Gündemden Çok Yorulduk, Sanatsal Etkinlikleri Özledik…

Gündemden Çok Yorulduk, Sanatsal Etkinlikleri Özledik…

14 Ağustos 2014 00:33
A
a
 
Gerçekten de mazlum ülkemde hızlı bir değişim söz konusu. Mübalağasız bazen gün içinde birkaç gündemi hazmetmek, izlemek durumunda kalıyoruz. Yoruluyoruz, üzülüyoruz, içimiz kan ağlıyor bazen. Masumiyetimizi yitiriyor, kirleniyoruz akıp giden zaman içerisinde. Sadece bu kadar mı kayıplarımız? Sevgi üretemiyor maalesef artık yüreklerimiz. Birbirimizi sevmiyoruz; sevmediğimiz gibi ön yargılarla, dedikodularla, karalamalarla çekilmez kılıyoruz hayatı. İnsanız biz, etten kemikten ve duygudan oluşan karmaşık varlıklarız. Bir biçimde rahatlamak, üzerimize üzerimize gelen yaşamın stresinden kurtulmak durumundayız. Kimimiz ibadet ederek, kimimiz öyle veya böyle biriktirdiğimiz yeşil dolarla taparak, bazılarımız vatan paydasında emekler vererek, kimileri mazlum hayvanlara yaşam hakkı uğruna savaşarak vs… Ama en anlamlı rehabilitasyon sanattır dostlarım. Sanatın gücüne, ışığına ve samimiyetine sığınan insanlar acılardan arınıp yaşama gücüne kavuşurlar mutlaka…
 
Burası Eskişehir, sanatın kabul gördüğü ve baş tacı edildiği yer. Operasından tiyatrosuna, senfonisinden halk müziğine, resimden karikatür sanatın, şiirine kadar sayısız etkinliklerin sunulduğu şehirdir. Temmuz ve Ağustos aylarını hiç sevemedim çocukluğumdan bu yana. Çünkü ilkokulu bitirdiğim ertesi gün her yaz tatilinde üç ay boyunca mutlaka çalışmak zorunda kaldım ben. Temmuz ve Ağustos aylarında denizin tuzlu suyu ile sevişen ayrıcalıklı çocuklardan olamadım ne yazık ki! Onlar güneş altında yanmanın keyfini çıkarırken, ben on iki saate yakın akşamın olmasını bekledim. Yetişkin bir yurttaş olarak da bahsettiğim bu iki ayı, sanatsal etkinlik yapan kurumların tatile girmesi nedeni ile sevmem. Dört gözle beklerim Eylül ve Ekimi. Nefes alacağım o renkli dünyaların açılış mevsimini beklerim hasretle…
 
“Lüküs Hayat” Provalara Başlamış…
 
Eskişehir Şehir Tiyatroları ve Eskişehir Senfoni orkestrası, 70 kişilik dev bir kadroya sahip olan, “Lüküs Hayat” Müzikali ile ilk kez ortak bir projeye imza atacakmış. Ekrem Reşit Rey’in kaleme aldığı, Cemal Reşit Rey’in müziklerini bestelediği Türk tiyatrosunun en sevilen eserlerinden biri olan “Lüküs Hayat” müzikalinin yönetmenliğini usta isim Haldun Dormen yapıyormuş. Kentimize gelmiş Haldun Dormen ve ilk açıklamasında “ Eskişehir, bence Türkiye’nin göz bebeği bir sanat şehri olmuştur. Bu şehirde, bu muhteşem ekiple, yeniden ve yeni bir “Lüküs Hayat” sahnelemek beni müthiş heyecanlandırıyor…” Sevgili İlkay Altıntaş’ın haber bülteni biçimindeki iletisini okuyunca derin bir rahatlama oldu yüreğimde inanın. Demek ki Temmuz ve Ağustos’tan artık kurtuluyoruz dedim içimden, yaşama sevincim arttı birden…
“Lüküs Hayat müzikali Eskişehir’in yeni inşa edilen 1200 kişilik Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi’nde sahnelenecek ve Eskişehir Senfoni Orkestrası’nın, Aytuğ Ülgen şefliğinde canlı performansıyla seyirci ile buluşacak” yazıyor bilgilendirme yazısında. Ekim ayı başında da sahnelenecekmiş. Belli mi olur tam doğum günüme denk gelen bir akşam bu güzel müzikali izleme şansını yakalarım! Teşekkürler Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, teşekkürler Senfoni Orkestrası, teşekkürler sanatçı dostlarımız, teşekkürler Yılmaz Hocam…
 
DIŞARDAN GAZEL
 
Yılmaz Hocam Demişken!
 
Tam bu yazıyı yazarken sıkça çalan telefonumun ucunda bir okurumuzun sitemini dinledim uzunca. “İsmimi vermem beni anlayın, devlet memuruyum” diyerek devam etti sitemlerine. Gazetemiz okuyucusu olduğunu belirterek siyasi yorumların dışında vatandaşın sorunlarınla neden ilgilenmiyorsunuz hocam dedi. Saygı ile dinledim kendisini ve şikâyetinin devlet hastanesi civarındaki trafik kaosu olduğunu öğrendim. Odunpazarı Belediyesinin burnunun dibindeki bu yoğunluğa bir çözüm bulunmasını istiyordu okurumuz. Ambulansların çektiği sıkıntılara dem vuruyordu ısrarla, gelin çekin de gözlerinizle görün diyordu. Hastanenin karşısındaki belediye otobüs duraklarının kaldırılması için ses olmamızı istiyordu. Çevredeki inşaatların çirkin görüntülerini yazın, belediyeleri eleştirmeye mi korkuyorsunuz diyordu. Ofis arkadaşlarım art arda gelen telefonlara tanıktır ki, bir hanımefendi de Otogar-SSK tramvay hattının yoğunluğunu yazmam için çığlık atıyordu. Yapılan hizmet güzel ama Yılmaz Büyükerşen’e bu yoğunluğu iletin duysun diyordu. Hastamla binemedim başka bir tramvay boş gelir umudu ile bekledim, lakin ne mümkün diyordu. Güzel halkımın sesi olmam için, köşe yazılarımın üstüne cep telefonumu yazdığımı kutluyordu başka bir okurumuz da. Dün çok yoğundum, bir o kadar da müsterihtim…
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi