En başta gelen genetik mirasımızdır, en büyük hastalığımızdır “bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak”…
Ve 7’den 70’e futbol yorumcusu olan 70 milyonluk bu ülkede en kolay şeydir ”uluorta eleştirmek, ahkâm kesmek” ya da güncel deyimle “sallamak”…
Ama bazen yüreğimizle değil aklımızla düşünmenin, daha sağduyulu olmanın erdemine inanmak lazım…
Hani zaman zaman derler ya: “gün eleştiri günü değil, destek zamanı”…
İşte tam da böyle günler yaşıyoruz…
Eleştirinin kolay, desteğin yürek istediği günler…
Mali disiplin ve şeffaf yönetim diyerek büyük ideallerle göreve geliyorsun. Kongrede açıklanan borcun 3,5 katı gibi ağır bir mirası kucağında buluyorsun…
Gelirinin büyük bir bölümüyle borcunu kapatmaya çabalıyorsun...
Kadron büyük hedefleri kovalamak için yeterli değil…
Paran yok! Transfer yapamıyorsun!
Ekonomik anlamda soluklanmak adına eldeki bazı safraların mali yüklerinden kurtulmak için adımlar atmaya başlıyorsun. İlk etapta “N’Diaye, Tello, Veysel” ve kiralık olmak üzere “Causiç” gibi futbolcularla yollarını ayırıyorsun…
Sezonun ilk yarısı boyunca hücum bölgesinde etkisiz kalan “Necati, Bienvenü ve Kamara”ya çaresizlik içinde sarılıyorsun…
Miras aldığın borçların ve futbolcu alacaklarının itfası belini büküyor. Ara transferde suskun kalarak “Laval” ile pansuman yapmak zorunda kalıyorsun…
Ve devre arasında kadrolarını güçlendiren rakiplerine karşı bütün bu olumsuz koşullara rağmen, oldukça kısıtlı kadronla tüm iyi niyetinle her iki kulvarda kıyasıya mücadele etmeye çalışıyorsun…
İşte bütün bu gerçeklerin ışığında, hâlâ ağır aksak, kırık dökük ve yorgun şekilde hedeflerinin ve hayallerinin peşinden yürümeye çalışan Eskişehirspor gerçeğini çok iyi görmek gerekir…
Bu olaya “Halil Ünal” ya da “Mesut Hoşcan” meselesi olarak bakmak bu kente bu takıma yapılacak en büyük kötülüktür!
1965 Yılından günümüze tüm şiddetiyle esen bu sevda rüzgârına karşı durmak hiçbir akılla, izanla açıklanamaz
O halde Galatasaray maçının yaraları süratle sarılmalı…
Dilerim Çarşamba günü “Ziraat Türkiye Kupası”nda Sivas karşısında, grupların son virajına giren şimşeklerin şavkı, futbolumuzun ve kentimizin zirvelerini aydınlatır…
TAZİYE
Eskişehir Demirspor’un sembol isimlerinden, yılların teknik direktörü, spor yazarı ve yorumcusu değerli arkadaşım “İlhan Mayakan” ın sevgili annesi “Perihan Mayakan” ın ebediyete intikalini büyük bir teessürle öğrendim …
“Mayakan Ailesinin” derin acısını yürekten paylaşır Demirspor ve Eskişehirspor camiasına başsağlığı dilerim…
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Kesikbaş’ın ekonomik krize çözüm önerisinin odağında tarım var!
Tarkan Demir
Ataç sert çıktı
Kerem Akyıl
Her şeye rağmen Eskişehirspor!
Kaan Özcan
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy
