İşgüzarın iki anlamı var diyor TDK!
1-Gereği yokken, genellikle kendini göstermek için işe karışan kimse.
2-Eli işe yatkın, becerikli kimse!
Elbette ki benim için ilki geçerli, yani lüzumsuz halde, sırf kendini göstermek için bir işe karışanları kastetmekteyim saygın okurlarımız. Eskişehir Yeşilay cemiyeti, şube başkanı İ.Hakkı Civelekler imzası ile Genç Müzisyenler Dernek Başkanlığına hitaplı bir yazı yollamış. Konu hanesinde ise 4250 sayılı kanun hakkında ibaresini kondurmuşlar! Yazının açılımı da şöyle;
“4250 sayılı kanunun 6. Maddesi ve 1. Fıkrası alkollü içkilerin her ne surette olursa olsun reklamı ve tüketicilere yönelik tanıtımı yapılamaz. Bu ürünlerin kullanılmasını ve satışını özendiren veya teşvik eden kampanya, özendirme ve etkinlik yapamaz. Alkollü içkilerin marka tanıtıcı ve ayırt edici hiçbir işareti, alkolsüz içki ve sair ürünlerde alkolsüz içki ve sair ürünlerin marka tanıtıcı ve ayırt edici hiçbir işareti de alkollü içkilerde kullanılamaz. Alkollü içkilerin her türlü reklamının yasak olmasından dolayı türkülerimizde de gereken hassasiyetin gösterilmesini rica ederiz…”
Vay güzel ülkem vay! Benim ülkemde BONZAİ denen dünyanın en tehlikeli zehiri çatır çatır satılırken, on yaşındaki çocuklarımızı bu büyük tehlike karşısında koruyamazken uğraştığımız işe bakın hele! Tam bir yıldır gazete köşem başta olmak üzere, nice anlarda yine gazetemizde manşetten haberler yapmak üzere elimizi taşın altına koyduk bizler. Bu konu ile ilgili Allah rızası için Eskişehir Yeşilay Şubesinden hangi etkinlik yapılmış bana kim söyler? Bu kararlı etkinlikler sonrasında(!) ise hangi olumlu gelişmeler yaşanmış? Narkotik denen çalışmalarını genellikle başarılı bulduğum birim ile ne tür dirsek teması ya da iş birliği halindeler? İşin en trajikomik yanı ise Yeşilay hangi yaptırım gücü doğrultusunda bir derneğe direktifte bulunup ültimatom türü gönderme yapar? Muhterem başkan tüm türkülerden rakı-şarap-bade-içki gibi sözleri kaldırın emrediyorlar! Hem de şu kanun gereği diye not düşüp, kendilerinde o emrin uygulanması yönünde talimat verme hakkı buluyorlar! Emrin olur sayın başkan emrin olur! Haydi, bana da bir yazı yolla da gücünün ne denli büyük olduğunu tüm Eskişehir görsün kardeşim! “Ey Şinasi Kula” başlıklı yazın şöyle devam etsin üstelik…
“Televizyon programlarında rakılı-şaraplı-badeli-içkili türküleri tez zamanda kaldır. Aksi halde…”
Hemen bekliyorum…
Dr. Muharrem Şenel’in Adaylık Şansı?
Kendisi ile dün ES TV’de yaptığımız “Sabah Kahvesi” programına kadar hiç tanışmışlığımız olmamıştı. Ben kendisini Gezi Direnişi sonrasında yaşanan Berkin Elvan’ın katledilmesi sonrasında basın yolu ile tanıdım. Eminim ki o da beni televizyon programlarımdan izlediği kadarı ile tanıyordu. Sabah programıma çağırmamda en önemli faktörü açıklayayım izninizle. Siyasi arena içerisindeki bazı isimler bu kent halkı tarafından gerçekten seviliyor, ilgi görüyor. Gerek gazetedeki köşe yazılarıma gelenler olsun, gerek sosyal paylaşım sitemde yapmış olduğum mini anketler olsun beni bazı konularda fikir sahibi ediyor. Doğru kılavuzluk ediyor mini anketlerime katılan arkadaşlarımız sağ olsular…
Dr. Muharrem Şenel’in gerçekten de samimi sevenleri ve destekçileri oldukça çok. Doktorluk mesleğinin sağladığı hayat kurtarma ayrıcalığı ile güzel dönüşümler elde ediyor. Onu dürüst, ilkelerine bağlı, söylemi ile eylemi denk düşen bir kişilik olarak tanımlayanlar, hümanist yanını da eklemeyi unutmuyorlar…
Yıllardır aktif siyaset içerinde olup CHP tabanından yeşermesi de şansını artıran faktörlerden olmasına rağmen yaptığımız söyleşide kafasında soru işaretlerinin olduğunu gözlemledim. “Fermuar sistem” olarak açıkladığı sistem ile parti içerisinde yaşanma olasılığı yüksek bir sıkıntı imasında bulundu. Partiye yıllarını ve gönlünü vermiş insanların bu yöntem sayesinde adaylık başvurusunun kabul görmemesi durumunda yaşanacaklardan söz etti. Her kelimesine hatta harfine dek de haklıydı zaten bu imasında. Eskişehirliler olarak yıllardır halka dayatılan “ben seçtim oldu” mantığından ikrah getirdiğimizi net bir biçimde söylüyoruz artık öyle değil mi? Bu kentin kültürüne uyum sağlamayanlar, gitsin kendi şehirlerde muradına ersin demiyor muyuz hep bir ağızdan? Eli işte gözü oynaşta diye bir deyim ar bilirsiniz! Gönlü İstanbul’da ya da gözü Maraş’ta ise insanoğlunun, muradına da buralarda ermesinin doğruluğunu söylemiyor muyuz? O halde bu seçimlerde Eskişehirli net bir ders verecek bilin ki. Tepeden inme diktelere boyun eğmeyecek tüm kalbimle inanıyorum. Söz konusu Muharrem Şenel ve CHP ise bu yazımızda sözü oraya getireyim hemen. Eskişehir’de CHP tabanı başta olmak üzere, solun tüm kesimlerinde geniş kitlelerin güvenini kazanmış iki isim var. Birisi Prof. Dr. Gaye Usluer, diğeri Dr. Muharrem Şenel. İkisinin de yüreklerinin hakkı ile Eskişehir’i çok iyi temsil edeceğine olan inanç oldukça yüksek. Onların ve seçmenlerinin hayal kırıklığı neyi getirir biliyor musunuz? CHP’nin sadece ve sadece tek milletvekili kazanarak seçimde hüsran yaşamasını getirir. MHP’nin iki milletvekili çıkarmasını getirir.
OZANCA
Silkin hele Anadolu yiğidi
Ulu dağlar gibi heybetliyiz biz
Altaylardan beri sökün eyledin
Hakikat yolunda gayretliyiz biz…
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Kesikbaş’ın ekonomik krize çözüm önerisinin odağında tarım var!
Tarkan Demir
Ataç sert çıktı
Kerem Akyıl
Her şeye rağmen Eskişehirspor!
Kaan Özcan
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy