“Şanslı, dokuz yıl önce bir bahar sabahı yaşantımıza girip parçamız olan kedimizin adı. Yârimle bir Pazar sabahı “İzmir’in Zeytinalanı” semtinde gezintiye çıktığımızda, ayaklarımızın dibine yuvarlanarak düşe kalka geldiği o andan itibaren hayatımızın tam ortasında. Onu tanımadan önce de bir hayvan sever olduğumu, doğa tutkunu olduğumu söylediğim anların samimiyetsizliğini şimdilerde daha iyi anlıyorum. Nasıl bir şiiri anlamak için yaşamak gerekirse bu dediğim tanımlamaları hak etmek için de o sevgiyi doyasıya içmek, emek vermek gerekirmiş...
Öyle bir sevgi ki onu tanıdıktan sonra dünyadaki tüm kedi ve köpekleri koşulsuz sever olduk. Bu yüzden ki her gördüğümüz sahipsiz yavruyu sokaktan kurtaralım derken beş adet kediciğimiz daha oldu. Şanslı ile evimizin balkonunda rutin sohbetlerimiz olur. Sık soru soran bir kedi değildir lakin sorduğu sorulara cevap vermekte kimi zaman zorlandığım olur. Dün oldukça sıkıntılı ve kaprisli bir ruh hali ile şunu sordu;
— Şinasi dede, Başbakanımız kedileri niçin sevmiyor ki?
— Hayda, oğlum neredenden çıkardın onu? Sevmez mi hiç, koca başbakan seviyordur yahu!
— Sen öyle san, kedi karikatürlü mizah yapanları mahkemeye vermiyor mu?
— Şey, öyle de, ama…
—Hiç kıvırma Şinasi dede, göreceksin bir gün tüm kedileri toplatıp bizi de mahkemeye verecek. Üstelik biz hiç bölücülük yapmadığımız halde...
—Şanlı, seninki tam paranoya evladım, yok öyle bir şey.
—Şu Ergenekon davasını da bir sonuca erdirseler ya, kabak tadı verdi artık.
—Ulan ne ilgisi var şimdi konumuzla Şanslı?
—Dede ne safsın ya! Böylesi gündemlerle esas baş belası olan hayat pahalılığı, işsizlik, aşsızlık güme gidiyor. Sizler kahve köşelerinde okey oynarken kim Ergen, kim kondu, kim konacak diye lakırdılar ederken atı alan Üsküdar’ı geçiyor. Valla şu dava biran önce sonuçlansın artık, suçlu suçsuz belli olsun da sizler de ülkenizin gerçek gündemi olan hayat pahalılığını ve işsizliği konuşur olun her yerde.
—Ulan nankör kedi ben seni hayat pahalı diye mamasız bıraktım mı hiç?
—Bırakmadın bırakmasına ama en ucuzundan dayadığın mamalar sayesinde dakika başı yellenir olduk be dede! Adam gibi bir zam talep etseniz hak arayıp da, bizde ara sıra ciğer yüzü görsek olmaz mı yaaavvv?
—Eh be Şanslı sohbetin içine ettin be oğlum, ben üşüdüm içeri giriyorum.
—Kaçma Şinasi dede, kaçtıkça sıra sana gelecek…”
7 Haziranda birinci partiyiz!
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ESGROUP’u ziyaret etti geçtiğimiz gün. Asal amacı birkaç hafta sonra düzenleyecekleri “Ağaç Bayramı” etkiliği için basını bilgilendirmek ve destek istemekti. Bizim dışımızda da diğer yerel basınımızı ziyaret nedeni buydu. Lakin öyle bir Eskişehir ki burası gazetelerin çoğunda siyasi bağlamda yaptığı sohbetle ilgili manşetler vardı. 7 Haziran’da üç milletvekili çıkarırız ya da 7 Haziranda birinci partiyiz türünden manşetler ağırlıktaydı. Kazım Başkana acil bir öneride bulunarak, hiç değilse “ağaç bayramına” kadar sadece bu doğrultuda açıklamalarda bulunmasını salık verebilirim. Çünkü bu güzel etkinlik yerel medyamızda pek ciddiye alınmayacak sanırım!
OZANCA
Sevgidir ipucu
Ahenktir anahtarı
Nasıl derler bilmem
Aşk ile resim yapmaktır sanat
Tutkuyla yaşamaktır hayatı…
Fatma Demir
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Kesikbaş’ın ekonomik krize çözüm önerisinin odağında tarım var!
Tarkan Demir
Ataç sert çıktı
Kerem Akyıl
Her şeye rağmen Eskişehirspor!
Kaan Özcan
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy