Eskişehir Milli Eğitim Camiasında Neler Oluyor!

Eskişehir Milli Eğitim Camiasında Neler Oluyor!

23 Eylül 2014 09:20
A
a
Ayhan Aydıner kardeşim bu konu üzerine detaylı haber ve köşe yazıları yazdı. Eskişehir Milli Eğitim camiasında bir huzursuzluk olduğu, gün gibi aşikâr yazılanlara göre. Geçtiğimiz haftalarda da ES TV’de yayınlanan program sonrası(Sadi Seda) eğitim sendikaları arasındaki sözlü savaş sürmüştü anımsarsınız. Canlı yayına katılan Milli Eğitim Müdürü Necmi Özen her ne kadar sorun yok türünden açıklamalarda bulunsa da, katılımcıların iktidara yakın diye niteledikleri sendikanın il başkanı “beni medyatik ettiniz, meşhur ettiniz” diye keyiflense de, ortada sıkıntı yok demek ne denli doğrudur acaba? Sendika başkanları, müdür atamalarındaki puanlama sitemindeki hata veya kayırmaların olduğunu verilerle açıkladılar. Gözlemlediğim kadarı ile Türk Eğitim-Sen Eskişehir 1 No’lu Şube Başkanı Haydar Urfalı, çok detaylı bilgi ve dokümanlarla kamuoyunu aydınlatmıştı. Sonuç olarak, iktidara yakın olduğunu söyledikleri malum sendika dışındaki tüm müdürlerin ve müdür adaylarının beklentilerinin olmadığının altı çizilmişti…

Aydıner’in, “Mustafa Kemal’e skandal müdür” başlıklı haberinde şöyle deniyor; “Üç yıl önce Odunpazarı Milli Eğitim Şube Müdürlüğü döneminde devlet memuru statüsünde olmayan akrabasının gri pasaport alması için onu AB Projesinde görevliymiş gibi göstererek, evrakta sahtecilik yapan Hakan Cırıt’ın geçici görevlendirme ile Mustafa Kemal İlkokulu’na Müdür yapılması eğitim camiasında tepki topladı...”

Söz konusu kişiyi, sendika olarak gazetemizi ziyaret için geldiklerinde tanımıştım. O zamanki sendika başkanı da, şimdilerde Bilecik Milli Eğitim Müdür olan İsmail Altınkaynak idi. Yazılarımdan ve söylemlerimden dolayı beni, dolayısı ile dünya görüşlerimi iyi biliyorlardı ekipçe. “Badem-Sen” başlıklı yazımı anımsatanlar oldu o ziyaret esnasında. Kendilerine 25 yıllık beden eğitimi öğretmenliğimden emekli olduğumu söylediğimde şaşırmışlardı. Ayhan Aydıner’in söz konusu ettiği okul müdürü o ziyaret esnasında “göbeğin var, nasıl beden eğitimi öğretmenisin” diye şaka yaptığında şu yanıtı vermiştim kendisine; “gel bir el ense çekeyim, o zaman anlarsın nasıl beden eğitimi öğretmeni olduğumu…”

Kendilerine de üstü kapaklı anımsattığım bir gerçek var ki değerli okurlarımızla da paylaşmak isterim… Bir sendika düşünün ki iktidar ile hiç ama hiç sorun yaşamasın! Bir sendika düşünün ki on binlerce öğretmen adayı işsizlikten kırılırken, intiharlar yaşanırken bu konu hakkında tek kelam etmesin! Bir sendika düşünün ki, özgürlük deyince sadece sakal bırakmak ve türbanla serbestçe derse girmek olarak algılasın. Bir sendika düşünün ki, iki yüz binin üzerinde öğrencinin yaşadığı, BONZAİ tehlikesinin ayyuka çıktığı bu kentte ağızlarından bu konu ile ilgili tek kelam çıkmasın! Varsa yoksa okullara müdür atamaları konusunda pratik yapsın! Valla hiç kusura bakmayın ama sizin sendikacılığınız bu konumda ve bu koşullarda sadece sizi bağlar! Öğretmen arkadaşlarıma da, hayal kırıklığı yaşayan okul müdürü arkadaşlara da bir kez daha anımsatmak isterim. Bu gelinen günleri ben ve benim gibiler yıllar öncesinden hatırlatırken, “komplo teorisi yazıyorsunuz” diye hafife alanlar eminim ki şimdilerde anlamışlardır işin ehemmiyetini…

Memlekete bak; iki ayrı bilirkişi, iki ayrı karar!
Vişnelik Mahallesinde bir fırın haberimizi anımsarsınız saygın okurlarımız eminim. Beş katlı bir apartmanın zemin katındaki fırın ne zaman meşe ağaçlarını tutuşturup fırın ateşini yakmaya kalksa, apartman sakinleri “toz duman içerisinde kaldıklarını” söyleyerek ayaklanıyor. Haberimiz sonrası yine bilirkişi yollanıyor fırına. Bu kez ilk bilirkişi raporunun tam aksi yönünde karar çıkıyor. İki bilirkişi raporu ve ikisi de birbirinin tezatı. Güler misiniz ağlar mısınız? Bu nasıl memleket gerçekten ya! Güvenilecek hiçbir kurum kuruluş kalmadı mı artık? Kanun, adalet, hukuk, gak, guk,guguk…

OZANCA

Köy Öğretmeni

Ben bir köy öğretmeniyim,
Alnımda ışık, Gözlerimde nur…
Alıp götürmeyin beni şehirlere,
Götürmeyin ne olur.
Bir köy öğretmeniyim,
Katıksız duygular içinde yaşarım.
Çıplak ayaklar basar yüreğime,
Onları tutar, okşarım.
Ben bir köy öğretmeniyim,
Evlerde motif, dillerde destan
Gölgesi düşer ay-yıldızın üstümüze,
Ve gönüllerde büyür vatan.

                       Tarık ORHAN
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi