ESKİŞEHİR’DEKİ KUTLAMALARIN BİÇİMİ DEĞİŞEMEZ Mİ?

ESKİŞEHİR’DEKİ KUTLAMALARIN BİÇİMİ DEĞİŞEMEZ Mİ?

15 Ağustos 2013 09:52
A
a

YAZIYORUM

 


 

Aslında sadece Eskişehir’de değil, ülkemin genelindeki yanlışlığa değinmek istedim bu yazımda. Bunun adı yanlışlık mı, kasıtlı olarak kitleleri apolitize etmenin bir yöntemi midir adını siz koyun. Çok güzel bir söz vardır; Evrende en büyük kayıp sorgulama yeteneğini yitirmiş bir beyindir diyerek. Sorgulama yeteneğini yitirmemiş beyin sahipleri çok iyi bilirler ki, hâkim sınıflar kendilerini sorgulamayan bir halk isterler. Sorgulama yapmayan bir halk yaratmanın da birçok yöntemi vardır elbet. Ulusal değerlerine, diline, kültürüne yabancılaştırılır öncelikle. Beğeni yeteneği sıfırlaştırılır, bu dünyayı önemsiz kılıp öbür dünya için yatırım yapması üzerine programlandırılır daima…

Popüler bir kültür yaratır hâkim sınıf. Öyle bir kültürdür ki bu yeni yaratılan kültürde yükselmek için her şey mubahtır. En yakın arkadaşını ezip geçmek, demokrasiyi bir araç olarak kullanıp hedeflediği istasyonda inmek de bunlardan birkaçıdır sadece. Vatan, bayrak, bağımsızlık gibi değerleri savunanlar topluma düşman olarak, suçlu olarak tanıtılır adeta. Hak yememek ya da dürüstlük de salaklıkla eşdeğer gösterilir. “Benim memurum işini bilir” sözü de tarihe bir ayıp olarak düşen örneklerden sadece birisidir işte!

Şimdi gelelim yazımın başlığına. Eskişehir’de kutlamaların yöntemi değiştirilemez mi sorusunun yanıtını araştıralım. Bir kentin valisi merkezi yönetimin, büyükşehir belediye başkanı da yerel yönetimin en üst temsilcileridir. Daha sonra büyük ilçelerimizin belediye başkanları gelir tabii. Ellerinde çok büyük yetkiler ve olanaklar vardır hepimizin bildiği gibi. Peki, bu kutlamalarda şimdiye dek alışageldiğimiz yöntem nedir saygın okurlarımız? İster ulusal bayramlarımızda olsun, ister dini bayramlarımızda olsun olmazsa olmazların başında ne gelir? Olmazsa olmazların başında müzik gelir. Müzik deyince akla ne gelir? Elbette ki popüler kültürü en iyi temsil eden sanatçı(cık)lar akla gelir. Kentin en büyük meydanında ya da futbol sahalarında göbeciklerini atıp, cukkaları kapıp giderler. İyi de ne verirler bu gariban halka bu işlerin sonunda? Dünya gerçeklerinden uzak, Ulusal değerlerin zerresinden nasibini almamış bu türler halkına ne verebilirler ki? Biz onları yermek yerine bizim yerel ve merkezi yönetimlerimizi bir kez daha uyarmalıyız, doğru olan budur. Siz okurlarımız, siz duyarlı Eskişehirliler, siz sorgulama yeteneğini yitirmemiş vatan sevdalıları… Artık böylesi absürt kutlamaları bize dayatanlar, nefeslerimizi enselerinde hissetmeliler artık!

 

 

 

 

UZAKTAN GAZEL

 

HANGİ DİN BU YA?

 

Vahhabi müftü Muhammed El Arifi, Suriye ile ilgili verdiği fetvada bakın neler demiş... “Suriye'deki militanlar iki yıldır savaşmakta, bu yüzden uzun süredir cinsel ilişkiye giremediler. ÖSO militanlarının muta nikâhıyla Suriyeli kadınlarla kısa süreli evlilikler yapabilirler. Mücahitler(yabancı militanlar) Suriyeli kadınlarla ilişkiye girerek cinsel arzularını tatmin edebilmeli, böylece militanların Suriyelileri öldürmek için kararlılığının artar. Cinsel ihtiyaçları gidermek için yapılacak evliliklerde dul, boşanmış ve 14 yaşından büyük kadınların tercih edilmeli. Militanların cinsel isteklerini karşılamanın cennete gitmek için yerine getirilmesi gereken bir görevdir…”

Hangi din buya?

 

OZANCA

 

Çoktur Efendim

Bizim memleketten haber sorarsan

Kimi açtır kimi toktur efendim

Koltuğu bulanlar bizi unuttu

Arada sürünen çoktur efendim

 

Avukat elinden hâkim şaşırdı

Adalet sabrını böyle taşırdı

Soyguncu fakirde boza pişirdi

Akıl fikir vicdan yoktur efendim

 

Seneler geçse de onmaz bu yara

Fakir fukaraya güneş kapkara

Devrin peygamberi kesildi para

Hastaları çığ yer doktur efendim

 

Mahzuni Şerif'im kime darılır

Sazı koyar başka şeye sarılır

Bir gün her zalimden hesap sorulur

Çünkü Hak'kın yolu haktır efendim…

 

 

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi