiş!

Şinasi Kula yazdı

26 Mayıs 2015 00:13
A
a
Hindistan’ın kuzeyinde bulunan Lucknow şehrinde bulunan gölün etrafında yürüyüş yapan fotoğraf sanatçısı Azam Hüseyin, yürüyüş esnasında su yüzeyinde bir kıpırtı fark ediyor. Dikkatli baktığında bunun göle düşmüş bir sıçan olduğunu görüyor. Sıçan sudan kurtulmak için bir şeylere tutunmaya çalışırken, sıçanın yanına bir kurbağa geliyor ve sıçan kurbağanın üstüne tırmanıp suyu geçiyor. İşte bu ana tanık olan Azam Hüseyin hemen fotoğraf makinesine sarılıp bu eşsiz anı ölümsüzleştiriyor. Yani kısacası hayvanlık ölmemiş

Çok hoşuma gitti bu alıntı, değerli okurlarımızla paylaşmak gereği duydum. Buna benzer daha nice örnekleri görür ya da okuruz sosyal medyada. Köpekle kedinin sarmaş dolaş olduğu, aslanın bir yavru ceylanı yemekten vazgeçtiği, geveze ve sevimli bir muhabbet kuşunun yerde yatan kedinin göbeğinde gezinmesi gibi nice hoş örnekleri görürüz. İnsanoğlu her ne kadar kendini kutsayıp, yeryüzünün en asil canlısı olarak gösterse de; yaratılan her şeyi kendisinin emrine adandığını yaldızlayarak dağa taşa yazsa da nafiledir. Nedir o nafile olan derseniz beyanım açık ve seçiktir. İnsanın, kendisini yeryüzünün en kutsalı gösterme çabası nafiledir yani. İnsanoğlu, yeryüzünün en acımasız donatılarıyla bürünmüş bir varlıktır gerçekte. Gidiniz Habil ile Kabil dönemine, kardeşin kardeşi kıskançlık hırsına bürünüp katlettiği o ana dönünüz! Yani yeryüzünde henüz bir avuç insanın yaşadığı daha o ilk anlarda bile, insanlık hamurumuzda var olan acımasızlığımıza bakın. Altı milyarın üzerinde insanın yaşadığı yerkürede aklılara vicdanlara sığmayan yaşanmışlıklara bir bakın. İyilerle kötülerin daima savaştığı dünyamızda, kötülerin hayatı yaşanmaz kıldığı gerçeğini bir irdeleyin. Dünyanın en zenginleri listesindeki bir avuç mayası bozuk vampirin doymak bilmez egosu yüzünden yaşanan dramlara bakın. Halkları, hatta kardeşi kardeşe düşüren bu merhamet ve ahlak yoksunları yüzünden yaşanan savaşlara ve ecelsiz ölümlere bakın. Bu merhametsiz, bu karaktersiz, bu alçak azınlığın yardakçılarına; kemik kırıntıları ile yaşamayı ar sayan taban yalayıcılar sayesinde dünyanın çektiği sancılara bakın. Sınıfına, halkına ve hatta ülkesine ihanette sınır tanımayan güruhun dalkavukluk yarışındaki utanmazlığına bir bakın. Bakın oğlu bakın kısacası…

Karnını doyurmak üzere programlanmış hayvanlar âlemine bakın bir de. Doyduktan sonra yanından geçen en güzel avlara dahi dönüp bakmayan o masum varlıklar mı zalim, yoksa adına insan denilen ama insanlıktan nasibini almamış robotlar sürüsü mü? Güçlüye biat etmeyi ve hatta tapınmayı maharet sayan, yalanı dolanı ve fırsatçılığı zekilik gören, zerre kadar insanlıktan utanmayan kolaycılar yok mu etrafımızda? Güç neredeyse o koca poposunu rüzgârgülü misali rüzgârın estiği yöne dönen ucubeler fink atmıyor mu etrafımızda? Azam Hüseyin, çektiği fotoğrafta “hayvanlık ölmemiş” diye not düşmüş ne güzel! İyi de Hüseyin’im, insanlık için de aynı cümleleri kurabilir misin kardeşim?

 

Bilirim, Eskişehir Müftülüğü yanıt vermez ama…

Yerel medyada birkaç gazetenin dışında konuya hiç mi hiç değinen olmadı nedense! Herkes ikbali açısından “uçak geçiyor” taktiğini uygulamayı yeğledi güzel kentimde…

Diyanet İşleri Başkanlığı, yaygın medyanın tanınmış gazetecilerinin tweetlerini paylaşan Eskişehir Reşadiye Camii İmamı Fedai Can’ı memuriyetten ihraç etmişti habere göre. Savunması bile alınmayan imam, iddiaların iftira olduğunu söylemişti. Almanya’da AKP’ye sahte oy atarken yakalanan imam hakkında, AKP milletvekili adaylarıyla toplantıya katılan ve sosyal medyada propaganda yapan imamlar hakkında herhangi bir işlem yapmayan, hatta cami içerisinde seçim masaları kuranlar hakkında hiçbir işlem yapmayan Diyanet İşleri Başkanlığı bu karara imza atmıştı. Mesaj paylaşımını suç sayan Diyanet, yirmi sekiz yıllık imam Fedai Can’ı görevden ihraç etmişti. Bir gerçekten daha bahsedeyim sırası gelmiş iken. Ne acıdır ki, geçtiğimiz yıllarda seçimlere hile karıştırdığı gerekçesi ile hakkında soruşturma açılanlar hakkında daha davalar sürüyor bu garip ülkede!

Şimdi Eskişehir Müftülüğüne soruyorum. Yanıt vermeyeceklerini de tahmin ederek yinede de soruyorum. En azından tarihe not düşeceğime inanarak soruyorum…

Yirmi sekiz yılını mesleğine leke sürmeden bu zamana kadar sürdürmüş bir personelinizin, sorgusunun dahi yapılmadan işine son verilmesine kaçınız üzüntü duyuyor? Sahte oy kullanan imamla, iktidarın açık seçik propagandasını yapan imamla, camii içersinde seçim masaları kuran imamla ilgili kanaatleriniz nedir?

Efendim, duyamadım da!

 

OZANCA

Dost isteyen gelsin bana,

Göstereyim dostu ona.

Budur sözüm önden sona,

Ben bilirim kend'özümü… Yunus EMRE

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi