Dün gece şanslı'yı andık

Şinasi Kula yazdı

19 Şubat 2015 23:59
A
a
İki yıl öncesine kadar, ailemizin bir parçası olan ilk göz ağrımızdı Şanslı! Onun sayesinde gönül gözümün daha da arttığını, doğaya ve onun parçası olan tüm canlılara koşulsuz bir sevgi beslemeyi öğrendim. Ya o insanlaştı zamanla, ya da ben kedileştim bilemem! Onun gururlu, ağır abi duruşunu inanılmaz özlüyorum her geçen gün. Kanser  onu elimizden alıp götürdüğü günden bu yana; evimizin içinde hep beklenen ve her anışımızda gözyaşlarımızı tutamadığımız bir özlem o bal gözlü oğlumuz. Sağlığında ona ithafen yazmış olduğum bir köşe yazımı paylaşmak geldi bugün yüreğimden…

“Şanslı, dokuz yıl önce bir bahar sabahı yaşantımıza girip parçamız olan kedimizin adı. Yârimle bir Pazar sabahı “İzmir’in Zeytinalanı” semtinde gezintiye çıktığımızda, ayaklarımızın dibine yuvarlanarak düşe kalka geldiği o andan itibaren hayatımızın tam ortasında. Onu tanımadan önce de bir hayvan sever olduğumu, doğa tutkunu olduğumu söylediğim anların samimiyetsizliğini şimdilerde daha iyi anlıyorum. Nasıl bir şiiri anlamak için yaşamak gerekirse bu dediğim tanımlamaları hak etmek için de o sevgiyi doyasıya içmek, emek vermek gerekirmiş...

Öyle bir sevgi ki onu tanıdıktan sonra dünyadaki tüm kedi ve köpekleri koşulsuz sever olduk. Bu yüzden ki her gördüğümüz sahipsiz yavruyu sokaktan kurtaralım derken beş adet kediciğimiz daha oldu. Şanslı ile evimizin balkonunda rutin sohbetlerimiz olur. Sık soru soran bir kedi değildir lakin sorduğu sorulara cevap vermekte kimi zaman zorlandığım olur. Dün oldukça sıkıntılı ve kaprisli bir ruh hali ile şunu sordu;

Şinasi dede, Başbakanımız kedileri niçin sevmiyor ki?

— Hayda, oğlum neredenden çıkardın onu? Sevmez mi hiç, koca başbakan seviyordur yahu!

Sen öyle san, kedi karikatürlü mizah yapanları mahkemeye vermiyor mu?

— Şey, öyle de, ama…

Hiç kıvırma Şinasi dede, göreceksin bir gün tüm kedileri toplatıp bizi de mahkemeye verecek. Üstelik biz hiç bölücülük yapmadığımız halde...

—Şanlı, seninki tam paranoya evladım, yok öyle bir şey.

Şu Ergenekon davasını da bir sonuca erdirseler ya, kabak tadı verdi artık.

—Ulan ne ilgisi var şimdi konumuzla Şanslı?

Dede ne safsın ya! Böylesi gündemlerle esas baş belası olan hayat pahalılığı, işsizlik, aşsızlık güme gidiyor. Sizler kahve köşelerinde okey oynarken kim Ergen, kim kondu, kim konacak diye lakırdılar ederken atı alan Üsküdar’ı geçiyor. Valla şu dava biran önce sonuçlansın artık, suçlu suçsuz belli olsun da sizler de ülkenizin gerçek gündemi olan hayat pahalılığını ve işsizliği konuşur olun her yerde.

—Ulan nankör kedi ben seni hayat pahalı diye mamasız bıraktım mı hiç?

Bırakmadın bırakmasına ama en ucuzundan dayadığın mamalar sayesinde dakika başı yellenir olduk be dede! Adam gibi bir zam talep etseniz hak arayıp da, bizde ara sıra ciğer yüzü görsek olmaz mı yaaavvv?

—Eh be Şanslı sohbetin içine ettin be oğlum, ben üşüdüm içeri giriyorum.

Kaçma Şinasi dede, kaçtıkça sıra sana gelecek…”

 

7 Haziranda birinci partiyiz!

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ESGROUP’u ziyaret etti geçtiğimiz gün. Asal amacı birkaç hafta sonra düzenleyecekleri “Ağaç Bayramı” etkiliği için basını bilgilendirmek ve destek istemekti. Bizim dışımızda da diğer yerel basınımızı ziyaret nedeni buydu. Lakin öyle bir Eskişehir ki burası gazetelerin çoğunda siyasi bağlamda yaptığı sohbetle ilgili manşetler vardı. 7 Haziran’da üç milletvekili çıkarırız ya da 7 Haziranda birinci partiyiz türünden manşetler ağırlıktaydı. Kazım Başkana acil bir öneride bulunarak, hiç değilse “ağaç bayramına” kadar sadece bu doğrultuda açıklamalarda bulunmasını salık verebilirim. Çünkü bu güzel etkinlik yerel medyamızda pek ciddiye alınmayacak sanırım!

 

OZANCA

Sevgidir ipucu

Ahenktir anahtarı

Nasıl derler bilmem

Aşk ile resim yapmaktır sanat

Tutkuyla yaşamaktır hayatı…

                           Fatma Demir

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi