Eski çağlarda daima gerçekleri söyleyen bir filozof kralı iyice kızdırmış.. Kendisine ölüm cezası veren Kral filozofla alay etmek için demiş ki:
“Ölmeden önce bir cümle söylemene izin vereceğim.. Bu söyleyeceğin cümle doğru çıkarsa başın kesilecek.. Yalan çıkarsa asılacaksın”
Filozof öyle bir laf etmiş ki her iki türlü ölümden de kurtulmuş:
“Beni asarak öldüreceksiniz..
Filozofu asmaya götürseler doğruyu söylemiş oluyormuş ki, o zaman asılması değil başının kesilmesi gerekiyormuş.. Başını kesmeye kalksalar yalan söylemiş oluyormuş ki, asılması gerekiyormuş..
Böylece filozofu ne asabilmişler ne de başını kesebilmişler..
--//--
Politikada aday belirleme süresi kısaldıkça..
Yorumlarda farklılaşıyor..
Önceki gün ucundan kıyısından ”Hemşehri Derneklerini” yazmıştım ya..
Dün Emirdağlılar Derneğinden aradılar..
Bilmem doğrumu..
Milletvekili adaylığı için adı geçen tam sekiz isim söylendi..
“Azmi Kerman.. Kadir Poyraz.. İlker Özokçu.. CemaL Okan Yüksel.. Mukaddes Harmancı.. Ayhan Türkseven.. Sibel Erenoğlu..”
Hepsi tanıdığım..
Mesleklerinde isim yapmış kişiler...
Kadir Poyraz daha önce de aday oldukları için biliyorum.
Sorduğumda dedi ki:
“Ön seçim olursa adayım”
Azmi Kerman ise saklamadan konuştu:
“Kısmet olursa aday olacağım”
---//--
CHP’nin Emirdağ’dan sonra en hareketli bölgesi:
“Mihallıçcık ve Sivrihisar”’olarak dikkat çeker.
Mihalıçcık, Eskişehir’e politika yönünden damgasını vurmuş şirin ilçelerimizden biridir..
Rahmetli Selami Vardar’la Belediye Başkanlığı.. M.Ali Arıkan ve Nedim Öztürk’le de milletvekilliği kazanmıştır..
İçinde bulunduğumuz günlerde net olarak ortaya çıkmasa da,Mihalıçcık’ta el altından politik çalışmaların başladığını duydum.. Merkezde ki iki dernekte, sık sık toplantılar yapıldığını söyleyen bir dostum:
“Hele adaylar bir netleşsin.. Ona göre karar verip tavır koyacağız” dedi
Sivrihisar’da Sadri Yıldırım politikaya damgasını vurdu ve çekildi, kenara..
Bundan sonra Sivrihisar politikanın neresinde yer alır belli değil..
Emirdağlılar ve Mihalıçcıklılar politikaya ağırdan ısınırlarken, Sivrihisar’dan ses çıkmayışına bir dostum şöyle yorum yaptı:
“Taş yerinde ağırdır. Onun için beklemek lazım”
Evet..
Şimdilik politikada ilçeler savaşı var. Bekleyip göreceğiz..
Adı geçen adaylardan bakalım hangisi elenecek, hangisi ilk altıda yer alacak?
-----------------------------------------------------------------------------------------
Günlerin getirdiği
--AKP’de isimler var.. Fakat yer yok—
Adaylar belli olmadan önce AKP’de Zihni Çalışkan, Vahap Ata ve Mustafa Birsen ilçe başkanlığı için soyunmuşlardı.. Hatta Çalışkan, Birsen ve Ata afişler bastırıp AKP ‘de yapacakları çalışmaları anlatmışlardı.. Daha sonra durum değişmiş.. Dündar Ünlü, Ertuğrul Dindar ve Volkan Doğan partide başkan adayları olarak ortaya çıkarılmışlardı.. Ardından yapılan kongrelerde Ünlü il başkanlığına, Ertuğrul Dindar Tepebaşı ve Volkan Doğan’da Odunpazarı ilçe başkanlığına rakipsiz olarak seçilmişlerdi.. Şimdilik iktidar partisi AKP’de ilk ve ilçe yönetimleri belli olduğuna göre sıra geldi ”Milletvekili adaylıklarına”..
Dün sorduğum partililerden biri ”Liste nasıl yapılır belli değil. Bazıları Temayül yoklaması filan dese de bu durum inandırıcı bulunmuyor.. Çünkü geçmişte yaşandı.. Temayülde en yüksek oyu alanlar sıralamaya giremediler.. Bunun içinde sanırım temayül olmayacak “dereken, bir başka partili ise” Prof.Dr. Nabi Avcı’nın bu konuda belirleyici olacağını sanıyorum.. Salih Koca ve Ülker Can’ın yerine başkaları gelebilir.. Mustafa Birsen atak bir isim.. Vahap Ata oturup kalktığı yeri bilir. Zihni Çalışkan nereden nasıl geldiğini bilen biri.. Onun için diyorum ki, aday gösterilmeyecek yere aday olmazlar.. Genel merkezin istediği birileri milletvekili adayı olarak ortaya çıkar“ yorumunu yaptı.. Adayların belirlenmesine iki hafta kaldığına göre, en iyisi biraz daha beklemek galiba.. Bekleyip gelişmeleri görmek..
--Pazartesi pazarı ve geçit---
Bağlar caddesinde oturan ve adının Hasan olduğunu söyleyen bir okurum arayarak ”Arada bir okuduğum yazılarınızda Bağlar caddesini yazıyorsunuz. Güzel oluyor. “dedikten sonra şöyle devam etti:
”Pazartesi günleri Bağlar caddesinde pazar kuruluyor.. Gelip bir bakın bu pazarın sınırı neresi.. Yani nerede başlıyor, nerede bitiyor.. Sebze ve meyve nerede satılıyor, kuru yiyecekler nerede? Hiç böyle başıboşluk olur mu? Pazarın kurulduğu bölgede bir yangın olsa araç giremeyecek.. Diyorum ki, Pazartesi pazarına bir sınır çizilse.. Hangi ürünün nerede satılacağı, vatandaşın nereden geçeceği belli olsa daha iyi olmaz mı? Bir başka olay da pazardaki gürültü.. Bu konuya da artık bir çare bulunmalı. Bu pazara bir çeki düzen verilme zamanı gelmedi mi?”
Daha önce de bir kaç kez yazmış ve Pazartesi pazarına çeki düzen verilmesi gerektiğini belirterek ”Zabıta gerekeni yapıyor. Ama pazarcıların da dikkatli olması gerekir ”demiştik. Gerçekten ilginç.. Bu konuda zabıtaya olduğu gibi pazarcılar derneğine de önemli görevler düştüğü bilinmeli, artık..