YAZIYORUM
Hangimiz Fahişeyiz?
“Eskişehir’de fuhuş operasyonu” başlığı ile bazı yerel gazetelerimizde yer aldı dün bu haber. Bazı gazeteler de haber geç saatlerde düştüğü, baskıya erken girdikleri için ertesi sabaha haberi giremediler. Emniyet Müdürlüğü Ahlak Büro Amirliği Ekipleri günlük ya da saatlik apartlara yönelik bir operasyon düzenledi. 8 hayat kadını müşterileri ile kıskıvrak yakalandı diyordu ajansın haberinde. Hayat kadınları ile ilişkiye girenlere de 380 er lira ceza kesilip salıverilmiş. Günlük ya da saatlik apartlar ise otuz gün süre ile kapatılmış. Diyeceksiniz ki ne var bu haberde, İstanbul gibi şehirlerde saat başı böylesi haberler! Eyvallah bunun aksini söyleyen de yok zaten. Lakin sekiz hayat kadınından ikisi ne yazık ki üniversite öğrencisi, işin bu yanı da mı etkilemiyor sizleri ey duyarlı insanlar? Yaşları en fazla yirmi olsun bunların. Ve bunlar yarın okullarını bitirebilirlerse bu toplumun birer parçası olarak içimizden birileri olacaklar. Eğer “fahişe” damgası yemeden mezun olabilirlerse anne olacaklar, eş olacaklar. Belki de öğretmen olup sizin çocuğunuzu okutacaklar…
Büyükerşen’in bir tanımlaması var bilirsiniz, “köşe kadıları” der yerel medyamızın birçok köşe yazarına. Bu sosyal yarayı köşesinde ele alan, irdeleyen, sorgulayan kaç köşe yazarı çıkacak tüm içtenliğimle gözlemliyorum. Her Allah’ın günü fasılsız aynı konuları işleyen, aynı kişileri yazmaktan bıkmayanlar hiç değilse çocuklarının geleceği aşkına bu konuya değinirler mi? Ne dersiniz saygın okurlarımız değinirler mi?
İki seçeneğimiz var, birincisi klasik Anadolu erkeği gibi peşin hükümde bulunup; “o..puluk yapmasalardı, iyi olmuş” diyerek işin en sinsibiçimini tercih edip, sütten çıkmış ak kaşık rolünü oynayabiliriz. Onlara hemen şu soruyu sormak hakkımdır o zaman. 20 yaşındaki bir üniversite öğrencisine o..spu damgasını vuracak kadar yüreklisin, aslansın, efesin belli. Bu memleketin kaynaklarını hortumlayan, yedi kuşak geleceğinin istikbalini garanti eden, tüyü bitmemiş yetimin hakkını yemekten zerre kadar çekinmeyen alçaklara da aynı tepkiyi gösterebilir misin? Var mı o yürek sende? Ya da onlar çalıp çırpıp güçlendikçe, sen de gücün karşısında salya sümük büzüşmeye devam mı edersin? Feleğin sillesini yemiş yirmi yaşındaki bir kıza gösterdiğin soğan erkekliğini seni soyup söğüşleyenlere, çocuğunun yarınlarını çalanlara gösteremezsin sen! Gösteremezsin çünkü fırsatını bulsan sen de o yirmi yaşındaki kızla iki saat geçirmek adına bin takla atanlardansın. Yaşına bakmadan, burnundaki ağarmış kıllara bakmadan gözü dönmüş yamyamlar gibi anlık fırsatı değerlendirirsin. “Benim kızım yaşında” deyip nefsini ıslah edecek ahlaki donanım yok çünkü sende. Sana öğretilen gerçek “Ana bir bacı iki” öyle değil mi? O zaman şu sorumun yanıtını gözlerini kaçırmadan ver! Kim fahişe, sadece o yirmi yaşındaki kız mı? Bu düzenin pisliklerine seyirci kalarak üç maymunu oynayan sen, sen nesin o zaman? O kızı erkeklere peşkeş çeken, onu bu onursuz yaşam biçimine zorlayarak sırtından para kazanan ucuz tiplere ağız dolusu küfür edecek güç var mı sende? Gepegenç evlatları uyuşturucunun batağına çekmek için her türlü hayasızlığı yapan onursuz BARONLARA savaş açacak yürek var mı sende? Evlatlarımızı tuzaklara düşürüp körpe bedenlerini çürütene dek kullanarak para kazanan erkek bozuntularına ayna tutabilir misin? Bir kez daha soruyorum hanginiz fahişe, o kız mı yoksa…
Bir seçenek daha kalıyor geriye. Bu ülkenin hiç değilse uyumayan namuslu insanlarının yaptığı gibi, elimizi taşın altına koyup tüm pisliklere haykırmak. “Bana dokumayan yılan bin yaşasın” diyen ahlaksızlardan, korkaklardan olmamak. O yılan sana dokumasa da, evladına dokunduğunda insanlığından utanacağın gerçeği gün gibi aşikârdır zira!
OZANCA
İnsan Olmak!
Durup durup bana sorma
Bunu bilmek olay değil
İnsan doğduk insan ama
İnsan olmak kolay değil
Kalpten başka bir yolu yok
Aşktan başka bir dalı yok
Kitabı yok okulu yok
İnsan olmak kolay değil
Yüreğinde sevgi yoksa
Gözlerinde şefkat yoksa
Dünyalar da senin olsa
İnsan olmak kolay değil
Neler gördük bu dünyada
Neler verdik bu uğurda
Sultan olmak kolaydı da
İnsan olmak kolay değil…
Ahmet Selçuk İlkan