Duyarlı insanların ortak avazı!

Duyarlı insanların ortak avazı!

23 Aralık 2014 21:02
A
a
Osman Cemoğlu Anadolu Gazetesi Spor Müdürlüğünün yanı sıra gazetemizin redaktörlük görevini de sürdürür. Yani bizim köşe yazılarımızdaki yanlış ve eksiklerimizi tamamlama görevi onundur.  Bu kadarla da kalmaz, yerel gazetelerin yanı sıra yaygın gazetelerin bazılarını da okur gün boyu.  Bununla da yetinmez, durumdan vazife çıkarır kimi zamanlar…  Örneğin bu hafta Cumhuriyet gazetesinin Pazar ekinin 1500. özel sayısını baştan sona incelemiş. Bu güne kadar orada görev yapan Genel yayın yönetmenlerinden tutun, emeği geçen herkesi teşekküre boğmuş ama bir de sitem göndermiş! O da Türkiye’nin en önemli bulmaca üstadı (Cumhuriyet ekinde) “Sedat Yaşayan” ile ilgili… Çünkü; dile kolay 1500 haftadır birbirinden güzel, eğitici, öğretici bulmacaları hazırlayan  “Yaşayan”dan tek kelime söz edilmeyişine.  Önemli saydığı bu ihmali sitemli bir dille yazıp döşenmiş yetkililere dün. Bakalım sana ne yanıt verecekler diyecektim ki bu kez de, aynı gün çeşitli gazetelerden kestiği köşe yazılarını masamın üzerine bırakıp “pişti olmuşsunuz” dedi!

Olayı anlamaya çalışırken açıklamasını şöyle yaptı; bak bugün senin yazının başlığı “CHP artık netleşmeli” idi. Yılmaz Özdil’in başlığı “Cumhuriyet Halt partisi”, Can Dündar’ın ise “Kavga yetmedi mi CHP.”

Uzun zamandır toplumsal bir kaygının yerel avazı olarak bu konuyu gündeme getirmekteyim. Hem de temcit pilavı gibi usanmadan tekrarlama riskini göze alarak yapmaktayım. Yıllar önce duyumlarımızla birleştirdiğimiz önsezilerimizi paylaştığımızda “komplo teorisi bunlar” diye dudak büküp bizleri hor görenlerin dilleri nerelerine kaçtı bilmem. Lakin daha çok yeni bir olayı anımsatayım hemen. Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarını, yanlışlıkların dayatmaya dönüşmesi halinde milyonlarca insanın protesto edeceğini naçizane dile getirenlerdenim. On dört milyon insan bu dayatmayı resmen protesto etti dostlar!

Şunu vurgulamaktır ereğim bilesiniz. Genel seçimlere ramak kaldı ramak! Umut olma adına hiçbir çabası olmayan kitle partileri de, tabela partileri de bana mısın demiyor. Çok üzülüyoruz, içimiz yanıyor, bu çaresizliği bir kader olarak kabullenmek asla işimize gelmiyor. Ve duyarlı insanların ortak avazı aynı, hep birlikte yerelden Ulusal’a haykırıyoruz; “BİRLEŞİN, BİRLİK ve DİRLİK OLALIM” diyerek. Bireysel beklenti peşinde koşan fırsat avcılarından arındırın partileri diyerek. İdeolojinin İ’si olmaksızın parti yönetimlerine paraşüt ile getirilen ne idüğü belirsiz  “hüdayi-nabit” leri hak ettikleri yerlere defedin diyerek!

Peki, sonuç ne Allah aşkına söyler misiniz, değişen ne?

Hangi vicdan sahibi kalkıp da, “evet kardeşim bu yazılanlar doğru. Artık aklımızı başımıza devşirmeliyiz. Bu Cumhuriyetimizin en kritik seçimidir” diyerek topluma “oh” dedirtecek önderlik, ağabeylik yapıyor? Laikliğin olmadığı bir dünyada, bağımsızlığın, demokrasinin olmadığı bir dünyada başınıza geleceklerin empatisini kuracak beyin yok mu söz konusu kişilerde? Bir kez daha seçim zaferi tattırmakta kararlı mısınız? Paralel misiniz?


O halde ne yapmalıyız?

Sosyal paylaşım sitelerinden en çok yararlananlardan birisi olduğumu düşünüyorum. Gerek yazılarımın takibi, gerek televizyon programlarımın duyurusu için ideal bir iletişim aracı sosyal paylaşımlar. Geçmişte yaşanmış birçok olayı anımsadığımızda, insanların anında haber ağı kurup anında on binler olabilmesinde çok önemli rol üstlendiğini görürüz. Bizim gibi takiyeyi yaşam biçimi olarak kabul etmeyen özü sözü bir insanlar, demokrasiyi de varacağımız istasyon için bir araç görmeyiz… Demokrasiyi yaşam biçimi olarak baş tacı eder, o kurallar içerisinde mücadele ederiz. Eğer tüm uyarılarımıza, yakarışlarımıza, çığlıklarımıza rağmen hala umut olmamak için direnip bizleri karamsarlığa iten partileri bu yolla uyarabiliriz. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde çok güzel organize olan kitleler, bunun güzel bir örneğini verdiler anımsayınız. Ve uyardıkları partilere de hak ettikleri dersi verdiler de. Bir an önce yine bu demokratik haklarını kullanmalı insanlar. Türkiye Cumhuriyetinin ebediyete kadar yaşaması doğrultusunda, bölünmez bütünlük doğrultusunda partilerine yüreklice “bizleri artık kandırmayın” diyerek bir an önce uyarmalıdır…

 

OZANCA 

Boş yere kendini küçültüp durma

Gönlün perdesini açamazsın sen

Ne mehtabı ne de, güneşi yorma

Gönlün perdesini açamazsın sen…


           Mehmet KAHVECİOĞLU

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi