En tehlikeli insan tipi sizsiniz...

Şinasi Kula yazdı

3 Mart 2015 00:01
A
a
Aklınıza ilk gelen tiplemeleri hemen sıralayıverin desem! Herkes kendine göre tehlikeli insan türlerini ya da tiplemelerini sıralayıverir. Kiminiz katil ruhluları, kiminiz hırsız ve arsızları, kiminiz cinsel sapkınları; velhasıl daha birçok maddede tehlikeli türleri sayarsınız… Ben de sizlere daha değişik bir türden söz etsem ve desem ki, en tehlikeli insan türü "az anlayan, çok inanan insan" türüdür. Şunu belirteyim ki bu özlü sözün sahibi de ben değilim, Çehov’dur. Dünyanın en tehlikeli insanı sıralamasında birinci sırayı hiçbirisine kaptırmaz bu türler. Ne ilginçtir ki bu türlerden her coğrafyada bulmak olasıdır. Lakin en bol bulunan iklimler ise, az gelişmiş ya da yarı sömürge ülke ikliminde olanlardır. Ortadoğu’da, Afrika’da biraz da güzel yurdumuzda bu versiyonlardan bulmak hiç de zor değildir. Biat sözcüğünün anlamına şöyle bir bakalım isterseniz. Bir kimsenin egemenliğini koşulsuz tanıma tavrına “biat” deniyormuş. Yani inandığınız kim ise, onu tüm hatalarını eksiklerini ve yanlışlarını hiçbir biçimde görmeksizin “ilahi” nitelikte bir güç olarak algılama işine meyilli olan türden bahsediyorum. Az anlayan, çok inanan insan türleri dünyanın en tehlikeli türleridir lütfen inanın. Körü körüne diye bir terim vardır ya? İşte bu terimin gereğini yerine getirerek hem kendi hayatlarını mahvederler, hem de yaptıkları tercihlere her daim pişmanlık duydukları halde o yanlışı sürdürerek koca bir ulusun geleceğini çıkmaza sokarlar.  “Gözünün kılı olayım” diye haykırarak sevgi gösterisinde bulunan bir insan topluluğu düşünsenize! Muhakeme denen, empati denen ve insanı insan eden böylesi erdemlerin hangi birisini barındırır bu türler? Vicdan dediğimiz, sevgi ve şefkat besleyen donatıdan ne denli nasibini almıştır acaba bunlar? Vatan, bağımsızlık, aydınlık bir gelecek, emek gibi kavramları ne denli içselleştirmişlerdir acaba? “Duvara oy ver de verelim” diyebilen bir insanda bu insani donatılardan hangi biri mevcuttur,

 kim söyler? Var mıdır aksini savunabilecek birileri? Altmış yıllık ömrümde bu topraklarda nelere tanıklık etti bu yürek! Yurdum insanının % 92 sinin ikiyüzlülüğünü unuttum mu sanıyorsunuz? Elinde Kuran-ı Kerim ile meydan meydan dolaşarak RABITANIN tohumlarını eken “faşist bir darbeciyi şakşaklayan bu büyük çoğunluk” nerededir acaba şimdi? Yer yarıldı da yerin dibine mi girmişlerdir? Hayır, onlar yine çoğunluk vaziyette bu kez de anti darbeci gömleği ile yaşamsal görevlerini sürdürmektedirler! Yani “az anlayan, çok inanan” deyiminin gereğini yerine getirmektedirler. Peki, kardeşim, salt sorumlu onlar mıdır bu yazgımızın karanlığından? Asla, statükonun zırhına bürünerek halkına tepeden bakmayı ayrıcalık sanan ve her fırsatta “Atatürk lakırdısı ederek toplumu Atatürk”ten ve Cumhuriyet değerlerinden uzaklaştıran ve hatta koparan güruh da en az onlar kadar sorumludur…

 

DSİ Bentspor 3. Ligde amma velâkin!

DSİ gerçekten de sporun birçok dallarında bu topluma güzel hizmetler veren bir kurum. Bildim bileli gelenekselleşmiş biçimde yılmadan usanmadan bu işi sürdürmeye devam etmektedir. Masa tenisi ve voleybol başta olmak üzere, birçok değerli ismi Milli Takımlara kazandırmanın hazzı yeter de artar bu camiaya…

Eskişehir DSİ’de 32 yıldır aralıksız görev yapan bir isimdir Kazım Tokat. Voleybol denince bu kente ilk onun ismi gelir hafızalarımıza. Ve bu güzide kulüpte onlarca şampiyonluk tatmış, onlarca milli voleybolcunun yetişmesinde önderlik etmiştir. Bayanlar voleybol takımı olarak “Türkiye 3. Ligi”ne katılma zaferini yaşayan bu takımımızı Eskişehirli henüz anlamış değil, bağrına basmış değil! Profesyonel futbolda harcanan ve insanın hafızasını zorlayan rakamların milyonda biri bu takıma harcansa ne başarılara imza atar DSİ Bayan Voleybol takımı biliyor musunuz? Lakin buna rağmen hiçbir iş adamının zerre kadar ilgi göstermemesi, en başta ETO, ESO olmak üzere hiçbir kitle örgütünün umursamaması ne kadar hüzün verici bir durum biliyor musunuz? “Dünyaca ünlü” sıfatını pek seven firmaların sağıra yatması, ne denli vurdumduymazlık beni anlayabiliyor musunuz?

 

OZANCA

ANNEM…

İçimde bir sızı var

Göğsümde büyür anne

Koskoca bir şehirde

Yalnızım yine anne.

              Bu şehir hüzün kokar

              Kaybolmuş tüm sokaklar

              Hepimiz yıldız yıdız

              Yalnızız yine anne.

Kavgalardan küslüklerden

İkiyüzlü dostluklardan

Yalanlardan çalanlardan

Yoruldum artık anne… Şinasi KULA
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi