Eskişehir’de şehir plancıları nerede?

Eskişehir iyisiyle, kötüsüyle, eksiğiyle, fazlasıyla hala Türkiye’nin en yaşanılabilir şehirlerinden biri. Son yıllarda sosyolojik olarak bir değişim ve dönüşüm içinde olsa da hala nefes alabildiğimiz şehirlerden.

27 Ekim 2025 09:04
A
a
Eskişehir iyisiyle, kötüsüyle, eksiğiyle, fazlasıyla hala Türkiye’nin en yaşanılabilir şehirlerinden biri. Son yıllarda sosyolojik olarak bir değişim ve dönüşüm içinde olsa da hala nefes alabildiğimiz şehirlerden. Evimden veya iş yerimden çıktığımda birçok yere yürüyerek ya da bisikletle gidebiliyor olmak bu şehrin en sevdiğim özelliklerinden. Küçük ama bir yandan da büyük, canlı ama bir o kadar da sakin ve huzurlu kalmaya direnen şehirlerden biri Eskişehir.

Onu büyütmeye, kalabalıklaştırmaya, yormaya, betonlarıyla hırpalamaya çalışanlara inat direnen şehir Eskişehir. Eskişehir’i Eskişehir gibi kabul edemeyen, onu küçük İstanbul, görece İzmir, biraz Bursa gibi bir şekle sokmaya çalışanlar son yıllarda açıktan ses yükseltmeye başladı.

Bu ses yükseltenler kimler? Gayrimenkul danışmanları, emlakçılar, esnaf, siyasiler derken listeyi uzatabiliriz. Yani alanında uzman olanlar değil de işinde, siyasetinde, ticaretinde uzmanlaşmış kişiler. Sık sık da “Eskişehir büyümeli”, “Yeni imar alanları açılmalı”, “Eskişehir göç almıyor, şehre göç gelmeli” gibi açıklamalar yapıyorlar. 
İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Orkun Kılıç, altını çize çize Eskişehir’in yeni imar alanlarından çok mevcut yapı stokunun yenilenmeye ihtiyacı olduğunu söylüyor. Özellikle de şehir merkezi için. Doğru da söylüyor. Fakat yıllardır en ufak bir depremde birkaç gün kentsel dönüşüm, güvenli yapılar meselelerini konuşup sonra günlük tartışmalara geri dönüyoruz maalesef.
Bir şehrin gelişmesinin tek yolu yeni imar alanlarının açılmasından ya da göç almasından mı geçiyor? Gelişmişlik şehri kontrolsüz şekilde büyütüp şehrin çevresini şantiye alanına dönüştürmek mi? Ya da sanayiye ucuz iş gücü yaratacak mahalleler yaratma planları mı? Kontrolsüzce büyüyen şehirleri görüyoruz. Yeşil Bursa beton Bursa’ya dönüştü. İzmir ise her geçen yıl İstanbul olma yolunda ilerliyor. Yaşam alanları, yeşil alanlar daralıyor; insanların nefes alabileceği yerlerde beton yapılar yükseliyor. Eskişehir’i ‘büyütelim’ diyenler örnek verdikleri şehirlerde insanların artık yaşamak istemediğini, kendilerini güvende hissetmedikleri için farklı arayışlara girdiklerini, kiralarını ödemekte dahi zorlandıklarını ve niteliksiz, yorucu bir yaşam tarzının dayatılmasından kaynaklı kaçış yolu aradıklarını biliyor mu acaba?

Şehir planlamasını şehre göç gelsin ya da yeni imar alanları açılsın ticaret hareketlensin, konut satışlarında sirkülasyon olsun gibi düz bir mantıkla açıklayamayız. Göç sadece fiziksel bir mesele değil aynı zamanda sosyoloji ve antropolojinin de alanına giren bir konudur. 

Göç meselesini ve yeni imar alanlarını konuşurken Eskişehir’in doğal kaynaklarını da konuşuyor muyuz? Geçen hafta Eskişehir Teknik Üniversitesi Ekoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cengiz Türe ile bir röportaj yaptık. Cengiz Hoca, Eskişehir’in su stresi yaşayan şehirlerden biri olduğunu üstüne basa basa söyledi ve “Su miktarı açısından doğru yönetilmesi gereken bir alanda bulunuyoruz” dedi. Mevcut Eskişehir nüfusuna seneye su verebilecek miyiz diye düşünürken ya da önce bunların önlemlerini almak gerekirken, şehre akın akın göç gelmesi hangi mantığa ya da hangi bilimsel gerçeklere dayandırılarak istenir ki? 

Sanayide ve tarımsal üretimde su israfı almış başını gitmişken, Sakarya Havzası’nı yok edeceğini bile bile altın madenine ÇED olumlu kararı verilirken, şehrimiz için yeni göç dalgası istenmesi normal mi? Sağlıklı ve güvenli yaşam hakkımızı elimizden alacak olan onca tehlikeyle karşı karşıya kalmışken ve bunların önüne geçmek varken neden yeni düğümler atılmak isteniyor şehre?

En önemlisi şehir planlamasına sadece ticari kaygılarla bakanlar neden yüksek sesle konuşuyor? Bu şehirde öne çıkan bir şehir plancısı neden yok mesela? Diğer belediyelerin idari şemalarına baktım da birçok belediyede belediye başkan yardımcısı ya da genel sekreter yardımcısı pozisyonlarında şehir plancıları varken bizim şehrimizde hala bu pozisyonlarda şehir plancıları yok. Şehre dair, şehrin geleceğine dair ticari kaygıları olanlar değil de bilimsel kaygıları olanların konuşma zamanı gelmedi mi? Şehrin doğal kaynaklarını ikinci plana atanlara sormak isterim: Seneye evinize gelecek misafirinize dahi bir bardak su verememe ihtimaliniz olduğunun farkında mısınız?

 
1000
icon
bilal Ekiciler mahlle sakini 29 Ekim 2025 07:52

Özellikle şu sümer mahleesinde belediyenin yeni yaptığı balık yeme yeri her yer beyaz yeşillik gitmiş yerler taş seki yaptılar ağaç gibi bir şey taktılar onu bile beyaza boyadılar bu ne bodrum filan özentisi anlaşılmaz bir şey burası Eskişehir Eskişehir kalmalı güzelim yeşil yer oldu bembeyaz boyalı taşlık bir yer oldu. O yere de yazık harcanan paraya da yazık.

0 0 Cevap Yaz
Eses 28 Ekim 2025 00:06

Size katılmıyorum. Şehrin çoğu mahallesinde (Çamlıca, Şirintepe, Yıldıztepe, Uluönder, Tunalı, Fatih, v.s.) binaların çoğu yenilendi zaten. Arsa açılmaması vatandaşa hizmet yerine konut fiyatlarını aşırı yükselterek imkansıza götürüyor. Ayrıca Kırmızıtoprak, Vişnelik gibi mahallelerde eskiyen yapılar zaten çok katlı olduğu ve bu bölgede yerleşik nüfus ağırlıklı olarak yaşlı ve emekli insanlardan oluştuğu için müteahhitlerin yenileme için istedikleri rakamları ödemekten çok uzaklar. Bu durumda sıkışmış kent yapısını açarak vatandaşın ekonomisine yönelik mühendislik hizmeti almış yapılara ihtiyaç var. Yapılaşmaya açılan yeni yerler çok mu uygun derseniz Aşağısöğütönü, Yukarısöğütönü ve Zincirlikuyu'nun imara açılması yanlıştı. Bu bölgelerde adam diksen yetişir. Tarım alanı mahvoldu.

0 0 Cevap Yaz
Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi