YAZIYORUM
Geleneklerimize bağlı toplumuz malum. Ama gelenekleri de işimize geldiğince kimi zaman değiştirmekte, kimi zaman da geliştirmekteyiz! Anadolu insanının en güzel geleneklerinden biri olan İMECE tarih olurken, yeni geleneklere de(yükselen değerlerde diyebiliriz) sımsıkı sarılmaktayız. Ramazan ayı çok özel bir aydır bizim için. Bu ay arınma ayıdır, kesinlikle nefisten arınmadır özüne indiğinde. Manevi değerlerin samimi biçimde yaşanması gereken güzel bir aydır. Peki, bu ayın yüzü suyu hürmetine ne kadar arınmışızdır acaba nefsimizden, egomuzdan ve en önemlisi de kibrimizden? Kaçımız bireysel çıkarlarımız uğruna yalandan dolandan ve şeytani planlardan uzak kaldık? Bunun yanıtını elbette ki yaratandan başka kimseler veremez…
Ramazan ayı boyunca çadırlar kuruldu, iftar yemekleri verildi. Hatta gazetelerde bir yarışa da girildi ki doğrusunu söylemek gerekirse rahatsız edici boyutlardaydı. “Falan kurum beş bin kişiye sokakta iftar yemeği verdi”… İyi de filan kurum ondan aşağı kalır mı? O da altı bin kişiye sokakta iftar yemeği verdi! Böylesi özel ve güzel ayda amaç neydi ey duyarlı insanlar? Yoksulun halinden anlamak adına empati gücümüzü geliştirmek, o kesimlere samimi yardımda bulunmak değil miydi Ramazan ayının özü? Hani bir elin verdiğini, diğer el görmeyecekti? Hani “komşusu aç iken tok yatan” bizden değildi? Hani o iftar yemeklerinde reklamlardan kaçınacaktı Müslüman kişi? Koca bir TIR üzerinde devasa yazı ile firmanın ya da kişinin adı yazılmış. Tır etrafında insanlar birbirlerini çiğneyerek, tekme tokat verilen yardımdan bir parça koparma savaşında! Samimiyetsiz, utanç verici ve tamamen göz boyama hesapları içerisinde yapılan bu sözde hayrınızı alın da başınıza çalın! Bizler medya mensubu kimliğimizle birçok iftar yemeğine davet edildik. Dürüstçe söylüyorum ki sadece Büyükşehir Belediyesi’nin davetine icabet edebildim. Yılmaz Büyükerşen’in yemek sonrası yaptığı konuşma çok yerinde ve ona yakışan bir konuşmaydı… “Bizim sokaklarda iftar yemeği vermek gibi bir geleneğimiz yok, zaten ve anlamsız gereksiz görüyoruz. Aş evinde üç bin muhtacın karnını doyurup, sefer taslarına da akşam yemeklerini de koymak bize çok daha anlamlı geliyor”… Anlayana!
&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&
FOTOYORUM
Çıkarsız Sevgi…
&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&
DIŞARDAN GAZEL
Yaşam takvimimizden sayfalar eksilirken bir Ramazanı da acısı ve tatlısı ile uğurladık. Bazen sıcağı sıcağına yazılan yazılar ses getirir, lakin kimi zaman da olayların soğuması gerekmektedir onunla ilgili yazmanız için. İnsanoğlunun gereksiz alınganlıkları, bu alınganlıklardan yararlanmak isteyen provokatörlerin işini kolaylaştırmaktadır. İşte ben de bu konu ile ilgili düşüncelerimi bayram sonrası paylaşmak üzere notlar almıştım kafamda… Konulardan birisi “ramazan davulcuları” ile ilgili olanıdır. Elimizin altında bin bir hüneri bulunan cep telefonlarımızın saat alarmının da olduğu teknoloji çağındayız. Bırakın telefonu nice müzik seti ve televizyon da kurduğunuz saatte saniye aksatmadan uyandırıyor. Telekom’un uyandırma servisini de ekleyin. Birbirinden güzel müziklerle donatılmış elektronik saatler de çabası! İşte tüm bunları göz önüne aldığınızda Ramazan davulcusunun gereksizliğini söylemeyi görev algılamaktayım. Üstelik de Ramazan ayı boyunca kafasına estiği gün haraç toplar gibi zırt pırt bahşiş için apartman içinde davul çalıp aklımızı alması, bahşiş vermeyenleri sorgulaması da artık önümüzdeki yıl son bulsun dilerim… Benim köşemdeki davulcuma dil uzatacak kişi şunu bilsin sadece; o sadece IQ yoksunlarını uyandırmak içindir!
&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&
OZANCA
Dağlar izin verin sılama gideyim
Yârim ile birkaç kelam sohbet edeyim
Bu şehirde sevda yalan, dostluklar masal
Gidip de toprağıma yüzüm süreyim.
Sılamdaki koklanmamış gülü özledim
Riyasızca sohbet eden dili özledim
Bayramları, sevinç gözlü çocukları
Kadir bilen insanları özledim…
Şinasi KULA
&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&
GÜLMECE
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Tepebaşı Belediyesi’nin iş birliği Eskişehirlileri ulaşımda rahat…
Funda Morgül
Kesikbaş’ın ekonomik krize çözüm önerisinin odağında tarım var!
Tarkan Demir
Ataç sert çıktı
Kerem Akyıl
Her şeye rağmen Eskişehirspor!
Kaan Özcan
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy
