ELMALI KONAKLARININ DEREBEYLERİ!

YAZIYORUM   ELMALI KONAKLARININ DEREBEYLERİ!     Beli silahlı bir kanu

23 Temmuz 2012 00:00
A
a
YAZIYORUM
 
ELMALI KONAKLARININ DEREBEYLERİ!
 
 
Beli silahlı bir kanun adamı veya hukuk adamı(!)…Onunla ilgili daha fazla yazıp çizmeye, yorumlar yapmaya gerek yok. Çünkü tüm Eskişehirli konuya vakıf olarak, pek çok şeyin farkında olarak adını koymuştur. Konu bahsi olan kişinin köpekleri hiç sevmediğini, “çocuğuma saldırdı” gerekçesine sığınarak bir çocuk bahçesinde, çocukların gözü önünde Allah’ın o mazlum köpeğine üç el ateş ettiğini biliyoruz. Kamuoyu olarak biz öğrenmesine öğrendik ama basını ihbar kabul eden emniyet ne yaptı, olay hangi mercilerin incelemesi altındadır hala bilmiyoruz.
Adı ne olursa olsun, taşıma ruhsatı olsun olmasın bir kişinin çocuk parkında çocukların gözleri önünde üç el ateş etmesidir söz konusu olan. Televizyon programımda da sordum, şimdi de soruyorum emniyetin gerekli birimlerine. Gerekçesi ya da konumu ne olursa olsun, hangi kişinin böyle bir ayrıcalığı vardır? Onlarca çocuğun gözü önünde Kurtlar vadisinin sanal kabadayıları gibi, kendi adaletini kendisinin oluşturma hakkı var mıdır?
 
Ruhsatlı da olsa silahını sağa sola göstermek, bir biçimde gizli tehdit veya baskı değimlidir? Emniyet yetkililerine de, Baro yönetimine de bir kez daha soruyorum; gazeteciyim diye bir biçimde taşıma ruhsatı alsam! Olayda olduğu gibi kendi adaletimi kendim yaratacağım diyerek farklı bir versiyonunu da ben yaşasam, bu olayı emsal göstermek en doğal hakkım olmaz mı? 14 Temmuz Cumartesi akşamı yine aynı yerde(Elmalı Konakları) aynı soyadı taşıyan bir başka kişi daha benzer olaya karışmıştır. O kişi de silahla değil de demir parçası ile başka bir köpeğe saldırıda bulunmuştur. Beyaz isimli (Tepebaşı’ndan küpeli)sokak köpeğine, botunun kaybolduğu (yaz gününde bot)ve köpeğin çalmış olabileceği gerekçesiyle demir çubuk fırlatmıştır. Nedir bu derebeylik, nedir bu sindirme-yıldırma savaşı? Bu tehditler, günün birinde mahalle sakinlerine de yönelmeye başlayacak mı bakıp göreceğiz!
 
 
DIŞARDAN GAZEL
 
Her şey güzel gidiyordu. Eskişehirspor maçına gitme isteğimin canlanması, bilet bulabilmem, sevgili Hasan Bıçak’ın beni anaokulu çocuğu gibi elimden tutup stadyuma götürmesi… Stada yaklaşırken duyduğum olağanüstü taraftarın tezahüratı, ışıklar ve yemyeşil çimenin insana verdiği haz… Kısacası her şey güzeldi. Ta ki numaralı koltuğuma oturana dek! Benim koltukta bir genç kardeşim oturuyor diyeceğim ama tabiri caiz ise tünüyor tam anlamı ile. Maşallah aslan gibi iri yarı, hani benim tam iki katım. Ağabey eğer senin için uygunsa ben bu başa oturayım iç tarafa sığmıyorum dedi. “Neden olmasın kardeşim” diyerek ben de onun koltuğuna geçtim. İlk kez hayatımda iyi ki kısa boyluyum diye şükrettim. Zira koltuklar tam benim ölçülerimdekilere göre idi…
 
 
 
OZANCA
 
HEPİMİZ BU YURDUN EVLATLARIYIZ
Bu nasıl kavgalar çirkin dövüşler
Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız
Yolumuza engel olur bu işler
Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız
 
Birleşiriz bir bayrağın altında
Biz Türklerin ikilik yok aslında
Yanar tutuşuruz vatan aşkında
Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız
 
Hedef alıp dövüştüğün kardeşin
Seni yaralıyor attığın taşın
Topluma zararlı yersiz savaşın
Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız
 
Herkes ilim deryasında yüzüyor
Çıkmış ayın çevresinde geziyor
Yazık bize yollarımız uzuyor
Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız
 
Kitaplar yazılmış nasihat dolu
Birlikte güçlenir gençliğin kolu
Gençliğe emanet Atatürk yolu
Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız
 
Söyler Veysel sözlerinden vazgeçmez
Bulanık çeşmeden kimse su içmez
Kanadı olmasa kuşlar da uçmaz
Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız…Aşık Veysel
 
 
 
 
 
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi