Hangi feraseti yüksek arkadaşınızın düşüncesiydi bilemiyorum ama kongrenizdeki o pankart için tekrar tekrar kutluyorum...
Hani “Padişahım, a benim güzel sultanım, canım Abdülhamid’im emanetin artık emin ellerde rahat uyuyabilirsin” yazılı olan…
Gördüğümde inanın duygu patlaması yaşadım, gözlerim yaşardı…
Bu kadar kadirşinaslık, bu kadar iyilikbilirlik, bu kadar vefa, bu kadar sevgi başka hangi partinin kadınlarında olabilir ki…
Tepeden tırnağa haklısınız.
Çünkü:
Sizleri ikinci sınıf bir insan olmaktan kurtaran Ulu Padişahımıza…
Seçme ve seçilme hakkı vererek gerçek birey haline getiren Haşmetli Padişahımıza…
Kara peçeden, kara çarşaftan, burka dan kurtarıp çağdaş bir görünüm kazandıran Canım Padişahımıza…
Kuma, halayık, odalık, cariye olmaktan, muta nikâhı kıyarak onun bunun gecelik keyfi olmaktan kurtaran Al-i Padişahımıza…
Müspet ilimlerin yolunu açarak, doktor, mühendis, hâkim, avukat, profesör, milletvekili, bakan hatta başbakan olmanızı sağlayan Yüce Padişahımıza…
Kısaca: asırlarca sizleri mal gibi alıp satan anlayışa son veren Padişahım Efendimize…
Sultanlar sultanı, hakanlar hakanı, yedi iklim, üç kıtanın sultanı, cihan padişahı, cihan-şümul “Abdülhamid Han” hazretleri için astığınız pankarta sanıyorum bütün ülke hepinize şükran duyuyor…
Ulu Hakanımız artık müsterih, mutlu ve huzur içinde uyuyordur…
Ama bütün bunlar yetmez!
Babası 31’nci Padişahımız “Abdülmecid Han”ı…
Ağabeyi 33’üncü Padişahımız “V. Murad Han”ı…
Kardeşi 35’inci Padişahımız “ V. Mehmet Reşad Han”ı…
Kardeşi 36’ncı Padişahımız “VI. Mehmet Vahidettin Han”ı…
Anmazsanız, onlar içinde güzel bir pankart hazırlamazsanız vallahi kabirlerinde rahat uyuyamazlar…
Bunun günahını da billahi ödeyemezsiniz…
Benden söylemesi…
Haydi! Ülkemin gururu, temiz bakışlı, güzel ve aydınlık kadınları hazır başlamışken durmak yok!
Yola devam!
Bir Annenin Feryadı!
20 Kasım tarihli köşe yazımla ilgili “yetkililer” aradılar geçtiğimiz hafta içerisinde. “Bir annenin çığlığı” başlıklı bir yazımdı bu! Oğlu için çığlık atan bir annenin dramını dile getirmiştim. Oğlunun sentetik madde(zehir) kullandığını öğrenen anne bir başına nasıl mücadele edeceğini bilemediği için beni aramıştı. ESTV’ deki “Sabah Kahvesi” programıma katılıp hıçkırarak ağlamıştı. AMATEM’de yerimiz yok gerekçesi ile iki kez yüzlerine kapıların kapatıldığını anlatmıştı. Bu konuyu bir de köye yazımda dile getirdim 20 Kasım tarihinde. Beni bu konu üzerine aradılar. Aradılar sağ olsunlar ama yazımdan üç hafta sonra ne yazık ki! “Yetkililer” de Odunpazarı Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne yönlendirme yapmışlar, onlar da aradı akabinde. Çok üzgünüm ki artık Mahmut Can Uygur yaşamıyor. Onun gepegenç cansız bedeni Porsuk nehrinden çıkarıldı. Şimdi o anneye dünyaları bahşetsek neyi değiştirebiliriz ki?
OZANCA
HA BABAM
Gariban doğuştan yemiş ayvayı
Beyler sırtımızdan vuruyor payı
El âlem keşfetti yıldızı ayı
Biz düz yolda şaşıyoruz ha babam.
Göz diktiler garibanın aşına
Ne desek ne yapsak boşu boşuna
Ülke geldi uçurumun başına
Gümbür gümbür düşüyoruz ha babam.
Fikret belli irticanın niyeti
Bilmem kimler öder bir gün diyeti
Yıkılacak diye Cumhuriyeti
Gerinip de şişiyoruz ha babam… Fikret DİKMEN
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Kesikbaş’ın ekonomik krize çözüm önerisinin odağında tarım var!
Tarkan Demir
Ataç sert çıktı
Kerem Akyıl
Her şeye rağmen Eskişehirspor!
Kaan Özcan
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy