YAZIYORUM
DİNOZOR FAŞİZME KARŞI!
Kamil Gülşen İzmir’den arkadaşımdır. Gencecik bir subay iken işine son verilen yurtsever bir dostumdur. Türkiye’nin en nitelikli barlarının başında gelen Nektar Bar’ın kurucusu idi. Ben dâhil, Yavuz Bingöl, Nihat Aydın, Alaattin Us, Hasan Yükselir, Erkin Koray, Suya Türkü gibi isim ve gurupların sahne aldığı nitelikli bir mekândı Nektar Bar. Kamil şimdilerde memleketi İskenderun’da “Sardunya” adlı mekânında yaşamını sürdürüyor. Sosyal paylaşım sitesinden öyle güzel bir paylaşımda bulunmuş ki öncelikle onu siz saygın okurlarımızla paylaşmak isterim…
“1)Yedi yıldır tekelle işim yok(Bu içki içmiyorum anlamında değil)…
2)Hayatımda bir izmarit ve kibrit çöpü atmadım (Yani; hiç sigara kullanmadım).
3)Hayatımda bir kere bile benzin veya mazot almadım(Araba kullanmayı bilmem, ehliyet almaya bile kalkışmadım)…
4)Evim yok, Emlak vergisi ödemedim…
5)Dolaylı vergiler dışında vergi ödemedim. Maaşımı keserek işlerini hallediyorlar hem de açlığa mahkûm ederek. Alacaklı bir vatandaşın bunu yapmasını biraz anlayabilirim. Ama adı devlet olan baba!
6)Marka ile işim yok…
7)Hayatımda iki defa AVM’ ye gittim. O da, ayaküstü arkadaş ziyareti idi…
8)Metro'ya hiç binmedim…
9)Uçağa hiç binmedim…
10)Bankada param olmadı…
11)Otuz beş yıldır televizyon seyretmem(On sekiz gündür vahşeti seyrediyorum)…
Sonuç: Bunlar sız hiçççç biirrr şeeyyy kay-bet-me –dim…”
Kamil’in bu tespitinin hemen altına İbrahim Polat adlı arkadaşı yorum yapmış. “Kamil'in yasam özeti: Dinozor faşizme karşı...”
Bu şirin tespite ve en az onun kadar şirin yoruma dakikalarca güldüm kendi kendime. Esprinin bir zekâ işi olduğuna inanarak ikisine de selam yolladım sosyal paylaşım sitesinden…
Kamil’in tespitleri aslında öylesine anlamlı ki! Bizleri tüketim çılgınlığının batağına saplamış bir dünya düzenini kaç kişi elinin tersi ile reddedebilir k, Kamil gibi? 12 Eylül faşist darbesi sonrasında şişman ve bodur bir adam ne demişti; “Benim memurum işini bilir”… Keşke onlar da olmasaydı, keşke işimizi değil de haddimizi bilerek yaşayan bir toplum kalabilseydik! Akillerin dayatıldığı bir dünyada, selam olsun Kamil’lere…
UZAKTAN GAZEL
Yine İzmir’den ressam arkadaşım Ayten Köse bir ileti yollamış…
“Eline satırı, sopayı alıp tekbir getirerek sokağa çıkan, geçici bir partiyi hayatın tek amacı sanan, liderini de halife ya da peygamber olarak gören toplulukların yaşadığı kafa yapısı, uyuşturucu kafasından farksızdır. O heyecan hormonlarının da etkisiyle, bir de sürü psikolojisiyle her şeyi yapabilir ve pişmanlık bile duymayabilirler(Bkz. Menemen olayı, bkz. Madımak olayı). Mizah gücümüzü ve gülen yüzümüzü bizden sokakları kana bulayarak almalarına fırsat vermeyelim…”
Yorumu siz saygın okurlarımıza bırakıyorum.
OZANCA
Abdest suyu yobazı paklamaz
Yobazdan âlim olmaz kuşdilinden okutsan
Çulha olmaz ipliği ibrişimden dokutsan
Tepesinden aşağı ırmakları akıtsan
Damarda kanı kirli asla değişmez huyu
Gönlü kirli yobazı paklamaz abdest suyu
İsterse saray yapsın isterse şato kursun
Açsın kitaba baksın kime sorarsa sorsun
İçi kirli bir testi kırk denizde dursun
Damarda kanı kirli asla değişmez huyu
Gönlü kirli yobazı paklamaz abdest suyu
Boraniyem boş kafa doğru söze güleni
İnsanı fırka fırka ayırıp ta böleni
Hayvan gibi yaşayıp hayvan gibi öleni
Damarda kanı kirli asla değişmez huyu
Gönlü kirli yobazı paklamaz abdest suyu…
Halil Çimen