…………………………..
Geçtiğimiz haftalarda yaşanan sellerden çıkarmamız gereken dersler var. Bu seller yukarıda ifade edilen sorunlara bağlı olarak her geçen gün daha da artacak. Gelen her yeni ayda iklime bağlı yeni ekstrem olaylarla daha fazla karşı karşıya kalacağız. Rekor sıcaklıklar olacak, rekor kar yağısı olacak, rekor soğuk havalar gelecek, rekor kuraklıklar yaşanacak… Bunlar için semavi bir olaydı, beklenemedik rekor yağış oldu, şuydu buydu sözlerinin arkasına sığınmadan, ne yapılması gerektiğini, nasıl tedbirler alınması gerektiğini ortaya koymamızın zamanı geldi de geçiyor artık. Geçiyor, çünkü verilere baktığımızda son on yılda Dünyada iklim olaylarına bağlı afetler neticesinde her yıl yüzbinlerce insan yaşamını yitirmiş, milyonlarca insan yaşadığı yeri terk etmek zorunda kalmış, her yıl ortalama maddi hasar 200-300 milyar dolarlara ulaşmış durumda. Bu olayların olmasını durdurmamız belki mümkün değil. Bu afet oluşma olasılığı diye ifade edilen bir kavram. Burada tabii ki insanoğlu karar verici olamaz. Ancak afetlerle ilgili dikkate alınması gereken bir diğer önemli parametre maruziyet riski. Maruziyet riski anlamında bir değerlendirme yaptığımızda gelişmiş ülke insanlarının gelişmemiş ve gelişmekte olan ülke insanlarına göre maruziyet riski çok daha düşük. Çünkü bu toplumlar, doğal afetlere karşı altyapılarını daha iyi oluşturmuşlar, bu konuda halk çok daha bilinçli… Maruziyet riski olarak değerlendirme yapıldığında Asya ülkelerinde yaşanan can kayıpları toplamın yaklaşık %60’ı kadar. Ülkemize dönelim. Ülkemizde son on yılda her yıl ortalama yirmi kadar afet niteliğinde sel olayı yaşanmaya başlandı. Toplamda son on yılda üç yüzlere ulaşıyor bu rakam. Bu seller neticesinde ülkemizde yaklaşık yüz bin kişi evsiz kaldı, 500 kişi yaşamını yitirdi, yaklaşık 2.5 milyar dolarlık maddi hasar ortaya çıktı.
Özetle iklim değişikliklerine bağlı bu doğal afetlerin yaşanma sıklığı, ortaya çıkan maddi hasar, can kayıpları önümüzdeki yıllarda artarak devam edecek. Yapılması gereken ülkemizde iklim değişiklikleri ile mücadele konusunda acilen gerekli tedbirlerin alınması, önümüzdeki yıllarda ülkemizde iklim değişikliklerine bağlı ortaya çıkacak sorunlara ilişkin projeksiyonlarının ortaya konması ve gerekli planlama çalışmalarının yapılmaya başlanması ve bu çalışmaların uygulamaya geçirilmesi. Ayrıca ülkemizin artık önemli bir gündem maddesi olarak iklim değişikliklerine yol açan sera gazı emisyonlarını azaltmak için de gerekli tüm yasal ve yönetsel çerçeveyi yeniden ele alınması, bu kapsamda yasal yönetsel çerçevede gerekli revizyonların yapılması, iklim değişiklikleri ile mücadele için gerekli iktisadi araçların tanımlanılması ve uygulamaya geçirilmesi gerekiyor. Allah’ın kulları için yapmıyorsan bile , yukarıda bahsettiğim çerçevede Allah için yap bunları…
Herkese iyi haftalar…
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Ahmet Ataç’ın Eskişehir’de yarattığı güç!
Tarkan Demir
Yeni otoparklar trafiği rahatlatacak
Kerem Akyıl
Halk geçim derdinde siyasiler şov peşinde...
Kaan Özcan
Tepebaşı Belediyesi’nin iş birliği Eskişehirlileri ulaşımda rahat…
Funda Morgül
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy