Düşen uçaklar zihinlerde bulanıklık yaratıyor!

Şinasi Kula yazdı

10 Mart 2015 00:27
A
a

İsmail Hakkı Aygün ismini son aylarda sıkça duymaktayız. Milli Ekonomi diye telaffuz ettikleri bir sistemi geniş kitlelere duyurmak adına köy köy, ya da yeni tanımlaması ile mahalle mahalle gezen inançlı ve kararlı biri. Aynı dünya görüşünü paylaşan diğer arkadaşlarından bazılarını televizyon programıma davet etmiştim geçtiğimiz aylarda. Din tacirliğinden uzak samimi bir inanç tutarlılığı içerisinde, Atatürk’ün Ehli Beyt soyundan geldiğini belgelerle açıklamışlardı canlı yayında. Zübeyde hanımın da içten bir Müslüman olduğunu çeşitli örneklerle açıklamışlardı. Bunları şu nedenle  açıklama gereği duydum hemen belirteyim. Bu ülkenin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve annesi Zübeyde Hanıma hayâsızca dil uzatan namus yoksunu güruha adeta kapak olan bu açıklamalar sonrasında, hiçbiri bu açıklamalara tek bir yanıt dahi verememişti... Hava Kuvvetleri Komutanlığı emrinde uzun yıllar Subay olarak görev yapan Emekli Hava Albay İsmail Hakkı AYGÜN son günlerde ülkemizde meydana gelen ve milletimizi derinden üzen uçak kazalarıyla ilgili olarak düşüncelerini şöyle ifade etti. “Ülkemizin geldiği nokta itibariyle hava savunma kabiliyetinin artık sorgulanması gerektiğini düşünüyorum. Bütün ülkemizi yasa boğan, daha hayatlarının baharında gencecik iki pilotumuzun şehit olduğu bu duruma Türkiye nasıl geldi. Kazaların peş peşe gelmesiyle birlikte akıllarımıza, acaba olası bir savaş halinde halimizin ne olacağı kuşkusu gelmektedir. Ekonomik verimliliğini kaybetmiş 40-45 yıllık savaş uçaklarına aslan gibi vatan evlatları binip eğitim uçuşları yaparken, ulu önderimizin "İstikbal Göklerdedir" sözünü böyle mi anlayacağız? Düşen uçakların İsrail tarafından modernize edildiği dikkate alındığında Türkiye’nin büyük bir ulusal güvenlik tehdidi ile karşı karşıya olduğu ortaya çıkıyor” dedi…

Bu sözler konu ile hiçbir alakası olmayan, kıraathanede pişpirik oynarken hükümet kuran ya da rakı masasında ülke kurtaranlar tarafından yapılmıyor dikkat ediniz! Bu sözlerin sahibi o camiaya en yakın bir isim. Uzun yıllar o kurumda görev yapmış emekli bir hava albayı. “Şehitler ölmez vatan bölünmez” lakırdısından iğrenen biri olarak, işin slogan bölümlerini bir kenara bırakıp bu sorulara yanıt almamız gerekmez mi? Evet, sözümün arkasındayım! Bu bayatlamış slogan sonrasında şehitlerimizin sızlayan kemiklerinin asla ve asla acılardan arındığına asla inanmıyorum artık!

 

Şehir içinde kaykay yapanlar tehlike saçıyor!

Belki birçoğumuz sadece bakıyoruz, bakıyoruz ama göremiyoruz. Tıpkı Türkiye gerçeği gibi! Herkes bakıyor ama yarısı ülke üzerinde oynanan oyunları, tezgâhları, tehlikeli gidişi göremiyor. Bizler de kentin ortasında kaykayları ile eğlendiğini ya da spor yaptığını sanan, lakin ölümle burun buruna kalan gençlerin vahim sonlarını göremiyoruz kanımca. Mehmet Ömürlü çektiği fotoğrafları yine yollamış ve düşüncelerini de güzelce paylaşmış. Kentin göbeği diye nitelediğimiz Doktorlar Caddesinde yaşanan bu manzarayı herkes seyrediyor! Gerçekten de sorgulanması gereken bir durum diyorum ve sizlerle paylaşıyorum…

“Şehir merkezinde göz göre göre bunlar oluyor, bir tane yetkili görmüyor! Yeter artık bu kadar tehlikeli şeylere neden izin veriliyor? Tramvay sürücüsü neden aynasına bakmıyor bunlara izin veriyor ya rayların altına girip ölseler! Suçlu arayacağımıza tramvayı süren durup bunları polise bildirse olmaz mı? Hadi kimse görmüyor, yanında polis ekipleri duruyordu onlarda mı görmedi? Neden bu kaykaycılar patenciler trafikte tehlikeli hareketlerde yapıyor! Şehirde o kadar mobese var boşa mı? Filim izler gibi trafiği mi seyrediyor polisler? Ama işlerine gelmedi mi hemen cezayı keserler değil mi? Çektiğim fotoğraflar her şeyi anlatıyor, yetkililer de suçlu. Halk olarak ta ses çıkarmaz yetkilileri uyarmazsak bizlerde suçluyuz ben uyarıyorum artık yeter kuralları uygulayın ...”
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi