HALKIN POLİSİ…

HALKIN POLİSİ…

4 Haziran 2013 09:41
A
a


 

         1987 yılının sonbahar mevsimiydi. “Batı Yakası” adında Eskişehir’in en ünlü barından hafta sonları canlı müzik yapmamız için bir teklif geldi. Aracı olan, yani bizi(kardeşim Sinan Kula ile gitar-bağlama ikilisi olarak)lanse eden de sevgili kardeşim Uğur Şahin’di. O zamanlar Ezgi Müziğin sahibiydi. İlk dinleti gecemizin akabinde Eskişehir’de bomba etkisi yaratmıştık. Protest müzik tarzındaki müziğimizi dinleyenler dilden dile yaymışlardı bizi. İkinci hafta sonu Cuma Cumartesi günleri için yer kalmamış, günler öncesinden rezervasyonla ayırtılmıştı. Üçüncü hafta başarılı bir Cuma gecesinin akabinde Cumartesi sahne almak üzere mekâna gittik. Daha girer girmez sahiplerinden birisi(iki kardeştiler)sahneye hiç çıkmadan derhal mekânı terk etmemizi istedi. Nedeni de yaptığımız müzikten dolayı emniyetten sivil polislerin orada olduğunu ve bizi dinledikten sonra gerekli işlemleri yapacaklarını öğrenmiş olmasıydı. Yani biz sadece adına protest denilen müzik türünü icra ettiğimiz için damgalı eşekler misali polis nezaretinde götürülecektik. Kalbimiz buruk biçimde bu başarılı sahne çalışmamızı sonlandırmak zorunda kaldık o yıllarda…

        Yıl 2013, mevsimlerden İlkbahar. İnsanlar Gezi Parkında yapılanları protesto ettikleri için yurdun her yerinde olduğu gibi Eskişehir’de de polisin müdahalesi ile karşılaşıyor. Hem de ne müdahale! Öyle ki, eylemcilere Üniversite Caddesi üzerinde yer alan evlerden bile yoğun destek geliyor. Bazı vatandaşlar ise “onlar bizim evlatlarımız, ne istiyorsunuz” diyerek polise tepki gösteriyor. Doğal olarak polislerin vatandaşları ikna uğraşları ise sonuçsuz kalıyor. On saatlik şiddetli çatışma sonucu yaklaşık iki yüz kişi gözaltına alınıyor…

         Yıllar değişse de zihniyet değişmiyor kısacası. 1987 de iktidar farklı idi benim mazlum ülkemde. 2013 yılının bahar ayında ise bir başka iktidar bu mazlum ülkenin başında. Değişen ne pekiyi? Bizler 12 Eylül faşist darbesini yaşayan çileli kuşak olarak o yılların acılarının tortularını yüreğimizin karanlıklarında taşıyanlarız. Lanet olası darbelerin derin izleri ya da travmaları çocuklarımızın genlerine bile kazınmıştır bu kesin! İyi de demokratik düzene geçtiğimiz söylenirken, artık insanların düşüncelerinden dolayı acılara maruz kalmayacağı söylenirken bu yaşananların adını kimler tanımlayabilir acaba? Hangi dil, hangi kalem “bu yaşananlar demokrasinin gereğidir” kandırmaca sını savunabilir? Şu bir gerçek ki; halkın polisi kavramının hayata geçtiği anlarda biliniz ki gerçek anlamda demokrasiye kavuşulmuştur o toplum.

 

OZANCA

 

Asıl Adalet

 

insanlarda tek sıcak kanun

üzümden şarap yapmaları

kömürden ateş yapmaları

öpücüklerden insan yapmalarıdır

 

insanlarda tek zorlu kanun

savaşlarda yoksulluğa karşı

kendilerini ayakta tutmaları

ölüme karşı yaşamalarıdır

 

insanlarda tek güzel kanun

suyu ışık yapmaları

düşü gerçek yapmaları

düşmanı kardeş yapmalarıdır

 

hep var olan kanunlardır bunlar

bir çocuğun ta yüreğinden başlar

yayılır, genişler, uzar gider

ta akla kadar

 

Paul Eluard

 

 

 

DIŞARDAN GAZEL

 

GÜNAYDIN ESKİŞEHİR

 

Tamı tamına bir yıl oldu Günaydın Eskişehir programını sürdüreli. Es TV ekranlarından yaz kış demeden fasılasız sürdürdük. Programa emek veren sevgili kardeşlerim Gökhan Günser ve Bilal Şahan başta olmak üzere, stajyer kardeşlerime ve emeği geçen herkese teşekkür borcumu ödemek istiyorum bu yazımda. Beni hemen her sabah yalnız bırakmayan saygın izleyenlerime sonsuz teşekkürler…

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi