Eskişehir CHP aday adayları tanıtım toplantısı…

Şinasi Kula yazdı

17 Mart 2015 12:34
A
a
Tahminlerin üzerinde yoğun bir katılım vardı. Hani “iğne atsan yere düşmez” tanımlamasının tam denk düştüğü türden bir yoğunluktu bu. Benim gibi hipertansiyon hastalarının pek rahat nefes alamayacağı böylesi ortam, birlik ve beraberlik adına CHP teşkilatının mutluluk duyacağı türdendi elbet. O kalabalık içerisinde aday adaylarından “Muharrem Şenel ve Ersin Ertürk” ile karşılaşıp başarı dileklerimizi sunduk. Her aday adayına üç dakika gibi kısa bir zaman dilimi konuşma şansı verilse de bu süreyi aşanların kitleleri sıktığı kanısına vardım. Çünkü ideolojik bağlamda konuşmalardan öte, kişilerin kendilerini ön plana çıkaran konuşmalardı bunlar! Yani zamanında şunu yaptım, bunu ettim, Eskişehirlilere şöyle sahip çıktım, böyle destek verdim türdendi. Bir de nedense “Büyükerşen” övgüsünde yarışanlar oldu. Hani Yılmaz Büyükerşen özellikle duysun diye “hocam burada mısınız, sizi göremiyorum” türden göndermeler gereksizdi kanımca! Böylesi tarihi bir toplantıda vurgulanması gereken konu, bu seçimin Türkiye’nin son seçimi olmasıydı. Cumhuriyet ile bazı güruhların özlemini çektiği ortaçağa dönüş sisteminin hesaplaşmasıydı ön plana çıkarılması gereken. CHP’nin, Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu bir parti olarak yeniden onun devrimlerine sahip çıkarak kitlelerin umut partisi olduğuna vurgu yapmaktı asıl olan. Lakin dediğim gibi birkaç isim dışında çoğunluk kendi özgeçmişlerini anlatmayı yeğledi! Azınlıktaki birkaç isimden biri olan Cemal Okan Yüksel’in konuşması kaldı aklımda. Gezi direnişinin, Cumhuriyet Tarihimizde önemli bir yer tuttuğunu belirti. Bu sayede siyasetten uzak nice insanın aktif siyaseti yeğlediğini beyan etti. Özellikle de GEZİ sonrasında kendisinin de siyasete  sıcak baktığını ve bu yüzden CHP çatısı altında mücadele etmenin doğruluğunu söyledi. Keşke Türkiye genelindeki aday adaylarının büyük çoğunluğu böylesine bir ilhamı dillendirip meclise girmeyi hedefleseydi…

 

Deniz Geçmiş’in babasına son mektubu…

Darağacında üç fidandı onlar. Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan. 12 Mart 1971 faşist darbesi sonrasında idam hükmüne varılarak, yaşamdan kopardılar onları. İdam kararını, zamanın mevcut partilerindeki milletvekillerinin büyük çoğunluğu alkışlayarak onayladılar…

 Kabul oyu verenlerden 218’i AP’li, 28'i CHP'li idi. Hayır oyu veren 48 kişinden 47'si CHP'li, 1'i ise TİP’li olarak tarih yapraklarındaki yerlerini aldılar. CHP lideri İsmet İnönü ile genel sekreter Bülent Ecevit hayır oyu vermişti. İdamları Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’da onaylamıştı. İdam oylamasının olduğu tarihte dönemin Başbakanı ise Nihat Erim'dir. “İdama evet diyen Eskişehir Milletvekillerinin de; Mehmet İsmet Angı, Şevket Asbuzoğlu, Orhan Oğuz, Seyfi Öztürk, M. Şemsettin Sönmez” olduğunu da hatırlayalım...

Asılacaklarını anlayan Deniz Gezmiş, 29 Ocak 1971günü babasına bir mektup yazarak şöyle seslenmiş.

“Baba; sana her zaman müteşekkirim. Çünkü Kemalist düşünceyle yetiştirdin beni. Küçüklüğümden beri evde devamlı Kurtuluş savaşı anılarıyla büyüdüm. Ve o zamandan beri yabancılardan nefret ettim. Baba biz Türkiye’nin ikinci kurtuluş savaşçılarıyız. Elbette ki hapislere atılacağız, kurşunlamacağızda. Tıpkı Birinci Kurtuluş Savaşında olduğu gibi! Ama bu toprakları yabancılara bırakmayacağız. Ve bir gün mutlaka yeneceğiz onları. Düşün baba, bugünkü hükümet, işini gücünü bırakmış bizimle uğraşıyor. Çünkü bizden başka gerçek muhalefet kalmamış durumda. Ve hepsi Kemalist çizgiden sapmışlar. Ve tarih önünde hüküm giymiş durumdalar. Biz çoktan onları tarihin çöplüğüne atmış durumdayız. Ya vatan, ya ölüm!”

Liboş ya da tatlı su solcuları uzunca zaman Atatürk düşmanlığında gerici yobazlarla adeta ağız birliği yapmıştır. 68 Kuşağının sanki Mustafa Kemal düşmanı olduğu türünden söylemlerle kitlelerin kafasını karıştırmışlardır. Hele ki 78 kuşağının büyük bölümüne bu algıyı yerleştirip amaçlarına ulaşmışlardır. İşte o malum solcular bugünlerde hangi safta yer tutup, rüzgârgülü misali yağlı popolarını nereye döndürerek nemalandığını hep beraber görmekteyiz. Oysa Deniz Gezmiş ve arkadaşları her ihtişamlı yürüyüşünde ve nümayişlerinde, Mustafa Kemal’in fotoğrafını en önde yürüyen kişiye taşıtırlardı. Babasına yazdığı mektupta net biçimde ifade ettiği gibi KEMALİST düşüncelerle yetişmişti onlar…

 

OZANCA

MUSTAFA KEMALCE

Anadolu çakmak çakmak

Bakar Mustafa Kemalce

Çağdaşlığın ışığını

Yakar Mustafa Kemalce

                 Siler gönüller pasını

                 Sevince katar yasını

                 İstiklal madalyasın

                Takar Mustafa Kemalce

Fikret der bu millet yaman

Hele gelsin bir o zaman

Nice binlerce kahraman

Çıkar Mustafa Kemalce…

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi