25 Ekim 2014 Cumartesi tarihli iki yerel gazetemizde aynı haber işlenmiş. Gazetenin birinde manşetten şöyle veriliyor; “Konut satışında büyük düşüş…” Diğerinde ise göbekten tam tersine ele alınıyor aynı haber; “Eskişehir’de konut satışı patladı…”
Düşüş var diyen gazete şöyle devam ediyor; Eylül ayı itibariyle Türkiye genelinde yüzde 3 oranında düşen konut satışları, Eskişehir’de ise Türkiye ortalamasının üzerinde gerçekleşti. Eskişehir’de konut satışları yüzde 10,8 seviyelerine geriledi. Konut satışında sıkıntı var TÜİK Bursa Bölge Müdürlüğü’nden edinilen bilgiye göre; Türkiye’de 2014 Ocak-Eylül arası gerçekleşen konut satışı, 2013 Ocak-Eylül arası gerçekleşen konut satışından yüzde 3,6 azalarak 831 bin 287 olarak gerçekleşti…
Artış var diyen de şöyle devam ediyor; Yapılan açıklamaya göre Eskişehir’de Eylül ayı içerisinde 2165 konut satıldı. Bu rakam bir önceki ayda 1824 olarak gerçekleşmişti. Her geçen ay artış gösteren konut satış rakamları ise konut üreticilerinin yüzünü güldürdü. Son aylarda durağan hale gelen konut satışlarındaki artış en çok iç piyasaları etkiledi. Artan rakamlar inşaat sektörüne bağlı pek çok sektöründe canlanmasına yol açtı. Eylül ayındaki 2165 adetlik konut satışı ile bu yılın en yüksek rakamına da ulaşılmış oldu…
Türkiye'de 55 yaygın, 23 bölgesel, 2 bin 381 yerel olmak üzere toplam 2459 gazete; 27 ulusal, 16 bölgesel, 215 yerel olmak üzere toplam 258 televizyon kanalı bulunuyormuş. Bir de radyoları eklediğinizde seyredin cümbüşü! Haberde objektif olmak diye bir terime inanmak gerekirse, haberde yorum olmaz öyle değil mi? İstatistiksel bilgiler ışığında haber zaten kendi yorumunu yapıyor demektir. Ben sadece Eskişehir’imizden örnek verdim. Aynı haberi kentimizin iki gazetesi farklı yorumlarla vermiş. Binlerce gazete, televizyon kanalı, radyonun olduğu garip ülkemdeki genel tabloyu şöyle kafanızda oluşturmanızı arzu ettim sadece. İktidara yakın olan, muhalefet olan biçiminde ele alındığında; yazılı ve görsel medya sayesinde insanlarımızın kafaları darmadağın edilmiştir. Yıllardır çok keskin bir ayrışma da böylesine vahim bir hal almıştır. Öteki-Beriki-Yandaş-Candaş biçiminde toplumsal ayrışmalar gerçekten de korkutucu boyuttadır. İktidar kanadının yandaşları, iktidarın zemzem suyu ile yıkanmış olduğunu ölümüne savunmakta; vicdan ya da hukuk dışı hiçbir yanlış yapmadığını kabullenmektedir. Muhalefet kanadı da iktidarın asla düzgün bir iş yapmadığı konusunda taraftarlarını inandırmıştır. Dolayısı ile herkes sütten çıkmış ak kaşık konumunda dünyalığını yapmaktan geri kalmamaktadır. “Gemisini yüzdüren kaptan” nakaratı eşliğinde alan da memnun, veren de memnundur yani! Lakin durum şikâyete geldi mi, yurdum insanı asla kendisini sorgulamak gibi bir erdemli davranış göstermeksizin karşısındakini suçlayarak günü kurtardığını sanır.
Sağlıktan ötesi yok gerçekten de…
Tam on gündür bir yanda yârim, bir yanda ben yatak döşek iyileşmeyi bekliyoruz. Ayakta atlatırım diye kostaklanırken Pazar günü ters geldim resmen. Soluğu hastanede aldığımda kolumda serum, ağzımda oksijen maskesi nefesi zor alıyordum. Bir gerçek var dostlarım; eğer vücudu(beyin en başta)dinlendirmek adına kendinizi bulunduğunuz çevreden on günlük olsun uzaklaştırmazsanız iflas kaçınılmaz oluyor. Üç yıldır gerçekten hiç tatil yapmadım. Beni takip eden okur ve izleyenlerimiz eminim ki farkındadırlar. Yaz ayları dâhil fasılasız yazılarımı ve televizyon programlarımı sürdürenlerdenim. İşinize âşık da olsanız bu kaçamağı yapmadan olmuyor bu kesin! Yarın saat 16.00 da Polatlı’da Cumhuriyet Konserim olacak. Polatlı, çocukluk, gençlik ve öğretmenlik yıllarımın anıları ile dolu Polatlı! Ve ben 23 yıl önce ayrıldığım hatıralarla dolu bu özel ilçede vereceğim konserin tatlı heyecanını yaşamaktayım. Teşekkürler sevgili Polatlılılar…
OZANCA
Memleket isterim
Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;
Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.
Memleket isterim
Ne başta dert ne gönülde hasret olsun;
Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.
Memleket isterim
Ne zengin fakir ne sen ben farkı olsun;
Kış günü herkesin evi barkı olsun.
Memleket isterim
Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;
Olursa bir şikâyet ölümden olsun… Cahit Sıtkı Tarancı
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Kesikbaş’ın ekonomik krize çözüm önerisinin odağında tarım var!
Tarkan Demir
Ataç sert çıktı
Kerem Akyıl
Her şeye rağmen Eskişehirspor!
Kaan Özcan
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy