Edep!

Şinası Kula yazdı

29 Aralık 2015 19:01
A
a

Doğadaki tek varlıkta, yani sadece insanda olduğu söylenen bir duygudur edep. Yani ahlak, yani utanma duygusu; kısacası insanı insan eden en yüce donatılardan bir tanesi…

Kadını erkeği de yok bunun.

Cinsi, cinsel tercihi, ırkı da yok.

Edep doğuştan var olan getirinin sosyal çevre ve eğitimle zenginleşmesi sonucu insana güzel bir elbise misali yakışan donatıdır. Ülkemde kadın görünümlü ama erkek egemen dünyanın özlemi ile açıklamalar yapan nice garibanın beyanlarına tanıklık ettik son yıllarda. Şeriat düzenini öven, başta kendisi olmak üzere kadınlık kimliğini ayaklar altına alan nice güdümlü açıklamalar duyduk. Yılın son bombasını da, AKP'li Sancaktepe Belediyesi çalışanı olduğu söylenen Meryem Gündoğmuş adlı biri patlattı. Sosyal paylaşım sitesinden Cumhurbaşkanına eş olmak istediğini belirterek sahabelerin de eşlerini peygambere “ikram ettiğini” iddia etti. Sancaktepe Belediye Başkanı İsmail Erdem ise Gündoğmuş'un hesabının çalındığını iddia ederek, sözlerin ona ait olmadığını ileri sürse de; gelen tepkilere “Cahil cahil konuşacağınıza açın da biraz kitap okuyun. Sapkınlık olarak nitelediğiniz şey bir nezakettir. İkram diyorum ikram” açıklamasında bulundu…

Profilinde Sivas Derneklerinde Kadın Kolları Başkanı olduğunu açıklayan Meryem Gündoğmuş, “Reis-i Cumhurumuz dün bir genci köprüde intihardan kurtardı. Hz. Muhammed de olsa aynısını yapardı. Sen ne yüce insansın reisim” ifadelerini kullandı…

Bu tür durumlarda Yenigün Gazetesi’nde de köşe yazılarını okuduğumuz Himmet Yanık Hocamı arar danışırım kendisine. Tarihte böyle bir olayın yaşanıp yaşanmadığını, kutsal kitabımızda böyle bir ayetin olup olmadığını sordum.

“Edebi olmayanın imanı olmaz” açıklaması ile başladı sözlerine. Bu açıklamayı yapan kişide edep olmalı ki iman olsun dedi. Zaten başka söze de gerek kalmadı bu açıklamadan sonra…

Hangi dinden olursa olsun, ya da deist olsun veya ateist olsun ne fark eder ki? Edep denilen ve insanda olmaması durumunda kişiyi mahlûk konumuna getiren o eksiklik işte konumlara getirebiliyor bireyleri…

Sonra da istediğiniz kadar ‘sosyal paylaşım adresi çalındı’ deyin ne fark eder ki? Çalınmayanların yaptıkları yüzlerce açıklama ortada iken, ahlak dışı açıklamalarla insanları dinden imandan soğutanlar için ne diyeceksiniz peki?

Himmet Yanık Hocanın şu açıklaması da dikkatimi oldukça çekti. ‘İmam Nikâhı diye bir saçmalık yoktur’ dedi. ‘Biz papaz mıyız ki’ benzetmesi yaptı. ‘İslami Nikâhtır deyimin doğrusu’ diyerek bu konuya da böyle bir açıklama yaptı…

 

SİZİN SESİNİZ

 

Trafik polislerine gönderme…

Kazım Boran duyarlı bir hemşehrimdir. Gerek yazılarıma gerek televizyon programlarıma katkılar sunar düşünceleri ile kimi zaman. “Beylikova’da Cani Var” başlıklı yazıma şu yorumu yapmış…

Bu konu üzerine konuşulması ve yapılması gereken çok şeyler var. Sadece Beylikova değil, her yer için geçerli bu. Bu sabah şahit olduğum bir olay içimi acıttı, is yerimin önünden geçen yolda sabah saatlerinde oldukça akıcı ve yoğun bir trafik oluyor. Mahalle içi olmasına rağmen hız limiti 50 km olmasına rağmen en yavaş giden araç 70-80 ile gidiyor. Buda çocuklarımız ve bizler için olduğu kadar hayvanlar içinde büyük tehlike arz ediyor. Henüz üç saat önce burada bir sokak köpeği servis aracının şoförünün dikkatsizliği ve vurdumduymazlığı yüzünden çarpıldı. Şimdi bu hayvancağız benim elimde, is yerime aldım ve tedavisi ile uğraşıyorum. Bu ilk değil muhtemelen de son olmayacaktır. Burada görev yapan trafik polisi arkadaşların islerini daha düzgün, devlete, vatana, millete ve halka daha faydalı yapabilmeleri için önce işgüzarlığı bırakmalarını öneririm. İşgüzarlık diyorum çünkü gerçekten öyleler. Burada trafiğin durduğu ya da sadece bir kaç aracın geçtiği saatlerde kontrol yapmanın, radar uygulaması yapmanın kime ne faydası var. Madem işini yapacaksın gel buraya sabah 07 ile 09 arası bak ne oluyor. Hem sürücüler kendilerine çeki düzen verir hem de radara yakalanan araçlar sayesinde devlet bütçesine katkı olur. Hem de ne katkı çünkü eminim ki buradan geçen araçların yüzde doksan beşi radara girer, kurallara uyan sürücüler bir elin parmakları sayısını geçmiyor…

OZANCA

BU DEVRAN

Bu devran hep böyle sürüp gitmez ki

Bir gün bizden yana dönecek elbet

Nefretin ağını örüp gitmez ki

Bir gün bizden yana dönecek elbet

                      Haram servet ile zevkine dalan

                      Bir gün malı mülkü olacak talan

                      Var mıdır ebedi tahtında kalan

                      Bir gün bizden yana dönecek elbet

Sahte ihtişama kimse kanmasın

Dilerim ki hiç kimseler yanmasın

Kimse bu düzeni baki sanmasın

Bir gün bizden yana dönecek elbet

                       Kimisi dünyanın zevkine daldı

                       Yelkensiz gemiyi ummana saldı

                       Ne sultanlar kaldı ne şahlar kaldı

                       Bir gün bizden yana dönecek elbet

Güneş yıldızları kovar demişler

Bulutsuzda yağmur yağar demişler

Gün doğmadan neler doğar demişler

Bir gün bizden yana dönecek elbet

                       Fikret in sözünü anlarsan gayet

                       Her şeyin bir sonu vardır nihayet

                       Gerçeğin önüne çekilir mi set

                       Bir gün bizden yana dönecek elbet… Fikret DİKMEN

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi