Haber ajanslarına acıyorum bazen, haber sıkıntısı kimi zaman çaresiz bırakıyor olacak ki hani halk arasında absürt diye tanımladığımız türden haberleri geçerek büyük bir aşkla görevlerini yerine getiriyorlar! İşte tam da böylesi bir haberi paylaşmış hemen çoğu gazeteler geçen hafta içinde. “Çevreci Hoca” ekseninde bir haber bu! Şöyle geçmişe dönük minik bir de arama yaptığımda anladım ki ajanstan ilişkilerinin iyi olduğu arkadaşı(ya da arkadaşları) bunu bir kez daha haber yapmış geçen zaman içerisinde. Bu kez de haberde “değerli hocamızın kedi sevgisi” vurgulanıyor. En son çoğu yerel gazetelerimizde yayınlanan haberi anımsatayım değerli okurlarımıza. Şöyle yazıyor haberde; “Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Turizm İşletmeciliği Bölümü Öğretim Üyesi, hobi olarak avladığı balıkların fotoğraflarını çekip boyutuna bakmazsızın geri bırakıyor. Balıkları bırakmadan önce de oltanın açtığı yaraya da antiseptik merhem sürüyor…”
Aynı servis haberini, gazetelerimiz de kendilerine göre farklı başlıklarla sunmuş okurlarına. İster gülün, ya da tam tersine E.Ö isimli kızımızın yaptığı gibi bu haberin kahramanına(!) siteminizi yollayın. Şunları yazmış üniversiteli kızımız iletisinde; “Balıkları hobi olarak avlıyormuş hocamız, sonra Allah razı olsun çenelerindeki deliğe merhem sürüp geri bırakıyormuş. Bunu sırf balıkların fotoğrafını çekmek için yapıyormuş... Çenesi sertmiş dayanıklıymış bana ne…”
Bu genç kızımızın her sözcüğüne tüm içtenliğimle katılıyor, imzamı atıyorum altına da. Yıllardır avcı derneklerinin “av bir spordur” uyduruk savlarını yazarım köşemde. Bu komik tezleri karşısında da sorarım; hangi sporun finalinde bir canlının ölümü söz konusudur diye. Boks dâhil, kanın ve vahşetin kırla gittiği hangi tatmin biçimini bana(25 yıl beden eğitimi öğretmenliği yapmış birisine) spor diye yutturabilirsiniz ki? Av bir spordur diyenler sadece kendilerini belki de en yakınlarını kandırabilirler. Av bir vahşettir, doyumsuz duyguların bir nevi tatminidir kardeşim bu kadar! Sporda öldürmek asla yoktur, doğasında vahşet ve kan yoktur. Tam tersine yaşatmak ve doğaya karşı daha dayanıklı, daha sağlıklı kılmaktır bireyi…
Çevreci hocaya sokaktaki kedi ve köpekleri sevip beslediği için, tabii ki tüm içtenliğimle Allah razı olsun diyorum bu net. Ama balıkları sanki bir canlı değilmişçesine, insanların eğlenmesi için sanki birer meta imiş gibi algılayıp; kendi vicdanını rahatlatmak adına kalenderlik ettiğini sanmasına sadece gülerim. Yoğun bir yaşam biçiminden arınmak adına alacaksın oltaları, balıkları zevk için yakalayacaksın, ağzına açtığın yaralar için de veterinerlik görevini yerine getireceksin ve doğaya geri salacaksın! Bir de zavallı balığın o yaralı dudağını “öpüyüm de geçsin cankuş” deyip öpüp geri salsaydın suya!
Geçin bunları değerli arkadaşlarım be, başka tatmin yolları bulun kendinize. Bakın hem ülke hem de doğa kan ağlıyor kan. Birer aydın olarak, yurtseverliğin gereği olarak, kalıcı çözümler adına samimi bir şeyler üreterek ve toplumu doğru yönlendirerek ışıtın olduğunuz yerleri. Ya da bu benim işim değil diyorsanız da yeterlidir benim için. Balığınızı tutun, iki duble içkiniz eşliğinde yiyin, yemek istemiyorsanız hayrına kediciklere verin. Gerçekten bunları yapmanızı eleştirmek ben dâhil hiç kimsenin haddi değildir. Ama av sporu ya da balık sporu gibi uydurmalarla bizleri oyalamayın. Kandırılan sadece kendiniz olursunuz inanın…
“Sportif sazan balıkçılığı ve doğal hayatı koruma platformu” diye bir de 12 üyeden oluşan gurupları varmış sayın hocamızın. Gazeteci ağabeyim Önder Baloğlu’na da önerip bu platforma üye olmak için girişimde bulunalım istedim önce. Ama sonra aklıma geldi ki Önder ağabeyimin balık deyince aklına başka muzurluk da gelebilir. Spor yapalım derken balkon yapmaya devam ederiz neme lazım!
Vazgeçtim…
OZANCA
Sportif Balıkçılık Marşı!
Oltalar elimizde
Şarkılar dilimizde
Biz gideriz balığa hey balığa!
Suyun başına geçeriz
Yemlerimizi seçeriz
Ayranı da açarız hey açarız!
Balıkları tutarız
Geri suya atarız
El sallayıp bakarız hey bakarız!
Balıklar kardeşimiz
Oyalanmak işimiz
Yıkılmasın düşümüz hey düşümüz… Şinasi KULA
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Eskişehir’in 7 olan milletvekili sayısında ibre kimden yana?
Tarkan Demir
İl Emniyet müdürü hesap versin
Kerem Akyıl
Her şeye rağmen Eskişehirspor!
Kaan Özcan
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy