YAZIYORUM
Devlet Bahçeli’ye mit ajanı suçlaması
“Alparslan Türkeş’in en yakınındaki isimler arasında bulunan doktoru Selim Kaptanoğlu, 12 Eylül alt komisyonuna çarpıcı iddia ve açıklamalarda bulundu. Kaptanoğlu Alparslan Türkeş’in bir mektubunda, “Devlet Bahçeli MİT ajanıdır” diye yazdığını açıkladı. Türkeş’in, Şimsek’e yazdığı ve kendisinin götürdüğünü anlattığı mektubunda, Bahçeli için “MİT ajanı, güvenilmez, inanılmaz” dediğini anlattı…”
Yeni gibi sunulan bu haberi sosyal paylaşım sitelerinden yıllar öncesi duymuştuk. Ama etkin bir isim bunu ilk kez iddialı biçimde açıklıyor. Alpaslan Türkeş’e çok yakın bir isim bu açıklamayı yapan kişi. Polatlı MHP İlçe Başkanı Adil Ünalan çocukluk arkadaşımdır. Gençlik yıllarımızda yüzde yüz ters düşen dünya görüşlerimize rağmen birbirimizi incitmediğimiz kardeşimdir. Kimi zaman MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin sert açıklamalarına rağmen her fırsatta AKP’nin çıkardığı yasalara koşulsuz desteğini sorguladığım oldu. Oktay Vural’ın mecliste medya önünde meşhur tablet bilgisayarı ile AKP’ye ve onun genel başkanına sert söylemlerinin artık samimiyetine inanmadığımı söylemiştim sevgili Adil’e. Ama nedense yanıt vermek istememişti. Yine MHP’ye koşulsuz gönül vermiş, bana sevgi ve saygı duyan bir başka kardeşimden de yanıt istedim bu sorularımın karşılığı olarak. O da derin bir iç çekerek gözlerimin içine mazlumca bakmıştı. Gözlemlerime dayanarak şunları söyleyebilirim.
MHP tabanındaki çoğu yurttaşımızın vatanseverliğindeki içtenliğe inanmaktayım. Ama bir grubun da Fethullah Gülen’e sempati duyduğunu net söyleyebilirim. AKP’ye yakınlık duyanların bu paydada birleştiklerini söyleyebilirim. Şimdi netleşmesi gereken ve parti içerisinde en büyük sorun olduğuna inandığım bu konunun adını koyacaklar da yine MHP’lilerdir. MHP Atatürk Cumhuriyetine ve değerlerine bağlı ise, onu reddeden anlayışı ve kişileri partide barındırması tezat değil midir? MHP’nin kamuoyu yoklamalarında gün geçtikçe netleşen kan kaybının asıl nedeni budur. Tabanındaki büyük çoğunluğun da Atatürk’e ve Cumhuriyete olan bağlılığı parti tavanındaki med cezirin ana nedenidir. Kısacası artık MHP barajın altı kâbusunu görmek istemiyor ise tez elden netleşmelidir…
DIŞARDAN GAZEL
Sevgili kardeşim Rosa Rosaryum iletisinde diyor ki;
“Hz. Muhammed'in bir kedisi olduğunu belki de herkes bilir. Bu kedinin dişi olduğunu ve adının da Muazzez olduğunu kim bilir? Muazzez kelimesinin AZİZ kelimesinden geldiğini ve anlamının "çok aziz olan, çok saygı duyulan, çok sevilen" olduğunu kim bilir? Hz Muhammed, kedinin içtiği su ile abdestini almış etrafındakiler su kirlenmedi mi diye sorduklarında kedinin dokunduğu hiçbir şey kirlenmez diyerek yanıt vermiştir. Hatta o zamanlar peygamberimizin evine kediler girip çıkıp evde pişen yemeği alırlarmış, şimdi olsa aynı durum insanlar öldüresiye kovalar. Bir o zamana bakın bir de şimdiki zamana bakın.” Düşündürücü…
OZANCA
Eskişehir!
Ben de eskidim,
Delikanlı iken başkaydım.
Seni gördüm her düşümde,
Sakın düşme geçmişimden.
Eskişehir, hasret içimde nehirdir,
Kibirle kabardı sardı beni.
Eskişehir, vuslat bir tren sesidir,
Tuttu, unuttu garda beni.
Eskişehir, her şey eskidi,
Yunus bir tepeden seslendi;
Yazılmışsın kaderime,
Mahdut ömrüm, mahkûm gönlüm!
Eskişehir, sonbahardı geldim sana,
Sessiz, sakin, elimi tuttun.
Eskişehir, dört yaz sonra koptum senden,
Sustun, küstün, dalıp, yutkundun.
Eskişehir, bir gün dönerse yönüm,
Ola ki senden yana,
Yanağımdan ayaz öpsün,
'Çabuk gel' desin bana.
Gökhan YAZICI