YAZIYORUM
Bir dostumun yüzüme sıkça söylediği bir eleştiri vardır. Fırsatını buldukça “ah sen bir sahalara çıksan” cümlesinin ardından eleştirisini sürdürür. Saha diye kastettiği ise Eskişehir’deki siyasetçi, yönetici, iş adamı, kitle önderleri konumundaki kişilerle bire bir diyalog kurmamdır. Onlarla bire bir görüşüp tanışmam ve bu güzel kentin gündemini tutmamdır kastettiği zaten. Memleketimde yerleşik düzende yaşamaya başlayalı henüz üç yıl dolmak üzere(16 Ekimde doluyor). Bu süreçte yine büyük bir hızla şehrimin değerlerini tanıdığım kanısındayım… Dün karşılıklı kahvelerimizi içerken biraz daha yakından tanıma olanağı buldum. Öncelikle genç olması ve bu gençliğini bilgiyle(okuyarak) süslemesi ve en önemlisi yapmacıklıktan uzak samimi yanı beni etkileyen unsurdu. Emre Sarar, Eskişehir’in genç işadamlarından bir tanesidir. İlkokul sonrası eğitimini yurt dışında sürdürmüş, Ohio Wittenberg Üniversitesi (Felsefe-Psikoloji) mezunudur. Cemiyetçi yanının gelişmesi, yani kitle örgütlerine soğuk kalmamasında felsefe eğitiminin katkısının olduğuna inanıyorum. İşadamlığının yanı sıra Eskişehirspor gibi güzide bir kulüpte yöneticidir aynı zamanda…
“Ben babam gibi giyinmek istemiyorum” sloganı ile yola koyulmuş Emre Sarar. Interview konseptli mağazalara öncülük etmiş. “Kalitemizi, genç müşterilerimizin de tanımasını istedim” diye açıklıyor bu öncülüğü de. Beş kıtanın elli beş ülkesinde fidan ekmiş ve binlerce insana istihdam yaratmış bir kuruluşun yöneticilerinden olmak nasıl bir duygu diye sordum. Sorumluluğun büyük olduğunu ama işine sevdalı insanlar için çok da sorun olmadığını vurguladı. Her sabah yedide düzenli uyanıp, günün bir saatini spora ayırıp düzenli okumayı da yaşam biçimine dönüştürmenin hazzından bahsetti. Vurgu yaptığı samimi bir konu da şuydu. “Bu kentin insanıyım ama Eskişehir’i daha yeni tanıdığımı şu yakın zamanda öğrendim. Anlam veremediğim bir konuda neden bu kentte birlik ve bütünlük adına başarılı olamayışımızdır. Birlik ve bütünlüğün olmadı coğrafyada ekolden ve lobicilikten söz edilemez doğal olarak…” İnandığım ve sürekli savunduğum bir konuyu bir kez daha saygın okurlarımızla paylaşarak noktalıyorum yazımı. Gençliğe güven duyan liderler daima haklı çıkmışlar tarih önünde. Mustafa Kemal neden “Ey Türk Geçliği” diye başlamış nutuk’a bir düşünsenize!
DIŞARDAN GAZEL
ESKİŞEHİR’DE SANAT MEVSİMİ BAŞLADI!
Sanatseverlerin en sevdiği mevsimdeyiz. Ben kısaca bu mevsime “Sanat Mevsimi” demeyi uygun buluyorum. Tiyatrolarımız “PERDEEEE” nidaları eşliğinde oyunlarını sergilemeye başlıyor. Keza konser salonları tıka basa doluyor artık. Eksik olmayın bu kentin sanat şehri olarak algılanmasını sağlayan güzel yöneticilerimiz. Eksik olmayın sanatçı dostlarımız…
OZANCA
SELAM OLSUN!
Akşam olur gün kararır, gönlüm daralır
Yalnızlığım bana kalır yürek aranır
Selam olsun umutları sonsuz insanlar
Dolu dolu yaşanacak güzel günler var…
Şinasi KULA
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Sağduyu her şeyden önemli
Ahmet D. Canoruç
Okul arazileri de mi satışa çıkartılacak?
Kerem Akyıl
Ahmet Ataç’ın Eskişehir’de yarattığı güç!
Tarkan Demir
Halk geçim derdinde siyasiler şov peşinde...
Kaan Özcan
Tepebaşı Belediyesi’nin iş birliği Eskişehirlileri ulaşımda rahat…
Funda Morgül
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy