Cuma günü bir can, otuz dört yaşında gepegenç bir bayan kardeşimiz yaşama veda etti. Ömrünün en güzel, en anlamlı yaşlarında soldu ya da solduruldu… Cumartesi izin günüm olduğu halde gazetemde soluklanmak adına öğle saatlerinde masamın başına geçtiğimde gelen ileti ve haberlere göz gezdirmeye başladım. Eskişehir Emniyet Müdürlüğü basın bürosundan bizlere günlük bilgilendirme iletileri gelir. Ne yazık ki bir ölüm haberi olduğu için gönderilen iletiyi hemen okudum. Şöyle diyordu bilgilendirme notunda; “14.03.2015 günü sabah saatlerinde Batıkent mahallesinde boş bir arsa içerisinde bulunan cesedin 1980 doğumlu E.P isimli kadına ait olduğu, ceset üzerinde yapılan ilk inceleme neticesi herhangi bir ateşli silah veya kesici alet yaralanması tespit edilmediği, ölümün başıboş sokak köpeklerinin saldırması neticesi gerçekleştiği değerlendirilmekle birlikte, konu hakkındaki soruşturma devam etmektedir…”
Peki, bizim haber ajansları ne yaptı? Henüz merhumenin cesedi daha olay yerinde incelenirken, daha Adli Tıp Merkezine dahi kaldırılmadan yaygın ve yerel medyaya haber servis edildi. Edilmesinde bir anormallik yok, ediliş biçiminde merhametsizlik var açıkça söylüyorum! İnanılmaz manşet ve spotlarla servis edildi ne yazık ki! “Çok sevdiği köpekler sonu oldu, her gün beslediği sokak köpekleri parçaladı” gibi merhametsiz yönlendirmelerle haber servis edildi. Oysaki polisin ajanslara ve bize yolladığı açıklamayı okudunuz. Böyle bir başlık atmak ya da yorum yapmak gibi bir durum söz konusu mu tekrar okumanızı rica ediyorum sizlerden! Diyelim ki bu haberi olay yerinde inceleyip anında fotoğraflayan ve haber metni yazan arkadaşlarımız özel detayları veya bilgileri paylaştı! Namümkün kardeşim! Olay yeri inceleme ekiplerinin daha adli tıpa bile kaldırılmamış, incelenmemiş bir olay hakkında basına bilgi vermek gibi bir lüksü var mıdır? Zaten verildiğini de sanmıyorum ki verildiyse ne denli etiktir? O halde emniyetten bizlere gelen ilk bilgilendirme yazısından yola çıkarak olayın failleri olarak sokak köpeklerini hedef göstermek, işi biraz daha ballandırıp yazdığımız metine “sokak köpekleri parçaladı” gibi bir eklemeyle haberi renklendirerek sunmamızda hiçbir sakınca yok öyle mi? Emniyetin gönderisi de, ajansların servis yaptığı haberler de dakika dakika elimizde araştırabilirsiniz! Ertesi gün tüm Türkiye “her gün beslediği sokak köpekleri bir kadını parçaladı” haberi ile çalkalandı doğal olarak. İyi de Adli Tıp açıklaması ne zaman geldi elimize? Tam 24 saat sonra! Yani bu raporu beklemeksizin, yargısız bir infaz daha gerçekleştirildi bu ülkenin medyasının büyük bir bölümünde…
Bir acı gerçek daha var. Yaşamını yitiren kardeşimizin değerli ailesi Eskişehir’in sevilen sayılan ailelerinden. Anne de baba da doktorlar. Merhume kardeşimizin yerleşik düzen olarak Ankara’da yaşam sürdürdüğü, ailesine ziyarete geldiğini söylüyor aileyi tanıyan gazeteci arkadaşlarım. Buradan varmak istediğim konuyu hemen anlatayım izninizle. Acımasızca atılan “her gün beslediği köpekler tarafından parçalandı” türünden yorumunu yapanları, Allah’a havale ettiğimi belirtmek istiyorum. Yani “her gün beslediği” ibaresi ile verilen mesaj açık ve nettir. Ya bakın işte; siz hayvanseverler olarak bu sokak köpeklerini besleyin koruyun başımıza çıkarın, o nankörler de canımızı alsın!
Altmış yaşında bir yurttaşım ve bu ülkede sokak köpekleri tarafından parçalanmış ya da dış kanama yolu ile öldürülmüş (adli tıp raporu öyle diyor)ilk olaya tanıklık ediyorum. Kuduz olmadığı sürece, genleri ile oynanmamış (pitbul vs) cinsler olmadığı sürece beslediğim hiçbir sokak köpeğinin saldırısına uğramadım. Benim gibi yüz binlerce hayvan koruyucu da böyle düşünüp yaşanan olaydan ötürü acı çekmektedir. Yitip giden gepegenç can için yüreğimiz yanmakta, ama hala akıl sır erdirememekteyiz olanlara. Şunu da not olarak ekleyip sonlandırayım yazımı. Benim garip ülkemde nice adli tıp ya da bilirkişi raporu sonrası verilen hükümlerden yıllar sonra PARDON denildi öyle değil mi?
İyi de bu başıboş sokak köpeklerini çuvallara doldurarak kamyonların kasasından büyükşehir belediyesi sınırlarına atıp kaçanların günahı yok mu? Büyükşehir Belediyemizin bu konuyu Odunpazarı ve Tepebaşına Belediyelerine havale ederek kalıcı bir çözüm üretmemesi büyük bir eksiklik değil mi? Diğer 12 ilçemizin belediye başkanlarının bu konuya zerre kadar kafa yormadıkları gibi, ha bire üreyen o Allah’ın mazlumlarını birer “sosyal bela” olarak algılayıp algılatmalarına ne denir? Haydi, o zaman siz Eskişehir’de yaşayanlar! Çözüm için tek bir yol mu öneriyorsunuz kardeşim? Toptan zehirleyelim de kurtulalım mı, bu mu kalıcı çözüm? Ya da bazı aklı noksanların dediği gibi tüm köpekleri özel bir araziye atıp çitlerle kapatalım mı? Bu mu kurtuluş?
Hiçbir insanımızın canı yanmasın başım gözüm üstüne. Ne yapmak gerekiyorsa hiç değilse bu saatten sonra samimi biçimde yapılsın artık. Ama hiçbir yaşam alanı bırakmadığımız, hayatı dar ettiğimiz sokak hayvanlarını toptan yok ederek çözüm bulacağınızı düşünüyorsanız; başta fareler olmak üzere tüm kemirgenlerin istilasına uğradığınızda “nerede yanlış yaptık yahu” demeyin…
OZANCA
Yanıyorsan duman değil köz bırak
Maya bırak sevgi bırak öz bırak
Asırlarca âlem senden söz etsin
İnsanlık yolunda gerçek iz bırak…
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Kesikbaş’ın ekonomik krize çözüm önerisinin odağında tarım var!
Tarkan Demir
Ataç sert çıktı
Kerem Akyıl
Her şeye rağmen Eskişehirspor!
Kaan Özcan
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy
