Yarından itibaren Dünya'nın gözü bir ay boyunca Brezilya'da olacak...
Gazeteciliğe bağladığımız ilk günlerde "Mehmet Aktop" usta sormuştu:
"Hangi bölümde çalışmak istiyorsun?"
Öylesine bir yanıttı :
"Emniyet, adliye muhabirliği..."
"Hiç başka işin yok mu?" demişti:
"Sporda çalış... Yalnız futbolda değil, her branşında görev yap… Spor muhabirliği, gazeteciliğin ilk-orta, hatta lise öğretimi gibidir..."
Biraz duraksadıktan sonra da noktayı koymuştu:
"Bir başka yararı daha var, memleket görürsün, memleket..."
………..
Öyle başladık...
DDY Spor Salonu’nun dili olsa da konuşsa!
Haftanın en az üç gecesi oradaydık...
Basketbol, voleybol koştur...
''Ya Eskişehirspor'un Avrupa turları?”
Aktop'un söyledikleri çıkıyordu...
Almanya'ya "Erdoğan Bayraktar"la, Romanya'ya "Erdoğan Kâhya" ile gitmiştik...
"İsmail Alkılıçgil" İtalya'ya, "Rıdvan Uysal" Finlandiya'ya gitmişti...
Alkılıçgil anlatıyordu:
"Bir tost ve bir cola için kese kağıdı dolusu Liret verdim..."
Rıdvan abi de Finlandiya dönüşünde "Naci Gelendost" ustaya bir gömlek getirmişti...
Naci abi isyanlarda:
"Ulan Rıdvan, hiç değilse Mahmutpaşa etiketini sök de getir be!..”
………..
Dünya spor medyası Brezilya'da...
Yasağımız olmasa, genç meslektaşlarımız da Avrupa'da bir yerlerde olacak...
Hala umudumuz da var...
"Futbol, yalnız futbol değil işte!.."
Eskişehir’de bisiklet kültürü
-Ülkemiz insanının iki tekerlekli araçla tanışması 1890 yılında olmuştur. O yıllarda "Cin Atı" olarak isimlendirilen bu araca, ülkemiz insanlarının ilgisi olmasa da giderek arttığını söyleyebiliriz.
Kentimizde sanayileşmenin öncülüğünü yapan başta Şeker, DDY ve Hava İkmal Bakım Merkezi fabrikaları olmak üzere tuğla, kiremit, un ve bisküvi fabrikalarında çalışan işçilerin çoğunlukla bisiklet kullandıklarını eskiler bilirler.
Bu da bizlere göstermektedir ki...
"Eskişehir'de bisiklet kültürü oldukça eskidir."
…………..
Yukarıdaki satırları gazetemizin yeni yazarlarından Prof. Dr. "Cengiz Türe"nin son yazısından aktardık...
"Cin Atı ve Eskişehir" başlıklı yazısında, bisiklet kullanımının önemine değinmiş Cengiz Hoca...
1950 yıllarının ortaları...
Başbakan "Menderes", bugünün "Tülomsaş"ı olan DDY Fabrikasına geliyor...
Bir bakıyor, fabrikanın önünde yüzlerce bisiklet...
Müdüre dönüp diyor ki :
"Ben bunları otomobil olarak görmek isterdim!" Bugün gelip görebilse, ne kadar mutlu olurdu…
Trafik ve çevre kirliliği sorununun çözümüne katkısı nedeniyle, bisiklet kullanımının özendirilmesi gerektiğini vurguluyor Cengiz Hoca…Trafik sorununa gerçekçi çözümlerden birini öneriyor... Kutluyoruz kendisini…
"Keşke, alt yapıdan başlanabilse... "
Kraliçenin fiyatını bulduk!
Adam yüzsüzün tekiymiş! Her yerde "Para ile elde edilemeyecek kadın yoktur, fiyatını öğreneyim kraliçeyi bile satın alırım" diyormuş.
Bu söz kraliçenin kulağına kadar gelmiş ve adamı çağırtmış… Gelir gelmez de atılmış:
"Hadi beni satın al da görelim!"
Adam başlamış teklife:
"10 milyona ne dersiniz? Ya da 100 milyona?"
Bakmış kadın oralı değil, bastırmış:
"Sarayınızı altından yaptırırım…"
Der demez kraliçe sormuş:
"Sende o kadar altın var mı?"
Adam dönüp arkasındaki askere fısıldamış:
"Kraliçenin fiyatını bulduk, sıra altınlara geldi!..”
Kiminle konuşuyorsun?
Karı koca oturmuş erlerinde karşılıklı iki kadeh içiyorlar...
Bir ara koca, "Seni seviyorum" diye mırıldanmış.
Karısı, "Konuşan sen miydin?" diye sorunca da “Evet" demiş:
"Şarapla konuşuyordum!.."
Zengin madenci aranıyor!
Madenci ölümlerinin nedeni "Borçlarından dolayı kafası dalgın olan madenciler" olduğu için icraya verilen madencilerin işine son verilecekmiş.
Yeni iş ilanı:
"Asgari ücret alıp hobi için madende çalışacak zenginler aranıyor..."
Günün Şiiri
Işığa dönen kentler
Bir ışık belirir kentlerde
Karanlık düşünce gün batımlarından sonra
Kıpırdayan bir aydınlık mücevherler
Örneğince sokak lambalarından inciler
O ulu duygu için donanan geçitlerde
Yükseklerden en yükseklerden orada
Onlara uzanır elleri gecenin
Bir şarkı duyulur incecik
Bir şarkı ıssız ve derin
Kaç değişimle kaybolmuş ne varsa
Bir zamanlar varlığına inandığımız
O hiç çürümeyen tomurcuklar
O elmas parıltısı damla damla sularda
Tennessee Willams (Varlık-1964)
TÜBİTAK mucizesi!
Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu "TÜBİTAK", Başbakan’la oğlunun ve "Egemen Bağış"la gazeteci "Metehan Demir"in dinlemeye takılan konuşmalarına "montaj" dedi...
Günlerdir tartışılıyor ve konuşuluyor...
"TÜBİTAK", Bilgi Merkezi Yardımcılığı’na Ankara Hayvanat Bahçesi Müdürü "Mustafa Sancar"ın getirilmesinden sonra mucizeler yaratmaya başladı...
Kutlamak gerekir!
Yakında..
"Erkeği kadın da yapabilir!"
Günün Olayı
Üçüncü Havalimanı için 2.5 milyon ağaç kesilecek, 70’den fazla sulak alan betonlanacak...
Üçüncü köprü için de bir o kadar...
Ve de bu "katliama" uygun isim bulundu:
"Zafer anıtı…"
Günün Biberi
Köleci bir düşünce yapısı, çocuklarımızı kelepçelemiş, zincire vurmuş…
İnsanoğlunun “binlerce yıllık tarihi”, birikimi, varoluşuna giden süreç, deneyimi çiğnenmiş...
''Yazık benim ülkemin çocuklarına!”
Günün Sözü
Çocuk yaşta gelinlik, cehaletin ana-baba kılığında gelmesidir,
Kemal Ateş
Cuk
Aslında yaşamı basit yaşamalı..
“YALIN KAFALI"
Olmalı yani!..
İbrahim Ormancı
Günün Balı
Türkiye’de 100 bine yakın “uyuyan şirket" varmış. 76 milyona yakın "uyuyan insan"ın yaşadığı ülke için çok normaldir...
Balthör
Kıssa-dan
En başarılı siyasetçi halk çoğunluğunun aklından geçeni, bağıra bağıra söyleyen adamdır.
T. Roosevelt
Günün İncisi
Ebediyet, bazen iki mesaj arasındaki zaman dilimidir…
Özdeyiş
Karnı aç olana dakikalar gün kadar uzun gelir...
Hanri Benazus