Eskişehir'deki hayvan koruyucular ne kadar samimi?

Şinasi Kula

14 Ocak 2015 23:39
A
a
Salı günü hiç tanınmamış iki ismi konuk aldım. ES TV’de her sabah 11.00 de başlayan “Sabah Kahvesi” programımda bu iki insan hayatlarında ilk kez kamera karşısına geçiyorlardı. İkisinin de ünlü olmak gibi, ilerde meclis üyeliği gibi, milletvekilliği gibi, belediye başkanlığı gibi en ufak bir hayalleri olmaksızın; kendilerini adadıkları bir işten ötürü konuğumdular sadece…   

Nurhan Gökgül ve Müzeyyen Uzun Çakır” adlarındaki iki bayandan biri Yozgatlı, diğeri Eskişehirli. Nurhan okumak için bu kente gelen bir genç, Müzeyyen Hanım ise kendisini sokak hayvanlara adamış duyarlı bir hemşehrimiz. Sosyal paylaşım sitesinde, “Eskişehir Besleme Gurubu” adlı bir gurup kurarak, kendileri gibi duyarlı 13-15 insanı organize etmişler. Her Pazar günü 12.00 de buluşup topladıkları yiyecekleri ormanlık alana yakın ilçelerimizin kalpsiz insancıkları tarafından bırakılan köpekleri ve kent çöplüğünün civarlarındaki zavallı hayvanları doyuruyorlar…

Malumunuz son yılların en yoğun ve aralıksız kar yağışı hayatı alt üst etti kimi. Kentin içerisindeki mazlum patiler bile apışıp kaldı, günlerce aç ve susuz direndiler zorluklara. İşte tam bu sıralarda bahsettiğim gönüllüler kentin dışında kaderlerine terk edilmiş bu mazlumların yardımına koştular her gün.                 

Az da olsa ve ağırlığı kent dışından da olsa sponsorlar sayesinde yüzlerce kilo mama dağıttılar her gün onlara. Bu bahsettiğim 15 civarındaki güzel insan kendi elleri ile köpekler için yuva yaptılar. Biz insan iken söylenen her söze kanıyoruz öyle değil mi? Üç diyorlar tamam diyoruz, beş çocuk diyorlar anında icraata başlıyoruz. Allah rızıklarını verir deyip düzüne çocuğu sokaklara salıp, gazete sayfalarını hazin haberlerle süslemeye devam ediyoruz. İyi de bunlar hayvan ne yapsınlar ey okurlarımız? Kışın karın ortasında dünyaya getirdikleri minicik yavrularla inanılmaz acı görüntüler yaşatıyorlar! İnsanım deyip de yüreği yanmayan tek bir Allah kulu düşünemiyorum and olsun!

Dernekler ve kent konseyleri eyvallah, buradaki hayvan dostlarının büyük bir bölümü samimi. Lakin eksik olan bir konu var! Namık-Zeytin gibi kentin kanıksadığı şanslı patilerimiz için seferber olan yurdum insanları hiç kent çöplüğüne gittiler mi? Ormanlık bölgeye gittiler mi? Muttalip taraflarına yolları düştü mü? Sarısungur’daki yazlıkçıların (hepsi değil ama sonradan görme bir avuç güruhun) yanlarında getirdiği evcil hayvanların terk edilmesi sonucu oluşan vahim tabloyu bileniniz var mı? Kısacası merkezin dışında gerçekten içler acısı halde bulunan o canlardan haberleri var mı bu arkadaşların? Evimizdeki patilerin dışında bir dünyadan haberimiz var mı? Hayvan koruyuculuğun çok daha fazla fedakârlık gerektirdiği kanısındayım sizler ne dersiniz? Valilikte, kent konseylerinde vs muhtelif zamanlarda yapılan toplantılarda bu mağdur varlıklarla ilgili ne kararlar alıyorsunuz? Neden merkezin dışındaki bu canlar ilgi alanınıza girmiyor? Sahadaki aktif hayvan koruyuculara el vermek neden zorunuza gidiyor? İstanbul-Aydın-Antalya’dan kuru mama yollayan duyarlı insanlar ya da firmalar kadar destek vermek zor mu? Sorum çok ama biliyorum hiç birinizden yanıt gelmeyecek…


Eskişehirli kadınlar Kobani’yi ısıtsın ısıtmasına da!

Kim yönlendiriyor, akıl hocaları kimler bilmiyorum ama bildiğim bir konu var ki kılavuzluk edenler işin medya sayfalarını hedefleyerek böylesi işlere öncülük ediyor. Kobani nire, Eskişehir nire diye sorsak bu değerli hanımlara Kobani’nin yerini tarif edecekler mi bilemem! Ya da Eskişehir’de merkez ilçelerimizin dışında kaç ilçe daha var desek eminim ki hepsi de doğru yanıtlar! Öncelikle Eskişehir’imizde ekonomik sızı yüzünden okula gitmekte zorlanan evlatlarımız var mıdır yok mudur acaba? Daha geçtiğimiz günlerde haberini yaptık anımsayınız. Burnumuzun dibinde bir SATILMIŞOĞLU köyü var (mahalle demiyorum özellikle) ve bu köyün okulunda yakıt sıkıntısı başta olmak üzere neler neler yaşandı. Kaç bayanımızın haberi var peki burnumuzun dibindeki insanlarımızdan? Müthiş bir kar gördü Eskişehir, sokak hayvanları kırıldı açlıktan. Hangi hanımın yüreğinde minik bir sızıya dönüştü bu yaşananlar? Güneydoğuda bir ailenin dört çocuğundan ikisi bir gün, diğer ikisi de öbür gün okula gidiyorlarmış. Öğretmenin dikkatinden kaçmamış bu olay, öğrenmiş ki çocukların giyecek ayakkabısı olmadığı için ikisi bir gün, diğer ikisi de öbür gün gitmek zorundaymış. Sizlere bin tane örnek veririm muhterem hanımlar. Onun için medyatik haber yerine amacına ulaşan etkinlikler size daha çok yakışır. Çünkü sizler “ANASINIZ.”

“Bu toplumun ikiyüzlü erkek egemen alışkanlıkları size yakışmaz!”


OZANCA

Nice insanlar gördüm üzerlerinde elbise yok

Nice elbiseler gördüm içinde insan yok…

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi