Yer Eskişehir Vişnelik Mahallesi.
Dört ya da beş katlı bir apartmanın zemin katında, ekmek parasını kazanmak üzere “ekmek fırını” açmış vatandaş. Buraya kadar her şey güzel! Ama bu fırın açılırken, olmazsa olmazların başında gelen bir konu hiçe sayılmış (encümen kararında yazıyor). İşletme, kat maliklerin onayını almadan yapılıyor.
Raporda açıklandığı kadarı ile; “projesine aykırı olarak, bina kör cephesinden çatıya kadar çelik boru şeklinde baca yapıldığı tespit ediliyor. Yapı kontrol müdürlüğü elemanlarınca 3194 sayılı imar kanunun 32-42. Maddelerine istinaden,05.09.2013 tarih ve 52/2551 no lu zabıtla” durduruluyor. İşletme sahibine 654,14 TL para cezası veriliyor. İmalat sahibinin yaptığı çelik bacanın bir ay içerisinde yıkımına ve Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulmasına oy birliği ile karar veriliyor…
Karar No:1766
Karar tarihi:17.09.2013
Evrak No.8365
Daire: Odunpazarı Belediyesi-Yapı kontrol Müdürlüğü…
Diyeceksiniz ki ne var da bunu konu ediyorsun be arkadaş?
Burası Türkiye dostlarım, bakın devam ediyorum yazmaya!
İşletme sahibi arkadaşımız da yürütmenin durdurulması için dava açıyor.
Ve o günden bu yana dek “Yaşar ne yaşar ne yaşamaz” hikâyesinde olduğu gibi işler arap saçına dönüyor. Davanın sonuca ulaşamaması nedeni ile tam bir yıldır aynı ezayı çektiğini söyleyen apartman sakinleri ile işletme arasında kavga boyutuna geliyor olay. Olayı görüntüleyen arkadaşlarımızdan görüntüleri rica edip baktığımda gerçekten de olayın vahameti ortadaydı! Ortalık gerçekten de toz duman içerisindeydi anlayacağınız…
Bir gerçek vardır zamanında tecelli etmeyen adalet, adalet değildir diye!
Adalet tecelli ettiğinde insanlar cinnet geçirmeyeceğinin, zehirlenmeyeceğinin garantisini hangi yetkili, hangi hukuk adamı verebilir peki? İnsanların çıkmaz bir duruma gelmemesi adına gereken yapılsa da, vahim sonuçlar doğmasa olmaz mı? Gazete sayfalarından, televizyon haberlerinden izlemek durumunda kalmasak kötü sonları! Ondan sonra da “mukadderat kardeşim” gibilerinden saçma sapan yorumlar yapmasak olmaz mı?
DIŞARDAN GAZEL
Tarihi Odunpazarı’nın Önünü Kapatan 4 Apartman İstimlâk Edilsin!
Nebil Köken Astsubay emeklisi değerli bir okurumuzdur. Aynı zamanda sosyal paylaşım sitesinden de arkadaşımdır. Günlerdir bir projesini ya da önerisini paylaşır gurubumuzdan. İsterseniz kendi anlatımı ile önerisini okuyalım…
“Herkesin çok iyi bildiği Alaattin Parkının hemen üst tarafından başlayan Atatürk Bulvarı üzerinde, Atatürk Lisesi ile eski Askerlik Şubesi arasında yer alan 3, 5, 7 ve 9 numaralı (Semiz, Urcan ve Saraç) apartmanları Odunpazarı semtinin o güzel tarihi dokusu önünde bir duvar gibi duruyor! Ben Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımız Yılmaz Büyükerşen ve Odunpazarı belediye Başkanımız Sayın Kazım Kurt'a bu çirkinlik abidesi gibi duran apartmanları istimlâk ederek, Odunpazarı’nın tarihi güzelliğini ortaya çıkarmaya davet ediyorum. Bu nasıl yapılırı ise her iki başkanımın iradelerine bırakıyorum. Elbette bu ucube apartmanlarda yaşayanları fazla üzmeden, zarara uğratmadan bunu yapabileceklerine ve Odunpazarı'nın tarihi güzelliğine güzellik katacaklarına inanıyorum. Sanırım, yeni deprem yönetmelikleri ve kentsel dönüşüm projeleri bu konuda onlara kolaylık sağlayacaktır. Ve burada yaşayan insanlar da, daha güvenilir daha manzaralı binalarda yaşama teklifini geri çevirmeyeceklerdir. Nebil Köken bir yorum daha ekleyerek devam ediyor; Biraz önce Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Yılmaz Büyükerşen'den aldığım mesaj inanın beni çok mutlu etti. Hocam mesajında şöyle diyor; “Günaydın Nebil Bey, öneriniz konusunda hem fikiriz, sevgiyle ve sağlıkla kalın." Kendisine çok teşekkür ediyor, projenin en kısa sürede gerçekleşmesi dileğiyle herkesi bu projeyi desteklemeye davet ediyorum…”
Fotoğraflarda net biçimde “çirkin” denilen görüntüler de eklenmiş durumda! Siz değerli okurlarımızın bu konu ile ilgili görüş ve yorumlarınızı gerçekten bilmek, hatta yayınlamak isterim gelecek yazımda. Türkiye’ye örnek olmuş Odunpazarı evlerinin bu görüntülerden arınması gerekir mi, ya da olanaksız ve anlamsız mıdır bu doğrultuda lütfen yazınız…