YAZIYORUM
ESKİŞEHİR’İN SEÇİM ANALİZİ
Eskişehir siyasi konjonktürü demokrat parti geleneğini sürdürmekle birlikte, özellikle Yıldıztepe dediğimiz(Gültepe-Büyükdere-Göztepe) denilen bölge olarak ağırlıklı olarak sol partilere oy kullanır. Yukarıda Yenikent az berisinde lojmanlardan da ağırlıklı olmasa da sol oyların toplandığı bölgelerdir. Şehir merkezine yakın olan Vişnelik, İstiklal Mahallesi, Kırmızı Toprak mahalleleri de sol oyların toplandığı bölgelerdir. Eski Odunpazarı yerleşim yeri olmaktan çıktığından sol oyların bir kısmını oluşturur. Takkalı Mahallesi dediğimiz bölge sol ağırlıklı olup, Gökmeydan yerleşim yeri olarak eskiden sol olsa da şimdilerde değildir...
Bu mahalleler Odunpazarı bölgesini oluşturmaktadır, burada adayın önemi sıraladığım nedenlerden dolayı ilk planda olmamıştır. Fakat Tepebaşı bölgesi dediğimiz mahallelere baktığımızda Uluönder ve Bağlar bölgesi hariç ağırlıklı olarak Esentepe, Şirintepe gibi mahallelerde sağ seçmen etkilidir. Önceki seçimlerde Tepebaşı bölgesinde Yılmaz Büyükerşen faktörü etkisini göstermiştir. Ama Odunpazarı’nda Sayın Büyükerşen’in işaret ettiği kişi olmasına rağmen, Erman Gölet faktöründen dolayı seçmen oy vermemiştir. Yani bu seçimlerde CHP yönetimi ile Yılmaz Hocanın arasında uyum olmazsa AKP adayının işi pek zor olmayacaktır. Bu yerel seçimlerde Hoca faktörüyle seçim alma olasılığı yüksek olmakla beraber, Tepebaşı bölgesinde seçim almak halen kolay değildir. Burada da CHP içerisindeki kısır çekişmeler, teşkilat olarak halka hala ulaşılamaması, seçimin sanki on yıl sonra olacakmışçasına partililerdeki lakayıtlık Ahmet Ataç’ın en büyük rakibidir. Hocanın bağımsız adaylığı söz konusu olduğunda seçmenin Tepebaşı’nda AKP’ye kayma olasılığı vardır. Büyükşehir’e adaylıkta zorlanmasa da, CHP ilçelerde aday gösterirse (ki gösterir)seçim kolay değildir...
DIŞARDAN GAZEL
"UBUNTU" NEDİR?
"Afrika'da çalışan bir antropolog bir kabilenin çocuklarına bir oyun oynamayı önerir, ağacın altına koyduğu meyvelere ilk ulaşanın ödülü o meyveleri yemek olacaktır. Onlara, "Haydi, şimdi başla! Birinci olan alacak!"
O an bütün çocuklar el ele tutuşur, koşarlar ağacın altına beraber varırlar ve hep beraber meyveleri yemeye başlarlar. Antropolog neden böyle yaptıklarını sorduğunda şu cevabı verirler; "Biz ubuntu yaptık. Yarışsa idik, yarışı kazanan bir kişi olacaktı. Nasıl olur da diğerleri mutsuzken yarışı kazanan bir kişi ödül meyveyi yiyebilir? Oysa biz ubuntu yaparak hepimiz yedik. Ubuntu'nun anlamını açıklarlar onların dilinde: “Ben, biz olduğumuz zaman benim…”
OZANCA
Sana geldim dedi ve gitti rüzgâr
Başka kentlerin bakışını tırmalamaya
Gelenler, gidenler, kapanıp açılan kapılar
Derin ağıtlar bırakarak yüzümüze gittiniz
Kızıllığı bağrına basan akşamlarda
Çitileyip astık vicdanı
Ama o elma sersemi kaçaklarız
Yasemin dizemiyoruz kana…
Kıbrıslı şair arkadaşım Mine Ömer’den