YAZIYORUM
GİDENİN ARDINDAN KONUŞULMAZ!
Bazı atasözlerimiz gibi kimi geleneklerimiz de anlamsız, bireyci ve yozdur. Her koyun kendi bacağından asılır, bana dokunmayan yılan bin yaşasın gibi iğrenç atasözleri bana daima “Benim memurum işini bilir” diyeni anımsatır. Gelenek dediğimiz yüzlerce ya da binlerce yıllık birikimlerden bazıları da aynen böyledir. Kan davası, berdel, başlık parası, gerdek gecesi sabahında ebeveynlerle gösterilmesi istenen don gibi iğrenç geleneklere de hala tanık olmaktayız ne yazık ki! Lakin bir de paylaşımcılığın temeli olan İMECE gibi unutulmaya yüz tutmuş harika geleneklerimiz vardır. Düğün edeceklere yardım, “Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir” gibi insanı insan kılan geleneklerdir bunlar. Bilirsiniz ki yaşarken ne kadar zulüm etse de, öldüğünde kimsenin ardından kötü konuşulmaz.
Yani ölünün ardından asla kötü konuşulmaz. Keza gidenin de ardından konuşulmaz öyle değil mi? Çünkü kendisini savunacak konumda değildir, habersizdir. Ama bakıyorum da benim kentimde durum bazen tam tersi biçiminde gelişiyor. Ölenin olmasa da gidenin ardından atılıp tutulabiliyor. Milli eğitim Müdür Erdoğan Ayata sadece Anadolu gazetesine veda etmiş de başka gazetelere uğramadan bu kentten gitmiş. Tayinin çıkmasının altında neler olabilirmiş? Erdoğan Ayata, en küçük kızının Eskişehir Tıp’ı kazanmasını çok istemişti. Kızı da bu doğrultuda gereken emeği vermişti. Lakin puanı Kırıkkale Tıp’ı kazanacak durumda olduğundan en yakın ve en uygun il olarak Kırşehir’e tayinini istedi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Ayata’ya verdiği değeri bilenlerdenim. Kayseri’yi eğitimde en başarılı noktaya çeken Erdoğan Ayata için tayininin çıkarılması söylemleri vicdansızlık sadece.
Sayın Ayata ile dünya görüşlerimiz tamamen terstir birbirine. Öğretmenevindeki yasakçı uygulamasına en büyük tepkiyi veren ve eleştiren kişiydim! Ama aynı okuldan mezun olduğum meslektaşımın ardından söylenecek haksız söylentilere de karşı koymayı insanlığın gereği olarak algılarım. Dedikodu gerçekten de yakışmaz insanım diyene. İşin aslını kendi ağzından öğrenmeniz için de 17 Kasım Cumartesi akşamı saat 21.00’de Es TV izlemeye davet ediyorum. “Kent Ozanı” programında Erdoğan Ayata size en doğru yanıtı veriyor!
UZAKTAN GAZEL
SONER YÜKSEL
ES TV Genel Yayın Müdürü o! Daha yaşı çok genç olmasına karşın medya dünyasında güzel bir yer edinmiş kendisine. O da benim gibi radyoculuk deneyimini yaşayıp radyonun sihrini bilmekte. Üstüne üstlük köşe yazarlığına da soyunup ses getirmeye başlayınca gözler üzerine çevriliverdi. Kimilerine yazıları ile keyif verdi, kimilerine sıkıntı verdi. “O şimdi evinde” cümlesinin sonuna bir de gülücük ikonu eklemek isterdim doğrusu. Evet, göze geldi sanırım. Aslında Sadi Seda ile başlayan zincirde Ömer Duru, ben, Vedat Ergün ve şimdi de Soner. Ne dersiniz dostlarım? Fala inanmayın ama falsız kalmayın derler ya... Bu göze gelmek, ya da nazar olayı doğru mudur?
OZANCA
DEDİKODU
Üç beş kişi toplanınca
Ortaya bir laf atınca
Biraz baharat, katınca
Orda başlar, dedikodu…
Yalandan almış adını
Olmaz erkeği, kadını
Nice ocakları yıktı
Bunun adı, dedikodu…
Saçma sapan, konuşmalar
Hiç gereksiz, tartışmalar
Birden başlar kapışmalar
Tek sebebi, dedikodu…
Sağdan girsin, soldan çıksın
Bırak gözler, karar versin
Bunca mürekkep yaladın
Cahil yapar, dedikodu…
Haklıyı, haksız yaparsın
Hep su yüzüne çıkarsın
Sonra uzaktan bakarsın
Ne pis şeysin, dedikodu…
Mahmut Yumuşak
Bize mesaj ve ihbarda bulunmak için, sitenin üst ve alt kısmında bulunan mesaj gönder bölümünü kullanabilirsiniz. Herhangi bir haber ya da köşeye yorum yapmak için ise haberin altında bulunan mesaj bölümünü doldurmanız yeterli olacaktır)