YAZIYORUM
Dokunma Bor’uma, gidiyor zoruma!
Bor Tuzları, Trona ve Asfaltit Madenleri ile nükleer enerji hammaddelerinin işletilmesini, linyit ve demir sahalarının bazılarının iadesini düzenleyen kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı, TBMM Enerji Sanayi ve Ticaret Komisyonunda görüşülerek alt komisyona havale edildi...
Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nün en büyük rakibi olan Rio Tinto'nun Kuzey Amerika'da bulunan rezervleri tükenmek üzereymiş. Şirketin 2015–2016 yıllarında üretime başlayacağı Sırbistan'daki bor rezervleri ise, ülkemizle kıyaslanamayacak kadar küçük olduğu vurgulanıyor. Ülkemizin, dünya genelinde bor rezervlerinin %70 ine sahip olduğu da bilinmekte. İşte bu gerçekler ışığında 2840 sayılı yasada değişiklik yapılma çabası düşündürücü değil midir sizce? Bor rezervlerinin miktarı, kalitesi ve çeşitliliği açısından en zengin ülke olan ülkemizin çıkarı, Bor’u özelleştirmekte değildir. Aramasından işletmesine, uç ürüne dönüştürülmüş ürünün pazarlanmasına kadar her aşamasının kamu eliyle yürütülmesi ülkemizin ve ulusumuzun yararınadır. “Bor tuzları, uranyum ve toryum madenlerinin aranması ve işletilmesi devlet eliyle yapılır” yasa hükmünün korunması, verilen tasarının da bir an önce geri çekilmesi en doğru olanıdır...
Eskişehirliler...
En zengin BOR rezervleri üzerinde yaşayan güzel hemşehrilerim neredesiniz?
DIŞARDAN GAZEL
Malumunuz, son üç haftadır delilendikçe saldıran ve saldırdıkça da tezeğe batan bir fasarya gazetesi var. İşte bu fasaryadan gazetenin vukuatlı kılavuzu uykusuz geçen günlerin ardından kazboku rengine dönüşmüş yüz ifadesi ile toplantı üstüne toplantı yapmaktaymış. Düşünerek, dalarak derinden derine “ben ne yaptım yahu, baltayı taşa vurdum” ifadesi ile bakmaktaymış etrafına! MAVİ renkten tiksinmiş bu hatasından dolayı. Yutacağını sandığı lokma boğazında kalınca feleği şaşmış biçimde panik ataklar geçirmekteymiş. Bakmış ki o lokma yutulacak gibi değil, bari aynı ailenin çatısı altında olan birilerinin açığını arama rüyalarına yatmaya başlamış garip! Ne güzel sözler söyler bazen atalarımız yahu! Kılavuzu karga olanın burnu tezekten kurtulmazmış diyen bilgeye nasıl saygı duyulmaz ki?
OZANCA
Gidiş
her veda
elveda değildir
geldiğinde vakit
çekip gitmeyide bilmeli
yol ayırımlarını incelikler çoğaltır
duyarlılıklarda bilenir arsızlık
şeytan pusudadır aşkın ayrıntısında
kül parçalar kendini
su yanar
dağ erir
güneş üşür
gemiler batar da bir damla gözyaşında
denizlerde ölmeyi bile beceremeyiz
oysa yüreğimiz kanırtıyordur bedenimizi
ihtilalimiz kanlı bir ayaklanmadır kendimizde
(Sevgili arkadaşım) Şair Namık Kuyumcu