Fransa'nın milli sembolü neden horozdur?

Şinasi Kula yazdı

18 Kasım 2015 00:00
A
a
Sevgili Ahmet Tabak, sosyal paylaşım sitesinden sormuş;Fransa’nın milli sembolü neden horozdur” diyerek.

Yanıtını da harika bir fıkra ile vermiş akabinde…

Bir Fransız diplomat meslektaşına soruyor; Fransa'nın millî sembolü neden horozdur biliyor musun? Meslektaşı bilmediğini söyleyince diplomat yanıtlıyor; Kendi ayakları bokun içindeyken şarkı söyleyen tek hayvan horozdur da ondan…

                                              ***

Yıllarca Cezayir'in anasını ağlattınız, sömürdüğünüz yetmediği gibi halka katliam yaptınız. Lejyonerleriniz hem kestiği kelleleri teşhir ederek fotoğrafladı. Hem de gencecik kızlara-kadınlara tecavüzlerle tarihe geçti. Nazi Almanya’sında olduğu gibi tıpkı! Milyonlarca insanı katleden Almanya zulümlerini nasıl unutturup demokrasi havarisi kesildiyse, Fransa da benzer rezillikleri sürdürdü. Yaptığı tüm insanlık ayıplarından arınıp özgürlük dersi vermeye başladı yeryüzündeki halklara…

Türkiye'yi soykırımla suçladı.

Yıllarca terörü-teröristi besledi, ağırladı, destekledi ve büyüttü. Bir yandan da kardeşlik türküleri söyledi. Bugün ise ödediği ağır bedel, kendi politikacılarının doldurduğu silahın ellerinde patlamasından başka bir şey değil…

Bedelini ise Fransız vatandaşlarına, hiçbir suçu olmayan insanlara ödetti aslında. Bununla da kalmayacak bu olay! Amerika'nın 11 Eylül sonrası yaptığı gibi Ortadoğu'nun petrol ve madenlerini sömürmek için körükledikleri yeni savaşlara malzeme olacak…

Ve siyasiler (küresel sermayenin uzantıları) şarkılarını söylemeye devam edecek, iki ayakları da bokun içindeyken...

                                             ***

Dünya yeniden şekilleniyor dostlarım inanın.

Adına ne derseniz deyin, ister BOP ister JOP ister LOP!

Bir gerçek artık gözle görülmeye başlandı ki; dünya yeniden şekilleniyor. Küresel sermayenin istediği biçimde hem de kan ile…

Büyüttüğü, beslediği ve her türlü kirli senaryoda rol verdiği terör örgütlerini kukla gibi oynatarak hem de! İşine geldiğinde göz yumarak, işine gelmediği anda tepesine bombalar yağdırarak hem de! Sanki bir parça da dinler arası savaş gibime geliyor tüm bu yaşananlar. Ve ne yazık ki samimiyetsiz batılıların oyunlarına düşmekten bir türlü kutulamayan İslam ülkelerinin aymazlıkları da bu süreci hızlandırıyor sadece. Bilimden uzaklaşmayı, ortaçağ karanlığına özlem duyan yaşam biçimi, sanatı karartmaları ve demokrasiyi halka kanıksatmayan liderleri ile batının ekmeğine tereyağı sürülüyor sadece. Hepinize net bir soru sorarak yanıtlarınızı bekleyeceğim saygın okurlarımız. Daha düne kadar “IŞİD terör örgütü değildir” diyen yöneticilerin olduğu ülkeler kategorisinde Türkiye var mıdır yok mudur? Din adına, cihat adına bu kirli örgütlere sempati duyan kitleler ve cemaatler var mıdır yok mudur? Gencecik çocuklarımızın bu kirli örgütlere tetikçi olarak yönelmesini sağlayan kirli yüzler var mıdır yok mudur?

Peki, şimdi ne değişti de “IŞİD terör örgütüdür” gerçeği zikredilir oldu?

 

 

Zeytin, Yahudi ağacıdır!

 

Şu iğrenç yorum, sosyal paylaşım sitelerinde sıkça görülmekte…

                                          ***

Kı­ya­me­te ya­kın Müs­lü­man­lar­la Ya­hu­di­ler ara­sın­da bir sa­vaş çı­ka­cak. Müs­lü­man­lar bu sa­vaş­ta ga­lip ge­le­cek­ler. Öy­le ki Ya­hu­di­ler ağaç­la­rın ve taş­la­rın ar­ka­sı­na sak­la­na­cak, ağaç­lar ve taş­lar da “ey Müs­lü­man, şu ar­kam­da­ki Ya­hu­di­’dir. He­men gel de onu öl­dü­r” di­ye ha­ber ve­re­cek­ler­dir. Fa­kat sa­de­ce zey­tin ağa­cı ha­ber ver­me­ye­cek­tir. Çün­kü o bir Ya­hu­di ağa­cı­dır. Bu­gün İs­ra­il bü­tün ül­ke­ler­de zey­tin ağa­cı dik­me­yi teş­vik et­mek­te­dir. Zi­ra bu ağaç­la­rın Ya­hu­di­le­ri ko­ru­ya­ca­ğı­nı bi­lir­ler…

                                           ***

Gerçekten bu koşullarda akıl sağlımızı nasıl koruruz, ruh sağlığımıza zeval gelememesi adına neler yapmalıyız diye düşünenlerdenim. Evet, her insanın bir dünya görüşü olmalıdır ve herkes karşısındakine saygı duymalıdır. Lakin artık ruhunu karanlıklara teslim etmiş insan görünümündeki ucubelerin karanlık yaşam tarzlarına saygı göstereceğim derken ben akıl sağlığımdan olacağım!

Allah’ın ağacı bu yahu zeytin ağacı! Her santimetrekaresi insanlığa hayır için yaratılmış bir doğa hediyesi. Nefes almamıza, yemeklerimizi pişirmemize, göz estetiğimize, gölgelenmemize aklınıza ne gelirse gelsin her türlü bizim iyiliğimiz için bu ağaç.

Her ağaç gibi! Bunun gibi akılla izanla ilgisi olmayan paylaşımları bir hünermiş gibi paylaşan güruha ne demeli peki? Hatta çeşitli gerekçelerle binlerce zeytin ağacını ülkemin çeşitli coğrafyalarında acımasızca kesenlere ne demeli? Bu doğa katliamına seyirci kalan adalet temsilcilerine ne demeli?

Ondan sonra da pırıl pırıl gençlerimiz nasıl oluyor kandırılıyor da ışid’e ya da pkk’ye katılıyor sorusunu soruyorsun tuhaf tuhaf!

Nedeni belli, yanıtı da ortada değil mi zaten?

 

 

OZANCA

 

ZEYTİN AĞACININ AĞIDI

Yakacık'ta bir zeytin ağacıyım.

Bir zamanlar,

Rüzgârlar okşardı saçlarımı,

Yapraklarım her sabah

Güneşe gülerdi,

Masalar dinlerdim yıldızlardan.

Yaşamak güzeldi.

Dört yanımda

Kardeş ağaçlar, dost çiçekler vardı.

Görseniz, ne yağmurlar yağardı bereketli,

Kuşlar, çocuklar yerdi en çok meyvelerimi.

Nasıl da cömertti toprak ana,

Sere serpe uzardı dallarım gökyüzüne,

İçten bir türküydü yaşamak

O günler nerede!

Yakacık'ta bir zeytin ağacıyım,

Şimdi beton evler sardı çevremi,

Artık ne dalım var, ne yaprağım,

Biliyorum, bir gün kesecekler beni…

                             M. Güner Demiray

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi