Bu gerçekler ışığında “gazeteci değilim” ısrarımı bir kez daha yinelemeliyim ki şunun altı çizilsin; asla ve asla ne gözüm var, ne de gönlüm! Dediğim gibi on beş yılı aşkın bu dünyada yer almama rağmen, basın kartı almak için girişimde dahi bulunmadım daha. Gerçekten de dileğim sanatçı kimliğimin tescilini kolaylaştıracak üretimlerin nasip olmasıdır. Şu birkaç yıldır yoğunluktan müziği öteledim gibi görünse de, yakın bir zamanda yine gereken emeği vereceğimi sanıyorum o sihirli güce…
Biliyorsunuz ES TV’de beş yıldır fasılasız programlarımı sürdürmekteyim. Müzik ile renklendirdiğimi düşündüğüm bir aktüel program benimki, adı da “Sabah Kahvesi”. Kent dışından da programlarıma birçok tanınmış isim katılıp renk kattılar sağ olsunlar. Senede bir gün şarkısından esinlenerek Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen hocamı mutlaka mayıs aylarında konuk alırım. Var olsun ki beni hiç kırmadı, davetlerimi mutlaka onurlandırdı. Bu yıl da Mayısın son haftasında konuk almayı istiyorum hocamı. Lakin farklı bir formatta olsun istedim bu kez. Giriş ve finalde yine müzik olsun ama bu kez siz değerli gazeteciler de katılın uygun görürseniz. Bazı arkadaşlarım benim hocamla olan televizyon programımdan hemen sonra sinirlenip bilgisayar tuşlarının başına geçip veryansın ediyorlar bana. Zor sorular sormadığımı, danışıklı dövüş içerisinde olduğumuzu ima eden yazılar yazarak kendilerini de boşu boşuna üzüyorlar. Onun için diyorum ki yazılı medyamızın değerli gazetecileri; sizler de buyurun gelin. Ben sadece sizlere türkülerimi şarkılarımı sunayım, hani uygun bulursanız sadece moderatörlük yapayım. Sizler özgürce hocama istediğiniz soruyu sorun, istediğiniz hesabı sorun hatta kendisine! Bu kente ne kadar zararı olmuş, kimlerin istikbaline engel olmuş, belediyenin bütçesinden şahsına harcadığı paralarla kaç tane kaçak saray kondurmuş, Kalabak Suyu kaynağını nasıl becermiş de kurutmuş, işte tüm bu mişli ve mışlı sorularınızı harbiden onun yüzüne sorun da siz de rahatlayın kamuoyu da sayenizde doğruları öğrensin! Ha derseniz ki sen moderatör de olma, “Sabah Kahvesi” programı senin de olsa bir başkası bu görevi yürütsün. Valla sizi kırmam bilesiniz o görevi de kabul ederse sevgili Soner Yüksel kardeşime de devredebilirim, en güzelini de alnının akı ile yapar zaten. Yılmaz Büyükerşen kabul etmez diye bir gerekçeniz olmasın, inanın onun asla reddedeceğini sanmıyorum. Yüreklice karşınıza çıkıp, hiç sağa sola çekmeden hepsini de yanıtlayacağına tüm Eskişehirli kefildir müsterih olunuz!
Mercedes Kadir!
Fotodaki kişinin ismi Kadir, Mersedes Kadir. Akli dengesi yerinde değil ve bütün gün üstünde dolaştığı önünde Mercedes arması olan sopayı Mercedes'i zannederek yaşıyor. Buraya kadar tamam ama anlatmaya bayıldığım kısmı bundan sonra başlıyor. Koskoca bir şehir Kadir'in Mercedes hayalini her şeyiyle sahiplenmiş durumda. Kadir trafik ışıklarında duruyor arabasını park ediyor, diğer arabalar trafikte ona yol veriyor ona göre park ediyor. Bütün şehir o "Mercedes"in farkında! Kadir sopasını Mercedes servisine götürüyor, ustalar bütün ciddiyetleriyle arızaları anlatıyor bir usta sopaya teyp takıyor, diğeri aynasını armasını yeniliyor. Sıkı durun; trafik polisleri yanlış yere park ettiğinde ya da çok hızlı gittiğinde Kadir'e ceza yazıyorlar. Zamanı geldiğinde muayeneye gönderiyorlar! Bir koca şehir Malatya, Kadir'in hikâyesini onunla birlikte yaşıyor bu kentin insanları. Bir delinin sopasına göre yaşayan şehirlerin, sopayla, sapanla, satırla birbirlerini kovalayan şehirlere dönüşmesini gördükçe bu hikaye çok hoş gelir insanın kulağına. Anlarsınız umarım…
Bu paylaşımı tarafıma yollayan M.C hanımefendiye teşekkür ederek şunu ekliyorum ben de; “senin o mersedesine kurban olsun birileri Kadir’im. Hiç değilse çerez parası değil, alnının akı gibi helal sana…”
OZANCA
Eskişehir içinden bir nehir akıyordu
Porsuk çayı içinde balıklar şakıyordu
Kâğıttan gemi yapıp yüzdürürdü çocuklar
Çocuklarla beraber oynaşırdı balıklar
Porsuk çayı kirlenmiş boz bulanık suları
Kâğıttan gemiler yok katledilmiş balık
Gülmüyor hiç çocuklar… Şinasi Kula
(1987 yılında bestelediğim bir şarkının sözleriydi. Ne mutlu ki durum şimdilerde şarkımın ilk mısralarında olduğu gibidir. Berhudar olsun birileri…)
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Eskişehir’in 7 olan milletvekili sayısında ibre kimden yana?
Tarkan Demir
İl Emniyet müdürü hesap versin
Kerem Akyıl
Her şeye rağmen Eskişehirspor!
Kaan Özcan
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy