…………………….
Ah be kardeşim, ah… Hiç mi düşünmedin atalarının neden ovalara, sahillere yerleşmek yerine, yükseklere, yamaçlara yerleştiğini? Akılsız mıydı ya da sen daha mı akıllıydın Anadolu’nun dört bir yanında yaşamış olan atalarımızdan? Onlar sadece yerleşimleri için yer seçerken, doğaya rağmen değil, doğaya uyumlu şekilde yer seçmişler. Böylece doğayla mücadele etmemek, ondan gelecek zararları yaşamamak için doğanın izini sürmüşler. Doğanın en basit kuralını hayata geçirmişler. Doğada ayakta kalmak için ya en güçlü olacaksın ya da en iyi şekilde adapte olacaksın. 21.yüzyılda yaşadıklarımız, iklim değişiklikleri, ortaya çıkan çevre sorunları, her gün on binlerce insanın açlık, temiz su kaynaklarına erişememe gibi sorunlarla yaşamını yitiyor olması, afetler gösteriyor ki, biz en güçlü olan değiliz. Yapmamız gereken tek şey var. Ona adapte olmak, ona rağmen değil, onunla uyum için yaşamak. Buna göre planlamak, tasarlamak... Ekolojik tasarlamak ve planlamak dediğim şey bu benim... Yoksa her gün gazetelerde örneğini gördüğümüz çevreci olduğunu iddaa eden Leeds sertifikalı rezidansları ofis binaları değil, kast ettiğim...
Geçen haftaki yazımda söylediğim İzmir Mordoğan’daki köy evimiz buna en güzel örnek. Orada bulunduğu yüzlerce senede 7’nin üzerinde pek çok deprem görmüş, ama yine de her şeye rağmen ayakta... Deniz kenarlarında, ovalarda çağdaş tekniklerle, yeni yapı sistemleriyle yapılmış son elli yılda yaşadığımız depremlerde yerle bir olan, on binlerce insanımızın hayatına mal olan binaları yapan zihniyete inat... Deniz kenarında sıcaktan, nemden duramazken, yapının içi, dışı hep serin... Kışın deniz kenarında fırtınalar koparken, orası fırtınalara karşı korunaklı... Buna rağmen 1970’lerde olan depremden sonra deprem konutları yapılmış, modern (!)... Hem de deniz kenarında... Köyde yaşayan çoğu kişi, bırakıp gitmiş köyünü, o modern (!) deniz kenarındaki deprem konutlarına...
.................................
Yapamıyorsan, bir bak, bu topraklarda yapılanlara, bu toprakların bu yüzyıla kadar biriktirdiği tecrübelere... O zaman ne depremden kork, ne açlıktan, kuraktan... Herkese iyi haftalar...
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Ruhu eksilen mahalleler
Ümit Polatbaş
Hem “Haklısın” diyorlar hem tahliye ediyorlar
Kerem Akyıl
Yasaklar Bahçesi!
Kaan Özcan
TOKİ işi ticarete çevirdi!
Tarkan Demir
Tepebaşı’nda güvenli yaşam alanı
Seval Erci
Daha iyi performansları göreceğiz
Ahmet D. Canoruç
Tepebaşı Belediyesi’nin iş birliği Eskişehirlileri ulaşımda rahat…
Funda Morgül
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy
Türkiye'de futbol
Osman Cemoğlu