1987 yılının sonbahar mevsimiydi. “Batı Yakası” adında Eskişehir’in en ünlü barından hafta sonları canlı müzik yapmamız için bir teklif geldi. Aracı olan, yani bizi(kardeşim Sinan Kula ile gitar-bağlama ikilisi olarak)lanse eden de sevgili kardeşim Uğur Şahin’di. O zamanlar Ezgi Müziğin sahibiydi. İlk dinleti gecemizin akabinde Eskişehir’de bomba etkisi yaratmıştık. Protest müzik tarzındaki müziğimizi dinleyenler dilden dile yaymışlardı bizi. İkinci hafta sonu Cuma Cumartesi günleri için yer kalmamış, günler öncesinden rezervasyonla ayırtılmıştı. Üçüncü hafta başarılı bir Cuma gecesinin akabinde Cumartesi sahne almak üzere mekâna gittik. Daha girer girmez sahiplerinden birisi(iki kardeştiler)sahneye hiç çıkmadan derhal mekânı terk etmemizi istedi. Nedeni de yaptığımız müzikten dolayı emniyetten sivil polislerin orada olduğunu ve bizi dinledikten sonra gerekli işlemleri yapacaklarını öğrenmiş olmasıydı. Yani biz sadece adına protest denilen müzik türünü icra ettiğimiz için damgalı eşekler misali polis nezaretinde götürülecektik. Kalbimiz buruk biçimde bu başarılı sahne çalışmamızı sonlandırmak zorunda kaldık o yıllarda…
Yıl 2013, mevsimlerden İlkbahar. İnsanlar Gezi Parkında yapılanları protesto ettikleri için yurdun her yerinde olduğu gibi Eskişehir’de de polisin müdahalesi ile karşılaşıyor. Hem de ne müdahale! Öyle ki, eylemcilere Üniversite Caddesi üzerinde yer alan evlerden bile yoğun destek geliyor. Bazı vatandaşlar ise “onlar bizim evlatlarımız, ne istiyorsunuz” diyerek polise tepki gösteriyor. Doğal olarak polislerin vatandaşları ikna uğraşları ise sonuçsuz kalıyor. On saatlik şiddetli çatışma sonucu yaklaşık iki yüz kişi gözaltına alınıyor…
Yıllar değişse de zihniyet değişmiyor kısacası. 1987 de iktidar farklı idi benim mazlum ülkemde. 2013 yılının bahar ayında ise bir başka iktidar bu mazlum ülkenin başında. Değişen ne pekiyi? Bizler 12 Eylül faşist darbesini yaşayan çileli kuşak olarak o yılların acılarının tortularını yüreğimizin karanlıklarında taşıyanlarız. Lanet olası darbelerin derin izleri ya da travmaları çocuklarımızın genlerine bile kazınmıştır bu kesin! İyi de demokratik düzene geçtiğimiz söylenirken, artık insanların düşüncelerinden dolayı acılara maruz kalmayacağı söylenirken bu yaşananların adını kimler tanımlayabilir acaba? Hangi dil, hangi kalem “bu yaşananlar demokrasinin gereğidir” kandırmaca sını savunabilir? Şu bir gerçek ki; halkın polisi kavramının hayata geçtiği anlarda biliniz ki gerçek anlamda demokrasiye kavuşulmuştur o toplum.
OZANCA
Asıl Adalet
insanlarda tek sıcak kanun
üzümden şarap yapmaları
kömürden ateş yapmaları
öpücüklerden insan yapmalarıdır
insanlarda tek zorlu kanun
savaşlarda yoksulluğa karşı
kendilerini ayakta tutmaları
ölüme karşı yaşamalarıdır
insanlarda tek güzel kanun
suyu ışık yapmaları
düşü gerçek yapmaları
düşmanı kardeş yapmalarıdır
hep var olan kanunlardır bunlar
bir çocuğun ta yüreğinden başlar
yayılır, genişler, uzar gider
ta akla kadar
Paul Eluard
DIŞARDAN GAZEL
GÜNAYDIN ESKİŞEHİR
Tamı tamına bir yıl oldu Günaydın Eskişehir programını sürdüreli. Es TV ekranlarından yaz kış demeden fasılasız sürdürdük. Programa emek veren sevgili kardeşlerim Gökhan Günser ve Bilal Şahan başta olmak üzere, stajyer kardeşlerime ve emeği geçen herkese teşekkür borcumu ödemek istiyorum bu yazımda. Beni hemen her sabah yalnız bırakmayan saygın izleyenlerime sonsuz teşekkürler…
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Kesikbaş’ın ekonomik krize çözüm önerisinin odağında tarım var!
Tarkan Demir
Ataç sert çıktı
Kerem Akyıl
Her şeye rağmen Eskişehirspor!
Kaan Özcan
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy
