HANGİ “AKİL”İN ÇOCUĞU ŞEHİT SÖYLER MİSİNİZ?

HANGİ “AKİL”İN ÇOCUĞU ŞEHİT SÖYLER MİSİNİZ?

5 Nisan 2013 10:05
A
a
YAZIYORUM
 
HANGİ “AKİL”İN ÇOCUĞU ŞEHİT SÖYLER MİSİNİZ?
 
Dünyanın hangi coğrafyasında, ne tür sistemlerin geçerli olduğu ülkelerde “akil insanlar” topluluğuna gereksinim duyulur. Başka örnekleri var mıdır diye merak edenler var mıdır acaba? Çok ilginçtir ki İtalya’da siyasi krizi çözmek için Cumhurbaşkanı Giorgio Napolitano’nun oluşturduğu on kişilik ‘akil adamlar’ heyeti oluşturulmuş. Üstelik bu demokrasi havarilerinin ülkesinde bir tek kadın yer alamamış o on kişilik listede. İyi de demokrasi kültürünün yaşam biçimine dönüştüğü ülkelerde “akil adamlar” arayışı komik olmuyor mu? Bir hukuk devletinde, demokratik bir ülkede bu tür arayışlara niçin gerek duyulur? Hani ortaçağ dönemlerinde ulemalar, şeyhler, şıhlar toplum önderleri olarak belirleyicidirler. Kral ya da padişah, yeri geldiğinde bu toplum önderlerinin desteğini isteyebilir. Lakin tekrar ediyorum, bir hukuk devletinde ve 2013 yılında bu tür arayışlar neyin nesidir? Üstelik de bu “akiller topluluğunda” hiçbir muhalif ses olmadığı gibi, Allah rızası için bir tek şehit annesi ya da babası yok! Şimdi şu soruyu sormazlar mı bu akillilere? Hangi birinizin o ceylan gözlü evladı, saçının bir tek teline kurban olabileceğiniz mazlum yavrusu şehit oldu ey akiller demezler mi? Hangi birinizin kınalı kuzusu bayrağa sarılı tabut içerisinde baba ocağına getirilip bırakıldı demezler mi? PKK’lılar da şehittir diyen Yılmaz Erdoğan’a kim inanır? Elbette ki “PKK’lılar kardeşimizdir” diyen Kadir İnanır(sana kim inanır)! “Batsın bu dünya” diyen Orhan Gencebay inanır doğal olarak. Şehitlerle alay eden Doğu Ergil gibiler de şıracılık görevlerini yerine getirmek üzere tarih sayfalarındaki yerini alır elbette… Hiç değilse sanatçı(!) ya da bilim adamı(!) konumundaki akillilere sormak isterim. Az önceki satırlarımda sorduğum sualin yanıtını verecek gücünüz var mı? Bu yanıtı verecek gücünüz ya da yüzünüz(!) olabilir de, bu yanıtı verirken bir şehit anasının yüzüne bakıp konuşacak cesaretiniz var mıdır? Mükremin’deki masumiyet ve Anadolu delikanlılığı sende var mı Yılmaz Erdoğan? Sen bir şehit babasının yüzüne bakarak akillik yapabilir misin? Delikanlılık raconlarının değişmez jönü Kadir ağabeyimiz. Sende bir şehit anasının gözlerinin içine bakarak akillik yapacak yürek var mı, emin misin? Ve bizlere gençlik yıllarımızdan bu yana kahır kusturarak, arabesk bir yaşam biçimini iliklerimize işleten Orhan ağabeyimiz! “Dertler benim olsun” dedin… Dertler her daim biz gariban halkın, cukkalar senin oldu. “Batsın bu dünya” dedin… Bizler o batan dünya altında kaldık ama sen şimdi Boğaz manzaralı yalından arabesk besler üretmeye devam edemesen de, akil biçimde yoluna devam ediyorsun. Orhan abi be! Bi de “ŞEHİT ANNELERİ” için bi beste patlatabilir misin ya? Hadi be abi!
 
 
 
UZAKTAN GAZEL
 
SPOR YAZARI GENÇ ARKADAŞLARIMA TEBRİKLER…
 
DSİ yöneticileri, Bölge Müdürü Sayın Erol Şenöz Başkanlığında Bayan Voleybol takımına lokallerinde bir akşam yemeği düzenledi. Takımın değerli antrenörü Kazım Tokat beni de davet etti aralarına. İnanılmaz mutlu oldum o akşam. Çünkü kırkı aşkın sporcu gençlerimizin cıvıltıları eşliğinde öğretmenlik yıllarımı anımsadım. Bu güzel geceye spor muhabiri olarak katılan bir elin sayısı kadar muhabir vardı. Anadolu Gazetesi ve ES TV’den Aytaç Ersoy ve Ahmet Deniz Canoruç, 2 Eylül Gazetesinden İsmail Genç, İstikbal Gazetesinden Behçet Albayrak ve Sonhaber Gazetesinden Göksel Demiral katılmışlardı. Bu genç kardeşlerimi yürekten kutluyorum öncelikle salon sporlarına verdiği desteklerden ötürü. Darısı Eskişehirspor’un kokteyl ve yemeklerinde kuyruk oluşturanlara demek geldi içimden!
 
OZANCA
 
Alacak
 
yol kenarındaki
yağmur mazgallarını
kumbara sanıp
harçlığımı atardım
bu yüzden en çok
denizden alacaklıyım.
Sunay Akın
 
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi