İlk Dünya Kupası şampiyonu olmuş bir ülkenin devlet başkanı...
15 yıl süren mahkûmiyet hayatında işkencelere maruz kalmış,
tek kişilik hücresinde hayata direnmiş özgürlük sevdalısı…
Aylık 12 bin dolar maaşının yüzde doksanını hayır kurumlarına bağışlayan, dünyanın en fakir devlet başkanı olarak anılmaktan gurur duyan adam…
“Hayatta en güzel duygu özgürlüktür” diyen ve malı mülkü ağırlık olarak ya da büyük bir bagaj olarak niteleyen doyumlu adam…
İktidarda bir kara koyun,
Saray’sız devlet başkanı José Mujica El Welcome…
Hoş geldiniz özgürlük savaşçısı Türkiye’mize…
Hoş geldiniz gelmesine de; sanki bizim siyaset anlayışımız ve algımıza çomak sokmaya mı geldiniz? Yaşam biçiminizdeki duruluk ve sadeliği anlamaya gayret ediyoruz da, felsefenizi yansıtan sözlerinizle neden tozpembe dünyamızı alt üst ediyorsunuz beyim?
Örneğin, “siyaset, para biriktirmek için değildir” sözü ile toplumumuzu neden alt üst ediyor, değer yargılarımızla adeta alay ediyorsunuz? O nasıl bir anlayışın ifadesi, ne menem bir sözdür Allah aşkına! Nasıl bir görüştür bu Mr. Pepe?
Dünyaya ağzının payını veren adamsınız bunu anladık da, bizden ne istiyorsunuz? Hem konuğumuz olup, hem de ağzımızın payını vermekle elinize ne geçecek söyler misiniz bayım?
Güvenliğinizi Manuela adlı üçayaklı bir köpek sağlıyormuş eyvallah! İyi de bizim düşmanımız çok, sizin tuzunuz kuru tabii!
Hem Türk’ün Türk’ten gayrı dostu yok diye öğrettiler hepimize. Sınır komşularımızla iyi geçindiğimiz tek bir ülke de kalmadı! Kendi içimizde derseniz “istikrarı” kıskanan, birliğimizi dirliğimizi istemeyen yarı yarıya bir nankör tayfa var! Duble yolların, havalimanlarının, hidroelektrik santrallerinin, sarayların değerini bile anlayamamış bu nankör tayfa sizde olsun da üçayaklı köpeğinizin korumasına güvenip de rahatça gezin hadi görelim bakalım!
Karınızla birlikte tarlada çalışıyormuşsunuz. Kendinize yoksul denmesinden utanmıyor, gurur duyuyormuşsunuz. Bunlar ne demektir böyle yahu? Bizim ülkemize gelen yabancılar bin küsur odalı sarayımızı ziyarete gittiklerinde, “Oh My God” diye çığlık atıp zengin bir ülke olduğumuzu kavrayıp ülkemizden bu düşüncelerle ayrılıyor…
Siz gidin, ülkenizde o dünyaca ünlü şaraplarınızı yudumlayarak kendi hayatınızı yaşayın. Bizim güzel ülkemizin onlarca insanını ecelsiz götüren kaçak rakılarımızı yudumlamanın hazzını nereden bileceksiniz ki siz? Bilemediğiniz için de böyle boş boş kelamlar edeceksiniz doğal olarak!
Ama adettendir, geleneğimizdendir efendim.
Ben yine de (her şeye rağmen) El Welcome Jose Mujika diyerek selamlayayım zatıâlinizi…
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Eskişehir’in 7 olan milletvekili sayısında ibre kimden yana?
Tarkan Demir
İl Emniyet müdürü hesap versin
Kerem Akyıl
Her şeye rağmen Eskişehirspor!
Kaan Özcan
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy