Prof.Dr. Alper Çabuk

Dinler ve çevre

Prof. Dr. Alper Çabuk yazdı

7 Eylül 2015 00:00
A
a
Önce Papa Francis, yaklaşık iki ay önce ekosistemin yok oluşu ve iklim değişikliklerine dikkat çekmek için yaklaşık 200 sayfalık bir genelge hazırladı. Dünyadaki yaklaşık 300 milyon Ortodoksu temsil eden İstanbul Ekümenik Patrikhanesi’ne ve ‘Yeşil Patrik’ olarak da anılan Patrik Bartholomeos’un görüşlerine atıflar yapılan bu genelgede ekosistemin çöküşü ve iklim değişikliklerine karşı tüm dünyanın tedbir alması ve hazırlıklı olması çağrısı yapıldı. Ardından İslam alimleri 17-18 Ağustos’ta İstanbul’da bir araya gelerek aynı gündemle bir çağrı yaptılar. Bu çağrıda “Bir gemide yaşayan kardeşleriz, gemiyi kurtarmamız gerekiyor” vurgusu yapıldı. Toplantının ardından yayınlanan bildirgede “Müslümanlığın bir yaşam biçimi olduğu, bu çağrının, bizim dinimizden ziyade medeniyetimize bir çağrı olduğu, çünkü bizim dinimizin hem medeniyeti hem de insanlığı temsil ettiği" vurgusu çerçevesinde  "Gerçekte İslam dini büyük bir din ve dünyada 1 milyardan fazla Müslüman var; İslam dini Allah’ın yarattığı her şeyi korumayı emreder, İslamiyet savaşlarda bile ağaç kesmeyi yasaklar” denildi. Bu bildiride ayrıca iklim değişikliği konusunda 1.7 milyar Müslümanın çözümün bir parçası olması gerektiği ifade edildi. Yayınlanan bildirgenin tüm dillere tercüme edileceği ve İslam aleminin Dünyamızı kurtarmak için tüm medeniyetlerle işbirliği yapacağı vurgulandı. Ayrıca Kuran’dan ayetlerin olduğu bu bildirgenin kısa bir versiyonunun cuma hutbelerinde okutulmasının sağlanacağı belirtildi.

…………………………..

Geçtiğimiz haftalarda yaşanan sellerden çıkarmamız gereken dersler var. Bu seller yukarıda ifade edilen sorunlara bağlı olarak her geçen gün daha da artacak. Gelen her yeni ayda iklime bağlı yeni ekstrem olaylarla daha fazla karşı karşıya kalacağız. Rekor sıcaklıklar olacak, rekor kar yağısı olacak, rekor soğuk havalar gelecek, rekor kuraklıklar yaşanacak… Bunlar için semavi bir olaydı, beklenemedik rekor yağış oldu, şuydu buydu sözlerinin arkasına sığınmadan, ne yapılması gerektiğini, nasıl tedbirler alınması gerektiğini ortaya koymamızın zamanı geldi de geçiyor artık. Geçiyor, çünkü verilere baktığımızda son on yılda Dünyada iklim olaylarına bağlı afetler neticesinde her yıl yüzbinlerce insan yaşamını yitirmiş, milyonlarca insan yaşadığı yeri terk etmek zorunda kalmış, her yıl ortalama maddi hasar 200-300 milyar dolarlara ulaşmış durumda. Bu olayların olmasını durdurmamız belki mümkün değil. Bu afet oluşma olasılığı diye ifade edilen bir kavram. Burada tabii ki insanoğlu karar verici olamaz. Ancak afetlerle ilgili dikkate alınması gereken bir diğer önemli parametre maruziyet riski. Maruziyet riski anlamında bir değerlendirme yaptığımızda gelişmiş ülke insanlarının gelişmemiş ve gelişmekte olan ülke insanlarına göre maruziyet riski çok daha düşük. Çünkü bu toplumlar, doğal afetlere karşı altyapılarını daha iyi oluşturmuşlar, bu konuda halk çok daha bilinçli… Maruziyet riski olarak değerlendirme yapıldığında Asya ülkelerinde yaşanan can kayıpları toplamın yaklaşık %60’ı kadar. Ülkemize dönelim. Ülkemizde son on yılda her yıl ortalama yirmi kadar afet niteliğinde sel olayı yaşanmaya başlandı. Toplamda son on yılda üç yüzlere ulaşıyor bu rakam. Bu seller neticesinde ülkemizde yaklaşık  yüz bin kişi evsiz kaldı, 500 kişi yaşamını yitirdi, yaklaşık 2.5 milyar dolarlık maddi hasar ortaya çıktı.

 

Özetle iklim değişikliklerine bağlı bu doğal afetlerin yaşanma sıklığı, ortaya çıkan maddi hasar, can kayıpları önümüzdeki yıllarda artarak devam edecek. Yapılması gereken ülkemizde iklim değişiklikleri ile mücadele konusunda acilen gerekli tedbirlerin alınması, önümüzdeki yıllarda ülkemizde iklim değişikliklerine bağlı ortaya çıkacak sorunlara ilişkin projeksiyonlarının ortaya konması ve gerekli planlama çalışmalarının yapılmaya başlanması ve bu çalışmaların uygulamaya geçirilmesi. Ayrıca ülkemizin artık önemli bir gündem maddesi olarak iklim değişikliklerine yol açan sera gazı emisyonlarını azaltmak için de gerekli tüm yasal ve yönetsel çerçeveyi yeniden ele alınması, bu kapsamda yasal yönetsel çerçevede gerekli revizyonların yapılması, iklim değişiklikleri ile mücadele için gerekli iktisadi araçların tanımlanılması ve uygulamaya geçirilmesi gerekiyor. Allah’ın kulları için yapmıyorsan bile , yukarıda bahsettiğim çerçevede Allah için yap bunları…

 

Herkese iyi haftalar…

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Bu Eskişehir haberi ilginizi çekebilir! İlginç Eskişehir haberi