Sayın Valinin "yetiştirme yurdundan birtakım bazen sorunlu çocuklar olabiliyor. Uyuşturucu bağımlısı, sorunlu bir çocuk vardı. Artık suç makinesi olmuş, öyle 1 tane, 2 tane değil. Öyle masum bir şey yok ortada…” açıklamasına takıldım ben de. Yetiştirme yurdunda bağımlı konuma gelen bu çocuğun kimse farkına varamıyor mu? Bu çocuğun tutuklanmamasına ise “ilerde birini öldürürse kim sorumlu olacak” eleştirisi ile hâkimin bu kişiyi serbest bırakmasına kızıyor. İyi de, böylesi bağımlı çocukları tutuklayıp hapse atarak mı ıslah edeceğiz sorusu geliyor aklımıza! AMATEM adında madde bağımlılarının kurtarılması amacı ile kurulan bir üs var bu kentte. Sorun bakalım kaç kişiye hizmet verebiliyor? Bir elin parmakları kadar sayıdaki insana hizmet verebilen bu kuruma başvuran annelere babalara ne yanıt veriliyor bir araştırın bakalım. Kısacası YERİMİZ YOK deniyor mu denmiyor mu? Böylesine hayırlara vesile olduğunu söylediğiniz kurumun hizmet alanını neden yüz kat fazlasına dönüştürmüyorsunuz o halde? Hâkimler tüm uyuşturucu bağımlılarını toplatsın tıksın içeriye eyvallah. Bu geçici bir rahatlama sağlar da sonuç ne olur hiç düşünülüyor mu? Toplumdaki genç nüfusun bu baş belasından arındırılması adına yürekli önlemler alınması daha doğru değil mi? Örneğin BONZAİ tacirleri ve kullanıcılarının terör kapsamında yargılanacağı; toplumun dört gözle beklediği o caydırıcı yasalar neden hala ısrarla çıkartılmıyor? Uygulamaya bir an önce konulmuyor?
Hâkim Karanfil ise şu soruyu sormuş zaten; “Size emanet edilen bu çocuklar hangi ara bu kadar suçu işledi veya işlemesine müsaade edildi? Bunca suçu işlesin diye mi ailesi size emanet etti? Yok, yurttan çıkınca bu suçları işledi diyorsanız; yurdunuzda nasıl bir eğitim verdiniz de bu çocuk çıkar çıkmaz bu suçları işleyebildi…”
Bir başka konu başlığı da Gezi Eylemleri sırasında yaşananlarla ilgili! O eylemler sırasında verdiği kararlar ile 17 Aralık sonrası verdiği kararların çelişkili olduğunu söylüyor Sayın Vali. Hâkim Karanfil ise Espark önünün 3 ay süresince işgali ve asayişin sağlanmasında zorlandıkları yönündeki gözlemleri değerlendirilerek, ortalığın durulması, asayişin sağlanması için ilk para cezalarını, biri hariç, 6 hâkimin onadığını söylüyor. Ancak valilik ve emniyetin bu yetkisini kötüye kullanıp, neredeyse sokağa çıkan herkese bu cezayı uygulayınca, bu sefer sadece kendisinin değil, diğer sulh ceza hâkimi arkadaşıyla birlikte bu cezaların iptali yönünde tercih kullandıklarını belirtiyor…
Bir milletvekili ile sıradan vatandaşın yasalar karşısında eşit olduğunu vurgulayan (trafik polislerinin kestiği cezalarla ilgili) bir kararı toplumun büyük bir kesiminde sempati ile karşılanmıştı söz konusu hâkimin. Vali mi haklı Hâkim mi sorusunun yanıtı bizi aşar. Biz yurttaşlar sadece şu sorunun yanıtını bekleriz; eğer bir hâkim o kentin valisi tarafından “taraflı” ithamı ile suçlanırsa ve o hâkim çok önemli bir kurumda görevini ifa etmeyi sürdürürse “bu ne perhiz bu ne lahana turşusu” deyimini kimler açıklayabilir?
OZANCA
Karar verirken adil ol
Önce vicdanına sor
Suçlu oğlun olsa acıma
Affetme hâkim amca…
Rümeysa Hüsna Kuzu(9 yaşında)
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...
Kesikbaş’ın ekonomik krize çözüm önerisinin odağında tarım var!
Tarkan Demir
Ataç sert çıktı
Kerem Akyıl
Her şeye rağmen Eskişehirspor!
Kaan Özcan
Bu korkunç tabloyu kimse konuşmuyor!
Ümit Polatbaş
Eskişehir’in ihtiyacı vardı
Seval Erci
Eskişehir'in komşusunda öyle bir miras var ki...
Funda Morgül
Bornova Afyonspor’dan daha zor rakip
Ahmet D. Canoruç
CHP’liler önce birbirini kazanabilirse sonra seçimleri de kazanab…
Meltem Karakaş
Gürhan Albayrak ve Eskişehir İçin Yeni Bir Dönem
Rifat V. Halas
Sürdürülebilir kulüp kültürü
Konuk Kalem
2023 yılında bizi neler bekliyor?
Tülin Karagöz
Düşükler neden tekrarlar?
Op. Dr. Alper Turgut
Sağlığınız için
Uzm. Dr. Burcu Aydemir Efelerli
Vatandaşları aydınlattık
M. Murat Aslan
Hayır, o yaşamak istiyor
Seda Göksoy