Eskişehir'de düello!

Şinasi Kula yazdı

3 Şubat 2016 07:41
A
a
Öncelikle şunu net açıklayayım!

Son zamanlarda Eskişehir güzelliklerle anılan, mazlum ya da masum Eskişehir değil bayanlar baylar. Hayatın her alanında kaos ve sevimsizlik diz boyu artık bu kentte. Bu tür yazılarımızı birileri alıp kendi köşelerinde alıntı yapmayı sever bilirim. Ama şunu da açıkladıktan sonra yapmak isterlerse buyursun yapsınlar. Bu kaos ve keşmekeşliğin sorumlusu ne Eskişehir Emniyet Müdürlüğü’dür, ne de her olumsuzlukta yaftalamaya kalktıkları (yine o birilerinin) yerel yönetimlerdir. Samimi çabalarını bildiğimiz Eskişehir Emniyet Müdürü Sayın Mustafa Şahin başta olmak üzere, teşkilatın büyük bölümü için Eskişehirliler olarak gözlemlerimiz olumludur. Yerel yönetimlerin de bu kirlilikte zaten direkt olarak suçu ve günahı yoktur. Onun için alıntı yapacak olan arkadaşlarımız yazımızı sonuna dek okusunlar lütfen…

Türkiye son on yıldır bütün değerleri ile oynanarak ters getirildi ne yazık ki. Denene denene, sınana sınana, sabır taşı zorlana zorlana yapıldı bu iş. Sabırla ve inatla, kararlılıkla yapıldı…

İnsanlar resmen ayrıştırıldı, hem de birbirlerinden nefret edercesine ikiye hatta üçe bölündü. Kendi içlerinde birlikten yanaymış gibi görünenler de ayrıntılarda ayrıştırıldı. Yani o birlikteymiş gibi görünenler de Fenerbahçe-Beşiktaş-Galatasaray gibi birçok ayrıntıda kavga etmek üzere ayrışmış durumdalar. Kısacası net olarak görülüyor ki insanlar dindar-kindar paydaşlıklar başta olmak üzere paramparçalar. Kimse kimseyi kandırmaya kalkmasın görünen köy kılavuz istemezmiş. Hele ki burnumuzu tezekten çıkarmayan kılavuzlara hiç mi hiç gerek yok!

Sevgi üretemiyoruz Ulus olarak, bayramlar dahi anlamlarını çoktan yitirmiş gitmiş. Sevinç yok hatta sevinç zırnığı yok artık yüreklerimizde. Bilge insanlar olgun başak gibi engin gönüllüyken, şimdilerde artık zır cahili “büyük dağları ben yarattım” kibri ile burnundan kıl aldırmıyor. Herkes, ama herkes en iyisini ve en doğrusunu biliyor. Kimsenin kimseyi dinlemek, öğrenmek gibi bir derdi kalmamış. Herkes bilge, herkes, sanatçı, herkes zeki, herkes keşiş…

Hangi konu açılsa “onun kitabını ben yazdım” demekten zerre çekinmeyen angus sürüsü yüzünden makûs talihin paydaşı olmaya devem ediyoruz işin berbat yanı…

Bir de son beş yıllık dönemde milyonlarca insan zincirlerinden boşanmışçasına yalama olan gümrük kapılarından akın ettiler ya ülkemize! İşte bu da işin tüy dikme kısmı oldu. Hamura çamur karışınca, bozulmaya meyilli maya da bozuluverdi anında. Bu millet benim altmış yıldır tanıdığım millet değil yeminle…

Eskişehir’de gerçekten insanı gelecekle ilgili kaygılandıran olaylar yaşanıyor. Alın işte en son yaşanan bir örnek…

Birlikte akşam yemeği için oturan insanlar, ikişer duble de alkol aldıklarında birbirlerini düelloya davet ediyorlar. Sanki arada kırk yıllık husumet var, kan davası var! Gerekçeleri ne olursa olsun işin sonunda düello yapan iki kişide hayatlarından oluyorlar. Karlar üzerinde iki cansız beden, gecenin alacakaranlığında yazılı ve görsel medyaya sadece malzeme oluyorlar…

Hâlbuki ikisi de yaşasaydı, ertesi gün bu kavganın nedenlerini irdeleselerdi bir incir çekirdeğini doldurmayan gerekçe yüzünden neden kavga ettiklerine anlam veremeyeceklerdi inanın. Son on yıllık süreçte tüm değerlerini kendi elleri ile talan bu toplum artık kendisine yabancı hatta başkalaşmış bir toplum oldu. İsimlerin, Ahmet, Mehmet, Ali, Şinasi olmasının hiçbir anlamı yok artık. Anadolu’da yaşayan ve Anadolu’dan uzak yabancılarız bizler inanın…

Bu gerçeklerin farkına varamayalım diye oyuncaklar vermişler hepimizin eline. En etkin oyuncakların başında televizyon denilen aptal kutuları geliyor. Sabahtan akşama dek izdivaç programlarına kilitlenmiş akıl-vicdan-muhakeme yoksun milyonlarca ucube; o programların bitiminde dizilerle, onun da bitiminde pavyon görüntülerini sergileyen aşağılık programlarla şebeğe döndürülmüş vaziyettedirler. Ve ne yazık ki yine bu insanlar sayesinde içinde bulunduğumuz gemi karanlık bir bilinmeze doğru hızla yol almaktadır…

Kendini entelektüel lakırdılarla kandıranlar bilmeli ki, Tanrısal mucizelerin dışında hiçbir umut zerreciği yok açıkça söylüyorum ki. Yani işimiz Allah’a kaldı, yardımcımız olsun dilerim…

 

OZANCA

 

GARDAŞ

Menfaat hızlandı çıkar yarışta

Gerçekten yaşamak zorlaştı gardaş

Bir olalım derken bizler barışta

Gammaz içimize yerleşti gardaş

                 Siyaset karıştı futbol maçına

                 Sünger çektik suçluların suçuna

                 Demokrasi döndü Arap saçına

                 Biz çözelim derken dolaştı gardaş

Sarraf mücevhere baksa da şaşı

Kıymetten düşer mi cevahir taşı

Dara düştüğünde Fikret in başı

Var günü dostları sırlaştı gardaş..

                             Fikret Dikmen

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi