CHP Eskişehir Kadın Kolları seçimleri günler önce sonuçlandı biliyorsunuz. Hatice Kılıç ve Serpil Öztürk arasında tercih yapan üyeler Hatice Kılıç’ı başkanlık koltuğuna layık gördüler. Hatice Kılıç seçimlerden bir hafta önce programa çıkma talebinde bulunarak benimle söyleşide bulunmak istedi. Bu cesur tavrına karşılık severek “evet” dedim. Adalet duygumun beni yönlendirmesi doğrultusunda şunu da sordum kendisine; rakibiniz hanımefendiyi de programıma davet etmek isterim kabul eder misiniz diyerek. Hiçbir mahsurunun olmadığını, tam tersine insanlara birlik ve beraberlik adına mesajlar vermek için güzel bir fırsat olacağını söyledi. Bu samimi ve aklıselim yaklaşımına zaten hemen saygı duydum. Akabinde Serpil Öztürk hanımı arayarak olayı anlattım kendisine. “Programa katılmak isterseniz kapılarımız açık, size haksızlık yapmamak adına arıyorum” dedim. Düşüneceğini ve danışacağını söyledi, gerekirse beni arayacağını söyledi. Dönmedi, yine de içime sinmediği için onu tanıdığını bildiğim Arif Anbar kardeşime olayı ilettim; “tamam hocam ben size dönerim dedi ve aradığında da katılmak istemediğini söyledi. İçim rahat biçimde Hatice Kılıç ile içten bir program yaptık ve kamuoyunun Hatice hanımı biraz daha yakından tanımasına vesile olduk…
Seçimin ertesi günlerine Hatice Kılıç, Esma Altınel, Yadigâr Yürük ziyaretime geldiler. Çok net açıklamalarda bulundu başkan ve arkadaşları. Biz hiç kimsenin kadını değiliz ve bu iğrenç tanımlamayı reddediyoruz dediler. Biz evimizin eşimizin kadınlarıyız ama en önemlisi de “Cumhuriyet Kadınlarıyız” bu böyle biline dediler. Bu parti çatısı altında kadın kollarına “benim kadınlarım” tanımlaması yapanların haddini bilmesi gerektiğini söyleyerek; “böylelerin yeri CHP değildir. Böylelerinin yeri, biat kültürü insanlarının buluştuğu malum partidir” açıklamasında bulundular. Hatice Kılıç çok netti konuşmalarında. “Serpil Öztürk de eşinin ve Cumhuriyetin kadını, başka kimsenin kadını değildir. O ve onu destekleyen tüm kadınlarla omuz omuza verip Eskişehir’deki bu yanlış algıyı kesinlikle değiştireceğiz” diyerek iyi bir öncü olacağının işaretini verdi. Yolunuz açık olsun Cumhuriyet Kadınları. Demem şu ki bu genel seçimler ülkemin kaderini belirleyecek SON SEÇİMLERDİR. İkbal peşinde koşturanların anlayacağı bir konu olmasa da ben yine söyleyeyim, anlayana…
DIŞARDAN GAZEL
Astsubay dostlarımdan gelenler…
Dünkü köşe yazıma, astsubay dostlardan gelen bazı iletileri paylaşmak istiyorum izninizle…
Necdet Töre: Sayın Şinasi Kula, bu günkü " Bu astsubayların derdi ne " başlığı ile yayınladığınız köşe yazınız ile biz Astsubayları basındaki sesimiz olduğunuz için kaleminize sağlık teşekkürler...
Nebil Köken: Yüreğinden geleni olduğu gibi, ben önce insanım diyen sözcüklerle kalemine döken, sevgili öğretmenimiz, kent ozanımız, Anadolu Medya'sının parlayan yıldızı Sayın Şinasi Kula: Sonsuz teşekkürler. Keşke bu ülkenin yönetim kademelerindeki insanlar' da sizin gibi yapabilseler, kısaca "empati" denilen o kendini karşılarındakilerin yerine koyabilme becerisini, basiretini gösterebilseler?
Yılmaz Demir: Öz ağabeyler, öz insanlar bunu hep yapar, sizi canımız kadar seviyoruz. Eskişehir’deki sesimiz bizim ve tüm insanlığın…
Sami Tamam: Kahpece bir kurşunla dünyası kararan gencecik insanlarımız için attığımız çığlığı duyan ve duyuran değerli büyüğümüz, duyarlılığınız, vefanız ve ilginiz için sonsuz teşekkürler, iyi ki varsınız...
İsmet Demir: Eşinin yanında kalleşçe şehit edilen meslektaşımın hamile olan eşi de çocuğunu kaybetti. Daha önce de üç askerimiz kalleşçe sokak ortasında şehit edildi bunlara sebep olanlar elini kolunu sallayarak geziyor ve bu mazlum halk da bunu film seyreder gibi seyrediyor. Ama bizim vücudumuzdan her gün bir parça kopuyor astsubaylar bu ülkenin çimentosudur Sayın Şinasi Kula sorunlarımızı dile getirdiğiniz için size sonsuz teşekkürler…
Cengiz Sak: Kahpece bir kurşunla dünyası kararan gencecik insanlarımız için attığımız çığlığı duyan ve duyuran değerli büyüğümüz, duyarlılığınız, vefanız ve ilginiz için sonsuz teşekkürler, iyi ki varsınız...
Çetin Aydın: Bu fedakâr ve cefakâr zümrenin sesini duyurmada özveriniz den dolayı minnettarız. Saygılarımla.
Tamer Curun: Makalenize teşekkür ederken, bizim dertlerimizden de önemli olan halkımızın uyanışı için gösterdiğiniz çabaya ve bize verdiğiniz desteğe de ayrıca teşekkür eder, saygılarımı sunarım…
OZANCA
YUH OLSUN!
Dedem vatan için verdi serini
Satın yiyin siz gerini gerini
Fakir fukaranın alın terini
Çalıp çarpıp yutanlara yuh olsun
Çaldın alnımıza çıkmaz bir kara
Açtın bağrımıza onulmaz yara
Bizi köle edip beş on dolara
Avrupa ya satanlara yuh olsun
Fikret bırak artık derin uykuyu
Haramiler baştan tutmuşlar suyu
Bizler bulamazken gecekonduyu
Saraylarda yatanlara yuh olsun… Fikret DİKMEN