Gaye Usluer Mecliste…

Gaye Usluer Mecliste…

16 Aralık 2014 22:48
A
a
2010 yılının 16 Ekim günü rengârenk bir gökkuşağı karşılamıştı beni ve eşimi. Eskişehir’e beş on kilometre kalmıştı ve gökten boşalırcasına bir yağmur altında ilerlerken, bahsettiğim gökkuşağı yaşama sevincimizi artırmıştı. Koca bir dört buçuk yıl göz açıp kapayan dek geçip gitmiş görüyorum da…

Kazım Kurt, Gaye Usluer, Süheyl Batum, Salih Koca, Ruhsar Demirel, Ülker Can, Nabi Avcı… İlk kez Eskişehir’de tanıdığım bu isimler milletvekili adayı idi. CHP’den üçüncü sırada olduğunu öğrendiğim Prof. Dr. Gaye Usluer 2011 genel seçimlerinde seçilemeyerek meclis dışında kalmıştı. O günlerden günümüze en çok söyleşi yaptığım isimdir Gaye Hanım. Meclise girememesinin ardından, sıralamada haksızlığa uğraması ile ilgili birçok şey söylendi hakkında. Biliyor musunuz? Onca televizyon sohbetlerimizin önce ve sonrasında ağzından olumsuz tek bir kelam duymadım yakıştırılanlarla ilgili olarak! Ne genel merkezle ne de haksız yere sıralamaya konanlarla ilgili tek bir kelime etmedi. En azından bu konu hakkında duygu ve fikirlerini, benimle paylaşmadı. Aynı zamanda mesleğinde başarılı olmuş bir bilim insanı kendisi. Hem üniversitedeki aktif konumundan, hem de siyasi arenadaki konumunu zerre aksatmaksızın at başı götürdü işlerini. CHP’nin merkez yürütme kurulunda göreve layık görülmesinde bir tesadüf yoktu biliyorum. Partisinin ideolojisini ve Cumhuriyet tarihimizi iyi bilen bu Cumhuriyet kadınının en takdir ettiğim yanı nedir biliyor musunuz? “Onun adamı, onun kadını, onun oğlu, onun kızı” gibi o iğrenç biat kültürünü anımsatan bir tanımlama ile yaftalanmamasıdır. Bu tanımlamalar içerisinde siyasi arenada kendisine yer aramaya çabalayan(bay-bayan)tüm zatı muhteremlere zaten anında antipati duymaktayım. Birilerinin kanatları ya da nüfuzu altında parlatılmaya çalışılan nicelerini yakından tanıdığınızda, zaten bana hak verdiğinizi biliyorum. “Bumuydu ya” diye hayal kırıklığına uğradığımız nice cilalanmış bibloların, cilaları kaybolduğundaki acınası durumlarına tanık oluruz! Donanımlı insanların tercih edeceği yol bu yol değildir malum…

Eskişehir’imizde, klişe “Atatürk söylemleri” ile siyaset yapan nicelerini de tanıdım işim gereği. Bana kimseler gücenmesin doğruyu söylediğim için ama bu parti içerisinde olup 6 oku tanımlayamayan üyeler de tanıdım. Atatürk’ün sağlığının bozulduğu son iki yılda başbakanın kim olduğunu bilemeyen; İnönü müydü, Celal Bayar’mıydı ikileminde kalan kelli felli insanları da tanıdım. Demem şu; Cumhuriyeti organizmasındaki en küçük molekülüne dek içselleştirmemiş, 1919-2014 arsındaki yaşananlar hakkında genel bir bilgi sahibi olmamış kişilerin boş bir gaz tenekesinden farksız göründüğünü herkes net bir biçimde bilmeli artık. Tarihimizle ve Atatürk ideolojisi ile sorulan sorulara “hık mık” etmeden yanıt verecek donanımda olmalı. Kim olmalı diyorsanız söyleyeyim hemen; “Atatürk’ün Partisinden” aday olacak kişiler tabii ki! Sorulduğunda, Mustafa Kemal ile İnönü’nün aralarının son yıllarda neden soğuk olduğunun yanıtını bir çırpıda verebilmeli. Bahriye Üçok ve Uğur Mumcu gibi değerlerimizin katledildiği, Sivas katliamının yapıldı yıllarda iktidarda kimler vardı bilmeli. İktidardakiler ne tür “namus sözü” verip de tutamadılar bunu da bilmeli! Deniz Gezmiş’ler yıllar sonra sahip çıkıyor gibi görünmekle, nutuklar atmakla işin şovu yapanlar şunu da bilmeli! İdam fermanının altında hangi CHP’li milletvekillerinin imzaları vardır acaba? Gelelim yakın tarihimize…

Padişahlık özlemi içerisindeyse toplumun bir kısmı eğer, kapalı kapılar ardında padişah adayının palazlanmasında en büyük rolü üslenen “çakma Atatürkçüleri” de bilmeli benim vekilim! Halka tepeden bakan statükocu zihniyet sayesinde, Cumhuriyet değerlerinin günbegün nasıl tahrip edildiğini net biçimde ifade etmeli artık. Etmeli ki iş işten geçmeden aklımızı başımıza almalıyız toplum olarak…

Gaye Usluer donanımları, samimiyeti ve Cumhuriyete sadakati bağlamında; Atatürk’ün kurduğu meclisin yakışanlarından olacak buna eminim

 

Ya Yılmaz hoca, ya Ataç?

ESTV ve Anadolu Gazetesi haftalardır Eskişehir gündemini belirliyor dersem kimlerin hışmına uğrarım okurlarımız tahmin ederler. Lakin ben yine de doğru bildiğimi söyleyerek yazıma devam edeyim.  Gerçekten de Yılmaz Büyükerşen’in benim programımda açıkladığı “Eskişehir’deki CHP’liler beni bir türlü kabullenemedi” açıklamasından yaklaşık 5 haftadır gündemi oluşturmaktayız. Murat Taşkın ve Cihan Yıldırım arkadaşlarımın programında ise milletvekilliğine sanki göz kırpar gibi oldu diyenler çoğalıyor. Sessiz ve derinden giden biri de Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç! Kanımca son saniyelere kadar da bu tavrını sürdürecek. Ama ilk altı açıklanırken, Gaye Usluer gibi onun adının da üst sırada olacağı kesin gibi…

 

OZANCA

Çıkartıyorsunuz koltukların tadını

Ama unutturdunuz bize ucuzluğun adını

Benim söylediklerim iftira mı yalan mı,

Sizinki can da bizimki patlıcan mı?
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi